Sektörel

İş dünyası seçim sonuçlarını nasıl değerlendirdi?

İş dünyası temsilcileri, seçim sonuçlarıyla ortaya çıkan tablonun tek parti iktidarına olanak vermediğine işaret ederek, uzlaşı kültürü ile hareket edilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.

İş dünyası örgütlerinin temsilcileri, zaman kaybedilmeden, diyalog ve işbirliği içinde ekonomiye ve yapısal reformlara odaklanılmasını istedi.



TÜSİAD Yönetim Kurulu: İş dünyası olarak, yeni parlamentonun ülkemizin demokratik, ekonomik ve sosyal açıdan gelişmişlik düzeyini yükseltmek amacıyla kararlılıkla çalışacağına inanıyoruz. Seçim kampanyası döneminde, geleneksel seçim dönemlerinin oldukça ötesinde bir toplumsal gerginliğe, kutuplaşmaya ve güven ortamını zedeleyen bir sürece tanık olduk. Ülkede ve ekonomide güven, özgür düşünceyle, katılımcılık anlayışıyla, hukukun üstünlüğüyle ve ortak akılla gelişir. TÜSİAD olarak, güven ortamının, şeff afl ık ve hesap verebilirlik anlayışıyla, sivil toplumun etkili varlığı ile güçleneceğine inanıyoruz. Her seçim, her yenilenen Meclis, demokrasinin güçlenmesi için bir fırsattır. 



Seçim sonuçları itibariyle seçmen iradesi, siyasi partilere tek başına hükümet kuracak çoğunluğu vermemiştir. Bu bağlamda partilerimizin, demokrasinin gereği olan uzlaşma kültürü ile hareket ederek, ülkenin menfaatleri etrafında kenetlenmelerini diliyoruz. Yeni parlamentonun ve kurulacak hükümetin, tüm paydaşların katkısı ve desteği ile demokratik standartları ve hukuk devleti olgusunu güçlendirmesini diliyoruz. Ülkemizin potansiyeline ulaşabilmesi için küresel ölçekte rekabet gücüne sahip bir sanayi ve insan kaynağı başta olmak üzere, tüm kalkınma başlıklarında kazanımların güçlendirilerek ilerletilmesini ümit ediyoruz. TÜSİAD olarak önümüzdeki bu dönemde, karşılıklı diyalog ve paydaşlarla işbirliği ile ülkemizin ve insanımızın yarınlarına katkı sağlamaya ve katma değer yaratmaya devam edeceğiz. 



MÜSİAD Başkanı Nail OLPAK: Millet sözünü söylemiştir. Bugün, sonuçlara olgunlukla saygı göstermek, her vatandaşın ve siyasi partilerimizin en önemli görevidir. Bu Meclis aritmetiğinden çıkabilecek hükümetin bir an önce kurularak, programını açıklamasını bekliyoruz. Seçim sürecinde partilerin kullandıkları üslup tasvip edilir olmasa da seçimin huzur içinde geçmesi, sandığa barış ve demokrasi şöleni içinde gidilmesi ve sonuçların olgunlukla karşılanması, bu genel seçimin en büyük kazanımıdır. 



İş dünyası olarak, ihtiyacımız olan huzur, güven ve pozitif istikrarın devamının sağlanması, kalkınma ve gelişme hamlelerinin devam etmesi, en büyük arzumuzdur. Bugüne kadar sürdürülen gelişmenin ivme kaybetmemesi, toplumsal tabanı geniş bir uzlaşmayla, Meclis aritmetiğinden çıkacak hükümetin, mevcut kazanımları reddetmeden, programını hazırlamasını ve icraatlarını hayata geçirmesini bekliyoruz. Türkiye ekonomisi, artık siyasi dalgalanmalardan etkilenmeyecek denli güçlüdür. Siyasi sorumluluk anlayışıyla kurulacak yeni hükümete giden yolda azami hassasiyet gösterilmesini temenni ediyoruz. 




DEİK ve İKV Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan: 2015 genel seçimleri Türkiye’nin demokrasi tarihinin birikimine uygun bir olgunlukla geçti ve sonucunda Türkiye’de yeni bir dönemin başlangıcı işaret edildi. Ortaya çıkan tablo, 2002’den bu yana tek başına iktidar olan AK Parti de dahil olmak üzere hiçbir partinin tek başına iktidar olmasına imkan tanımamaktadır. Dolayısıyla sonuçlar, yeni hükümetin oluşumunda partilerin bir araya gelmesi gerekliliğine işaret etmektedir. Bu vesileyle iş dünyası olarak, yeni dönem için, Türkiye’nin bugüne kadar elde etmiş olduğu kazanımlarını devam ettirecek, başlanmış projeleri neticelendirecek, planlanan projelere başlayacak, uzun vadeli hedefleriyle uyumlu bir hükümetin oluşarak göreve başlamasını umut ediyoruz.

