Sektörel

İnşaat sektöründe beklentiler düşüyor mu?

Geçen yıl inşaat sektöründeki yüzde 7.2’lik büyüme bu yıl beklentiyi düşürdü. Sektördeki yavaşlama arttı, büyüme yüzde 5’e indi. İşte Habertürk Gazetesi yazarı Serpil Yılmaz'ın sektörle ilgili o yazısı...

Başlıktaki soruyu irdeledim; iç ve dış pazar koşullarından kaynaklı ele alınması gereken çok sorun var.


Geçen yıl Türkiye ekonomisi yüzde 2.9 oranında büyürken, inşaat sektörü yüzde 7.2’lik büyüme ile lokomotif olmuştu.


Bu yıl inşaat sektörü beklentilerini aşağıya çekiyor. 2017 yılı Türkiye ekonomisi büyüme tahmini yüzde 4.4’e yükseltirken, inşaat sektörü yüzde 5’e indiriyor.


Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) Yönetim Kurulu Başkanı M. Şefik Tüzün, 66 çimento fabrikası içinde yabancı yatırım payının yüzde 19’a kadar gerilemesine dikkat çekiyor.


Bunun da en önemli nedeni olarak, çimento fiyatlarının düşük olmasını gösteriyor.


1 ton çimentonun fiyatı; Türkiye’de 40 Euro’ya satılırken, üretim kapasitesi yüzde 30’a kadar düşen Avrupa ülkelerinde bile 60 Euro’nun altına düşmemiş.


Çimento üretiminde Avrupa’da 1’inci, dünyada 4’üncü, ihracat pazarında ise 3’üncü sırada olan Türkiye’yi, ligin üst sırasına başta 3’üncü havalimanı inşaatı olmak üzere, altyapı yatırımları taşıyor.


Geçen yıl 100 milyon ton çimento kapasitesinin, 68.2 milyon tonu iç pazarda tüketildi.


2018 yılında çimento kapasitesinin 110 milyon tona, 2019 yılında ise 115 milyon tona ulaşması bekleniyor. Yaklaşık 30 milyon ton kapasite fazlası öngörülüyor.


Kapasite fazlalılığı varken, sektör dışı oyuncuların yeni çimento fabrikaları yatırımlarına yönelmelerini, bölgesel teşvik modeli de destekliyor.


EN ÇOK ÇİMENTO İHRACI SURİYE'YE 


2016 yılında çimento ihracatı 7.6 milyon tondu. En çok çimento ihracatı yapılan ilk 5 ülke; Suriye, Amerika, İsrail, Libya ve Yemen olarak sıralandı.


495 milyon dolarlık ihracatın yüzde 52’si Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) ülkelerine, yüzde 20’si Amerika’ya, yüzde 14’ü Afrika ve yüzde 11’i Avrupa pazarlarına yapıldı.


Çimento yatırımlarını artıran İran ve Suudi Arabistan’ın ihracatçı olarak uluslararası pazarlara açılması en çok Türkiye’yi etkileyecek görünüyor.


Türkiye’nin ihracatında önemli bir yeri olan Kuzey Irak’ın da çimento fabrikaları kurmasıyla, iç pazar dinamiklerinin önemi artıyor.


Tüzün, otoyollarında asfalt yerine beton kullanılmasını öneren tarafın sözcülüğünü yapıyor.


2016 yılı itibarıyla Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğundaki toplam 66 bin 437 km’lik otoyollar, il ve devlet yollarını kapsayan ağ içinde, beton yolların oranı binde 14’de kalıyor.


Bu oran ABD’de yüzde 5, Avusturya’da yüzde 75, Belçika’da yüzde 50, Almanya’da yüzde 25 düzeyinde seyrediyor.


Kullanılan malzeme türüne göre bir metrekare yol maliyeti; betonda 22.5 TL, kilit parke taşta 24 TL olurken, asfaltta ise 36 TL olarak karşımıza çıkıyor.


Tüzün, betonun Karayolları’nın ihale şartnamesine bundan yalnızca 2 ay önce dahil edildiğini vurguluyor.


Geçen yıl 1.5 milyar dolarlık bitüm (asfalt hammaddesi) ithal edilmiş.


Ayrıca özellikle uzun tünellerde yolların; yangına karşı dirençli beton yerine, yanıcı özelliği bulunan asfalt yapılması da tartışılıyor.


2 MİLYAR EURO YATIRIM MÜMKÜN


Döngüsel ekonomide, “üretim, tüketim, atık yönetimi ve atıktan kaynağa dönüşüm” halkası oluşuyor.


Sektör büyük oranda petrokok ve ithal kömür gibi birincil yakıt türlerini tüketiyor.


Bunların yıllık maliyeti de 738 milyon dolara ulaşıyor.


Tüzün, 28 milyon ton belediye çöpünden 7 milyon ton alternatif yakıt üretilip, çimento fabrikalarında kullanılmasının mümkün olduğunu ifade ediyor. Bu durumda da sektörün enerji maliyetlerinde yılda yaklaşık 300 milyon dolar tasarruf öngörüyor.


Avrupa Birliği ülkelerinde çimento fabrikalarında ısıl gücün yaklaşık yüzde 30’u atıklardan karşılanıyor. Türkiye’de ise bu oran yüzde 3.8’de kalıyor.


Kaldı ki alternatif yakıt kullanım oranı Avrupa’da bazı tesislerde yüzde 100’e, Türkiye’de de yüzde 25’e kadar çıkıyor.


Belediyelerin çöpleri yakma tesisi kurarak elektrik üretmeleri halinde 20 milyar Euro, çimento sektöründe alternatif enerji kaynağı olarak kullanılması halinde ise 2-3 milyar Euro yatırım gerekiyor.


Çimentocular enerjiden- üretime; sektörel teşvik bekliyorlar...




Serpil YILMAZ/Habertürk