Dekorasyon

İstanbul Çevre Düzeni Planı eleştiri topluyor!

Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi'nin dava açmaya hazırlandığı 1/100 bin ölçekli plan merkezi hükümetin kararlarıyla şekillendi

Yatırım uzmanlarınca İstanbul için 2010 - 2014 yılları arasını kapsayan planlar açısından iyi bir pusula olarak kabul edilen 1/100 000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı'nda 3. havalimanı, yeni imar kararları içeriyor. Kent ve insan odaklı olmadığı eleştirileri alan planda yer alan projelerin “İstanbul'un pazarlanması ve küresel şirketlere rant alanı sunulması” anlayışı temelinde hazırlandığı iddia edildi.

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Şubesi, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 13 Şubat 2009 tarihli toplantısında oy çokluğu ile kabul edilen ardından 15 Haziran 2009 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından da onaylanarak 17 Temmuz 2009 tarihinde askıya çıkarılmış olan 1/100 000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı'na itiraz etti. Yatırım uzmanlarınca İstanbul için 2010 - 2014 yılları arasını kapsayan planlar açısından iyi bir pusula olarak kabul edilen 1/100 000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı'nın içeriğinin bir bölümü ve iptali için dava açmaya hazırlanan Mimarlar Odası'nın itiraz noktaları şöyle:
 
‘Plansız projeler' planda:
Galataport, Zeyport, Haydarpaşa v.b. gibi bir çok kentsel dönüşüm projesi ve yatırım kararları, 22 Ağustos 2006 tasdik tarihli planda yer aldığı gibi, askıdaki yeni planda da yer alıyor. Bu projelerle Salıpazarı, Zeytinburnu ve Haydarpaşa'ya “Kruvaziyer Liman” kararları var. Planda bu alanların kıyıları “liman” olarak gösterilmekte, plan raporunda ise, bu limanların “kruvaziyer liman” olacağı vurgulanıyor.
 
İtiraz:
Kent ve insan odaklı olmayıp “İstanbul'un pazarlanması ve küresel şirketlere rant alanı sunulması” anlayışı temelinde gündeme getirilmiş olan bu gibi projeler ve bunların tetikleyeceği gelişmeler, İstanbul'un tarihsel, doğal değerlerine zarar verecek ve gereksinimi olan sağlıklı gelişiminin önünde engel teşkil edecektir. Herhangi bir araştırmaya ve bir üst plana dayanmayan, sadece İstanbul'un pazarlanmasına yönelik bir yaklaşımın eseri olan bu kentsel projelerin hiçbir analiz ve sentez çalışmasına ve değerlendirmesine dayanmaksızın kabul edilerek plana işlenmesi, ortaya çıkan planı bir “paylaşım ve pazarlama” belgesine dönüştürmektedir.
Ayrıca, bu alanların “kruvaziyer liman” olarak kullanılması İstanbul'un tarihi, kültürel ve doğal yapısı ile uyuşmayan, tahrip edici sonuçlar doğuracak kararlardır. Bu tür plansız projeler 1/100 000 planda yer almamalıdır.
 
Ataşehir finans merkezi:
2006 planında konut alanı olan Ataşehir'in batı yakası, yeni planda “1. Derece Ticaret ve Hizmet Merkezi”ne dönüştürüldü.
İtiraz:
2008'de 22 Ağustos 2006 tastik tarihli 1/100 000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı yürürlükte iken, bölge planda “konut alanı” olarak gösterildi. 1. derece Merkez olarak “Kozyatağı” gösterilmişti.
Oysa, Batı Ataşehir'e MİA fonksiyonu getiren 15 Şubat 2008 tarihli plan tadilatlarının iptali için dava açtık, yürütmeyi durdurma kararı aldık. Kararlara uyulmalı v e 1. Derece Merkez tekrar 2006 planındaki biçimde Kozyatağı'na alınmalı, Batı Ataşehir'in tamamı ise tekrar konut alanına dönüştürülmelidir.
 
Elmalı İçmesuyu Havzası'nı tehdit eden karar:
Ümraniye'de, 2-B arazisi üzerine MD (Ticaret ve Hizmet Alt Merkezi) kararı getirildi.
İtiraz:
Kentin yaşam kaynaklarının, ormanlarının, içme suyu havzalarının korunması, bunun için kentin kuzeye doğru gelişiminin engellenmesi hedefiyle çelişkili. Bu alan, 2-B alanı yanı sıra, Elmalı İçmesuyu Havzası ve orman alanına da komşudur. Bu alana getirilen Alt Merkez fonksiyonu, sadece 2B alanını yapılaşmaya açacağı gibi, etrafında yaratacağı çekim alanı ile de kuzeye doğru gelişimi teşvik ederek, içme suyu havzası ve orman alanlarında yeni yapılaşmalara ve dolayısıyla ciddi tahribata neden olacaktır.
 
Çanta lojistik bölge:
İstanbul'un batı sınırında, Gümüşyaka- Çanta- Değirmenköy bölgesi'nde, “Gelişme Alanı”, “Sanayi Alanı” , D (Kentsel ve Bölgesel Donatı Alanı) L (Lojistik Bölge) ve MD ( Alt Merkez) fonksiyonları getirildi.
İtiraz:
Bu fonksiyonların yer aldığı bölgenin kuzeyi ve güneyinde ise,” Tarımsal Niteliği Korunacak Alan”lar yer almaktadır. Yapılaşmaya açılan bu alanlar 2006 tarihli 1/100 000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı'nın Sentez paftasında (Doğal Yapı Eşik Sentezi-1) “Mutlak Korunacak Alanlar” olarak gösteriliyordu. Karar gözden geçirilmeli.
Silivri-Çanta arası bilişim bölgesi:
Silivri ve Çanta arasında, E-5 altında kalan alanın bir kısmı İTA (İleri Teknoloji Alanı), bir kısmı EBT (Eğitim, Bilişim ve teknoloji Alanı), bir kısmı da F ( Fuar Alanı), bir kısmı da D (Kentsel ve Bölgesel Donatı Alanı) olarak gösterildi.
 