 


Türkiye, bilhassa bölgesel risklerin ortaya çıkardığı büyük meydan okumaları göğüslemek ve toplumsal sorunlarını çözmek için yeni seçilen parlamento içinde çözümler üretmek ve ekonomi gündemine odaklanmak zorundadır. Türkiye’nin kaybedecek vakti yoktur. Herkesin ülkenin âli menfaatleri için çalışması gerekmektedir. Bizler, yatırımların devamına vesile olacak bir güven ortamının yeni dönemde de tesis edilmesini ve yapısal reformlara da devam edilmesini arzu ediyoruz. Ülkemizin uzun vadeli hedefl erine odaklanılması ve yeni Anayasa’nın yapılması ile AB sürecine de devam edilmesi gerektiğine inanıyoruz. 




İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar: 7 Haziran Genel Seçim sonuçlarının ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. İş dünyası olarak ülkemizin elde ettiği kazanımların ve ekonomik istikrarın sürdürülmesi en büyük beklentimizdir. 



İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan: Türkiye’de genel seçimler, tüm dünya demokrasilerine örnek olacak şekilde yüksek bir katılım ve büyük bir olgunlukla gerçekleştirilmiştir. Uzun süren bir seçim takvimi ve maratonu geride kalırken, seçmen tercihinin ortaya koyduğu sonuç herkes tarafından takdir ve saygıyla karşılanmalıdır. Ortaya çıkan seçim sonuçları ve parlamento aritmetiği çerçevesinde, yeni siyasi risk ve beklentiler yaratmayacak şekilde, ekonomiyi ana gündem maddesi yapan bir yaklaşımın, tüm siyasi partiler tarafından benimsenmesi gerektiğine inanıyoruz. Böyle bir yaklaşım, seçmen iradesine karşı gösterilecek en tutarlı ve sorumlu davranış da olacaktır.



TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi: Seçimleri son derece demokratik bir şekilde geride bıraktık. Yüzde 85’leri aşan seçimlere katılım oranı, milletimizin demokrasinin temeli olan genel seçimlere ne kadar büyük önem verdiğini gösteriyor. Seçim sonuçlarına herkesin saygı duyarak yapıcı olması öncelikli hassasiyet olmalı. Şimdi sandık önümüzden kalktı ve meydan yarışı bitti. Şimdi bir masa etrafında toplanma ve ortak akıl geliştirme zamanı. Artık seçim döneminin tartışma atmosferinden hemen çıkmak ve yüzümüzü Türkiye ekonomisine ve kalkınmasına çevirmek zorundayız. 



Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu: Önemli bir seçim sürecini geride bıraktık. Seçimler demokrasinin bayramlarıdır. Bayramlar uzlaşmanın, birlikte hareket etmenin, dargınlık ve kırgınlıkların son bulduğu zamanlardır. Seçim sonuçlarına, halkın iradesine herkesin saygı gösterip, seçim öncesini bir kenara bırakmalıdır. Artık siyasi, ekonomik, toplumsal ve yapısal reformlar için bir arada hareket etme, ortak akıl ile ülkenin güvenli geleceğini birlikte inşa etme zamanıdır. Sandıktan çıkan her siyasi partinin, ciddiyet içerisinde ve sorumluluk bilinciyle hareket edeceklerini umuyoruz. Türkiye’nin bir gün bile belirsizlik içinde kalmaması gerekmektedir. Tüm siyasi partilere çağrımız gündelik politikalar yerine, geleceğimize şekil verecek makro politikalar geliştirmeleri ve buna göre hareket etmeleridir. 




Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı: Türkiye, demokrasi ve uzlaşma kültürüyle yeni dönemi için en faydalı sonucu elde edecektir ve seçim sürecinin tamamlanmasıyla umuyoruz ki vakit kaybetmeden ekonomi gündemine odaklanılacaktır. Seçim gündeminin tamamlanmasıyla, Türkiye’ye uzun vadede kazandıracak olan yapısal reformlara, reel sektörün güçlendirilmesine, KOBİ’lerimizin uluslararası alanda rekabetçiliğinin artırılması için teknoloji ve ar-ge yatırımlarına, sürdürülebilir istihdam yaratılmasına, inovasyon ve girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılmasına öncelik verilerek, ekonomi gündemine odaklanılmasını arzu ediyoruz. 



