Sektörel

İnşaatta kullanılacak demir çeliği test edilmiyor!

Demir – çelik fiyatlarında mayıs ayında başlayan tartışma devam ediyor.

16 Nisan referandumuna giden süreçte iç piyasadaki talebin gerilemesi, referandum sonrası müteahhitlerin siparişleri bir anda artırması ve sonrasında yaşanan arz sıkıntısı, inşaat çeliği ithalatında vergilerin indirilmesi ile sonuçlandı. Vergilerin düşürülmesi ile birlikte yurtdışından gelen ucuz çelikle rekabet edemeyen Türk çelik imalat sektörü, uygulamanın düzeltilmemesi durumunda çelik sanayisinin büyük zarar göreceğini düşünülüyor. 


Bununla beraber, vergi indirimi sonrası kalitesiz çeliğin de yurda girdiği sektör temsilciler tarafından dile getiriliyor. Ukrayna, Rusya ve Çin gibi ülkelere karşı daha önce çelik ithalatında yüzde 30 gümrük vergisi uygulandığını hatırlatan Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Namık Ekinci, bu ülkelerin dampingli ve devlet teşviki ile mal sattığını, yüzde 30 verginin de yerli üreticiyi koruduğunu belirtti. Bu verginin kaldırılması ile birlikte Türk çelik üreticilerinin dampingli yabancı üreticilere karşı savunmasız kaldığını vurgulayan Ekinci, uygulamanın müteahhitlerin talebiyle alındığını kaydetti. Müteahhitlerin ‘mal bulunmuyor' bahanesi ile bunu yaptırdığını dile getiren Ekinci, dampingli malın girişinin devam etmesinin Türk çelik sanayisini bitireceğini açıkladı. 


Referandum öncesinde müteahhitlerin alması gereken çeliğin yüzde 30'unu aldığını anlatan Ekinci, sözlerine şöyle devam etti: “Üretici de ne yaptı, ihracata mal satmaya başladı. Referandum sonuçlanınca da hem normal almaları gereken miktarı, hem de geçmişteki yüzde 70'e varan eksikliklerini istediler. Bir de ihracatın yükleme devresine girince bunlar üst üste geldi. Talep yığılması oldu. Böyle olunca ihracatçılar iç piyasaya mal vermeye başladı. Biz dedik ki 15 güne bu yığılma geçer ve öyle oldu. Talebin artmasıyla aradaki tüccarlar da daha fazla mal almaya başladı. Serbest piyasa kuralları gereği fiyat yükseldi. Hurda çelik ve elektrot fiyatları da anormal bir şekilde artmaya başladı. Bunların hepsi maliyetlere yansıdı.”


Kendilerinin inşaatta kullanılacak çeliği deprem simülasyonunda test ettiklerini söyleyen Ekinci, “Buna vurulma testi deriz. Ürünlere 5 milyon defa vuruş yapılır. Sonradan yazılı talimat göndererek ‘yapmayın' dediler. Bu da tehlikeli bir şey. TS 708 standardı dışındaki ithal ürünler artık simülasyon testine 15 günlük sıkışık durumun geçmesini beklemeden müteahhitlerin bu durumu bahane ederek vergisiz ithalat talebinde bulunduğunu ifade eden Namık Ekinci, “Çelik fiyat artışı olan dönemde müteahhitlerin satış fiyatı içerisinde çeliğin payı binde 1-2 arasında. Yani göz ardı edilebilir bir durum. Kârlılıklarına baktığınız zaman minimum yüzde 40 kâr marjları var. Biz en iyi zamanda yüzde 5 kâr ediyoruz. Yıl ortalamamız yüzde 2.5” dedi.


Sözcü / Taylan BÜYÜKŞAHİN