İtiraz:
“Doğal Eşik Sentezi” paftasında “Mutlak Korunması Gerekli Doğal Kaynak Alanları” olarak görülen bu alanı yapılaşmaya açan plan kararları son derece sakıncalı kararlardır. Bu alanlar yapılaşmaya açılmamalı, tarım alanları olarak korunmalıdır.
 
3. havalimanı:
Yeni planda, Silivri'de, E-5 kuzeyinde, “Tarımsal Niteliği Korunacak Alan” üzerinde, İstanbul için 3. bir havalimanı kararı getirildi.
İtiraz:
Bu kararın planlama süreci sonunda oluşmuş bir karar olmadığı açıktır. 2006 tarihli planda böyle bir karar söz konusu olmadığı gibi, devam edilen plan çalışmaları sürecinin hiçbir aşamasında da böyle bir ihtiyacın söz konusu edilmediği bilinmektedir. Ta ki Ulaştırma Bakanlığı 3. bir havalimanı yapılacağı açıklaması yapana kadar... Yani, gene planlama bütününden uzak biçimde, merkezi hükümet tarafından gündeme getirilen ve yerel yönetim tarafından da hemen plana işlenen bir yatırım kararı söz konusudur. Plandaki bu yeni havalimanı, korunması gerekli alanları cazibe merkezleri haline getirecek bir konumdadır ve Sabiha Gökçen Havalimanı'nın Kurtköy ve çevresinde yarattığı olumsuz gelişmelerin ve doğal alanlardaki tahribatın bu alanlarda da tekrarlanmasına neden olacaktır.
 
Küçükçekmece içme suyu havzası olmaktan çıkıyor:
Gölün batısındaki Arkeolojik Sit Alanı Ü (Üniversite Alanı) oldu. 2006 planında Avcılar'daki mevcut kampus alanı Ü (Üniversite Alanı), gölün batısındaki arkeolojik sit alanının geri kalanının tamamı ise A (Arkeolojik Sit Alanı) olarak gösterilmişken, askıdaki yeni planda, sit alanının sahil kesimi “Kentsel ve Bölgesel Yeşil ve Spor Alanı” olarak gösterilmiş; arkeolojik sit alanın geri kalan kısmı ise, Ü (Üniversite Alanı) olarak yeni yapılaşmaya açıldı.
İtiraz:
Halen kazıların sürdüğü ve İstanbul'un tarihini değiştirecek derecede önemli bulguların ortaya çıkarıldığı bu alanın “Arkeolojik Sit Alanı” olmaktan çıkarılmış olması son derece yanlış ve sakıncalı bir karardır ve ayrıca, İBB'nin, halen kazıların sürdürülmekte olduğu bu alanla ilgili olarak tek başına böyle bir plan kararı almaya da, bu alanı yapılaşmaya açmaya da yetkisi yoktur. Büyükçekmece ve Küçükçekmece Gölleri aynı zamanda planlama bölgesinin en önemli su toplama havzalarının ve su yüzeylerinin başında gelmektedir. Havzanın yaklaşık 400 endemik (bu bölgeye özgü) türe sahip olduğunu da göz ardı etmemek gerek. Bu çerçeve de, Küçükçekmece havzası ve yakın civarı için alınan kararlar son derece sakıncalı, tarihi, kültürel ve doğal değerler üzerinde geri dönüşü olmayan tahribatlara neden olacak kararlardır. Bu konuda söylenebilecek en doğru söz, Küçükçekmece havzasının tekrar geri kazanılmasının vazgeçilmez bir zorunluluk olduğudur.
 
Küçükçekmece ile Sazlıdere arasında yer alan ve havza sınırlarına dayanan gelişme alanları da endişe vericidir. Üstelik, bu gelişme alanlarının 2006 planına göre daha da büyütülmüş olduğu görülmektedir. Bu çerçevede, kuzeye doğru uzanan ekolojik koridor daha da daraltılmıştır. 2006 planında Resneli Çiftliği yeşil alan iken, askıdaki planda bu alan da gelişme alanı olmuştur.
 
Küçükçekmece havzası ve kuzeye doğru uzanan ekolojik koridor üzerinde getirilen plan kararları, Plan Raporu ile tutarlı hale getirilecek biçimde düzeltilmeli; “kullanma” içerikli plan kararları kaldırılarak, yerlerine “koruma” içerikli plan kararları getirilmelidir.
 
Riva'ya yat limanı:
Karadeniz kıyısında, Şile, Ağva ve Riva, Doğal Eşik Sentezi paftasında “Önemli Ekolojik Alanlar” lejantı ile gösterilirken planda ise, Şile ve Ağva'ya “gelişme alanı”, Riva'ya ise yat limanı ( marina) kararları getirildi.
İtiraz:
Bu plan kararlarının söz konusu “Önemli Ekolojik Alanlar”ın korunmasında olumsuz etkisi olacak, yeni yapılaşmaları teşvik edecektir. Bu kararlar, ayrıca, Plan Raporu'nda, “Kentin ağırlıkla kuzeyinde yer alan ekolojik kaynaklara yönelik eğilim gösteren kent gelişiminin önlenmesi” biçiminde vurgulanan Ana Strateji'ye de aykırıdır.
Fatma Koşar/Cumhuriyet