Genç Yönetici ve İşadamları Derneği (GYİAD) Başkanı Serkan Sevim: Türkiye’nin demokrasiyi kucakladığı, oy vermek için sandığa koştuğu ve verdiği oya sahip çıktığı bir süreç yaşadık. Seçimin galibi demokrasi. Her kesimden görüş Meclis’te kendisini temsil imkanı buldu. Seçim sonuçları seçmenlerin istikrarı ve barışı desteklediğini bir kez daha ortaya koydu. Şimdi Türkiye her seviyede daha fazla diyalog ve uzlaşma istiyor. Türkiye’nin yoluna devam etmesi ve istikrarın sürmesi için, uzlaşı kültürüyle yeni seçilen Meclis’te hükümet hızlıca kurulmalı. Türkiye son yıllarda ciddi bir atılım yaptı. Bundan sonra da daha çok uzlaşı ve demokrasi ile yoluna hız kesmeden devam edeceğine eminiz. 



Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken: Türkiye’nin hedefl eri var ve milletin iradesi sandıkta oluştuktan sonra herkesin sonuca saygı duyarak, istikrar içinde yoluna devam etmesi gerekiyor. Ortamı daha da gerecek söylem ve ifadelerden kaçınılmalı. Çünkü ülkemizin kaybedecek zamanı yoktur. Ekonomik öncelikler seçim sonrası ele alınarak büyüme hızımızı artırmalıyız. 



Ünal İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ünal: Eleştiriler olsa da uzun yıllar süren tek parti dönemi sektöre yönetilebilir ve belirgin bir piyasa ortamı sundu. Gayrimenkul piyasası güven endeksli işleyen bir piyasadır. Satılmaya çalışan temel şey ürünün kendisi olduğu kadar aynı zamanda istikrar, güven ve piyasa derinliğidir. Bu sebeple kısa vadede bu pozisyonlar sektör aleyhine olabilir. Seçimin hemen ertesi piyasalarda bir dalgalanma olması normal. Bu belirsizlik dağılmaya başladıkça gerek döviz gerekse piyasalar yerine oturacaktır. 


Arıkan Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Habip Arıkan: Seçim sonuçları gayrimenkul sektörü ve piyasalar açısından satın alınmıştı. Artık seçim süreci tamamlandı, yeni hükümetle birlikte piyasalarda ertelenen talepler yerine gelmeye başlayacaktır. Gayrimenkul sektörümüz kendi dinamikleri çerçevesinde seçim öncesinde olmasına rağmen ciddi bir performans göstererek onlarca proje lansmanına imza atmıştır. Bu, bizlerin piyasalara olan güveninin bir yansımasıdır. Önümüzdeki süreç tüm bu çalışmaların meyvesinin toplanma süreci olacaktır. 



Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin: Bulunduğu coğrafyada ciddi karışıklıklar yaşanmasına rağmen, Türkiye güzel bir demokrasi örneği verdi. Olgunluk içinde geçen seçimleri büyük başarı olarak değerlendiriyorum. Bu seçimlerde seçmen 13 yıl iktidarda olan bir partiyi uyardı. Kısa vadede yeniden seçime gitmenin bir esprisi yok. Türkiye yeni dönemde sağlıklı bir koalisyon veya dışarıdan desteklenen azınlık hükümetiyle rahatlıkla yönetilebilir. İstikrarsızlığa yol açmadan Türkiye geleceğini bu kulvarda sürdürebilir. 




AB Grup Holding Yönetim Kurulu Başkanı Muhsin Bayrak: Seçim sonrası tüm sektörler gibi inşaat sektörü temsilcileri olarak temennimiz, ekonomik istikrarın sürmesi yönünde. İstikrarın sağlanması halinde, enfl asyon gerileyecek ve konut fiyatları da ucuzlayacaktır. Bu durum ertelenen gayrimenkul yatırımlarının tekrar gündeme gelmesine sebep olurken, gayrimenkul piyasası da güçlenerek büyümesini sürdürecektir. Aksi bir durumu hiçbirimiz arzu etmeyiz. Dört partili meclisten bir hükümetin çıkması, toplumun genel beklentisi olmakla birlikte olası bir erken seçimin hem ekonomiye hem de toplumsal huzura zarar vereceği aşikardır.



TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: 7 Haziran seçimlerine ilişkin yaptığı açıklamada siyasi partileri ortak akıl ve uzlaşmaya çağırdı. Seçimlerde halkın oyunun yüzde 95’inin Meclis’te temsil edileceğine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, demokrasi tarihinin en yüksek oranlarından biriyle genel seçimlere katılan milletin büyük bir olgunlukla iradesini sandıkta gösterdiğini bildirdi. Hisarcıklıoğlu, “Halkın oyunun yüzde 95 oranında Meclis’te temsil edilecek olması ve Meclis’imizdeki kadın milletvekili oranının da Cumhuriyet tarihindeki en yüksek seviyeye ulaşması demokrasimizin geldiği nokta bakımından sevindiricidir” dedi. Türkiye’de son 14 ayda üç farklı seçim süreci yaşandığını belirten Rifat Hisarcıklıoğlu, artık seçim gündeminin geride bırakılması gerektiğini belirtti ve “Hep birlikte ekonomiye ve yapısal reformlara odaklanmalıyız” diye konuştu. Küresel iktisadi ortamın belirsizliklerle dolu olduğu bir durumda içerideki belirsizliklerin ortaya çıkmasının Türkiye için olumlu olmayacağına vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi: “Hepimizin aynı gemide olduğunu unutmadan, uzlaşı içinde birlikte çalışarak, diyalog ve ortak akıl ile tüm meselelerimizin üstesinden gelebiliriz. Önümüzdeki bu süreçte herkesin, milletin verdiği mesajı doğru algılamasını ve ülke menfaatlerinin ön planda tutulmasını bekliyoruz.




Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir: seçimlere ilişkin değerlendirmede bulunarak, “Partilerin seçim öncesi ve seçim sırasında birbirlerine yönelttikleri ithamlar dikkate alındığında buradan ülke yararına bir koalisyon çıkma ihtimalini zor görüyorum. Sadece devr-i sabık yaratmak için bir koalisyon kurulabilir. Bu da yabancı yatırımcının gözünde ülkenin istikrarını sıkıntıya sokar” dedi. Seçim sonuçlarının iş dünyası tarafından nasıl karşılandığının döviz kurları ve borsadaki hareketlerden görülebileceğini söyleyen Özdebir, seçim sonuçlarının iş dünyası tarafından hoş karşılanmadığına işaret etti. Özdebir, güçlü bir koalisyon için uzlaşma kültürünün önemini vurgulayarak, ülkenin hükümetsiz kalmayacağını ancak kurulacak hükümetin uyum içinde çalışması gerektiğini ifade etti. Erken seçim ihtimalini olası gördüğünü kaydeden Özdebir, “Seçmenin iki büyük partiye verdiği mesajın iyi algılanması gerekiyor” dedi. 



Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Bezci: Türkiye seçmeninin yüksek bir katılımla 7 Haziran’da sandığa gittiğini ve dört partili bir meclis oluşturma yönünde irade koyduğunu belirterek, “İstikrar için tek parti iktidarı bekleniyordu ancak sandıktan çıkmadı. Bu durumun ekonomik dengeleri etkilemesine izin verilmemeli ve bir an önce gündemimiz ekonomiye dönmeli” dedi. Bezci, Türkiye’nin yüksek katılımlı bir seçim yaşadığını, halkın iradesini sandığa yansıttığını ve buna saygı duymak gerektiğini söyledi. Bezci, şunları söyledi: “Sandıktan çıkan ortak akıldır. Vatandaşın seçimidir, saygı duyulmalıdır. Demokrasilerde çarelerin tükenmediğini biliyoruz. İş alemi olarak hem kendi adımıza, hem de çalışanlarımız adına bir an önce gündemin ekonomiye dönmesi gerektiğini de biliyoruz. Türkiye’nin istikrarlı bir yapı oluşturması gerek. Güçlü ekonomi, güçlü Türkiye isteniyorsa bu ideali gerçekleştirecek bir siyasi irade oluşturulmalı. Türkiye bu sonuçlarla da en iyi tabloyu oluşturacak birikim ve enerjiye sahiptir. Dileğimiz odur ki, bu süreç ekonomiyi kaosa sürüklemeden aşılır ve siyasi denge sağlanır.”



İş dünyası temsilcileri, seçim sonuçlarıyla ortaya çıkan tablonun tek parti iktidarına olanak vermediğine işaret ederek, TBMM'deki partilerin siyasi sorumluluk anlayışı içinde ülkenin kazanımları ve çıkarları etrafında hükümet edecek bir yapının oluşturulması için uzlaşı kültürü ile hareket etmesi gerektiği görüşünü dile getirdi. İş dünyası örgütlerinin temsilcileri, zaman kaybedilmeden, diyalog ve işbirliği içinde ekonomiye ve yapısal reformlara odaklanılmasını istedi.



Dünya