Kent Haberleri

İstanbul’un deprem gerçeği!

Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür beklenen büyük İstanbul depremi ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. İşte o önemli açıklamalar...

Deprem uzmanlarının mega kent İstanbul’da deprem beklenilen yer olarak belirttiği Kuzey Anadolu Fayı’nın Kuzey Kolu son olarak 22 Mayıs 1766 tarihinde kırıldı. Milliyet gazetesi köşe yazarı Tunca Bengin bugünkü köşesinde deprem gerçeğini kaleme aldı. 1766 yılında meydana gelen bu deprem mega kent İstanbul’da 1509 yılından sonra meydana gelen ikinci büyük depremdi. 1766 yılındaki Kurban Bayramı’nın 3. günü yaşanmış, bu depremin artçıları ise aylarca sürmüştü. Toplam olarak 4 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiği mega kent İstanbul’da Topkapı Sarayı, Fatih Camii, Yedikule, Eğrikapı, Edirnekapı, şehir surlarında ağır hasarlar yaşanmış, Galata ve Pera, Kapalıçarşı, Ayasofya ve diğer camiler çok fazla hasar meydana gelmişti. 

İstanbul'daki depo ve hanların yerle bir olması yiyecek sıkıntılarıne neden olmuş, fırınlar ve değirmenler çalışmayınca da halk ekmek temin edememişti. İstanbul'a su sağlayan Ayvad Barajı da yaşanan depremde büyük hasar görmüş ve yer altı su dağıtım şebekesinin bir kısmı çöktüğü için bazı alanlar susuz kalmıştı. Yaşanan bu büyük deprem Marmara’nın doğusunu da etkiledi. Kocaeli İzmit ve Karamürsel’de çok fazla hasar meydana gelmiş, tsunami dalgaları limanlara zarar vermişti. Yaşanan depremle Galata, Boğaziçi ve Mudanya kıyılarında ise deniz seviyesinde yükselmeler yaşanmış ve Marmara Denizi’ndeki küçük adacıklar da su altında kalmıştı.

Yaşanan bu olaylar da bugün aynı fayın kırılma beklentisi ve olası felaket senaryolarının benzerliği sebebiyle yoğun endişelere neden oldu. Son olarak 1999 yılında yaşanan büyük depremler İstanbul’u tehdit ediyor. İstanbul tam anlamıyla depreme hazır olabilirdi. O sebeple de ürkütücü bazı gerçekleri masaya yatırmak gerekiyor. Son zamanlarda yaptığı açıklamalarla sık sık gündeme gelen Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür depremlerle ilgili olarak şunları söylüyor:

“Bugün deprem beklediğimiz yer Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara’nın altındaki Kuzey Kolu. O kolda en son deprem 1766’da olmuştu ve 7’nin üzerindeydi. Yani 1766’dan bu yana Marmara’da aynı fay kolu üzerinde stres birikiyor. Dolayısıyla, bugünkü depremi beklediğimiz fay da o. Onun için de endişeliyiz...”

Beklenen depremin büyük beklentisi nedir?

“Minimum 7.2. Yani 7.2 ile 7.5 arasında bekliyoruz.”

Geçmişte ciddi tsunamiler yaşanmış yine bu tehdit de geçerli mi?

“Tabii, zaten Marmara’da her büyük depremin ardından tsunami var. O kıta kenarlarında, kıta yamaçlarında sallanma, sarsılma sonucu orada deniz altı heyelanları meydana geliyor. O heyelanlar tsunamiye neden oluyor. Dolayısıyla, özellikle Marmara Denizi’nin kuzey kıta kenarı ya da kıta yamacı, yani denizin altındaki yamaç heyelan yapmaya müsait. Dolayısıyla, her büyük depremden sonra genellikle tsunami oluyor. Tsunami dalgasının yüksekliği de en fazla 10 metreyi buluyor. Bu ispatlanmış, bizim çalışmalarımızla da belli, daha önceki çalışmalarla da. Mesela 1509 depremindeki tanımlardan da o belli. Dolayısıyla, tsunami de bekliyoruz.”

Maksimum 10 metre dalga beklentisi

“Maksimum 10 metre olmuş. 1509 depreminde 10 metreyi bulmuş. Son 1999 depreminde 2 metre tsunami oldu. Mesela bu yeni beklediğimiz depremle bağlantılı olarak yapılan çalışma ve hazırlanan senaryoya göre kuzey Marmara kıyılarında tsunamide dalgaların yüksekliği 2 metre ile 10 metre arasında değişiyor. Marmara’nın kuzey sahilleri risk altında yani. Kimi yerde 4 metreyi buluyor, kimi yerde 2 metreyi buluyor.”

Senaryolar iyileşti mi?

“İyileştirilmişi falan yok. Mesela Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın Kandilli Rasathanesi’yle yapıp ilçelere gönderdiği, kayıplar ve zararlarla ilgili verileri ben doğru bulmuyorum. O yanlış, doğru değil, keşke göndermeselerdi. Orada mesela ölüm sayısı en fazla 12 bin deniliyor. O gülünç bir şey. Adapazarı, Kocaeli’nde bile o depremde 20 bin kişi öldü. Koca İstanbul ve kentin durumunu da biz biliyoruz. Binaların yüzde 60’ı gecekondu gibi yapılmış. Dolayısıyla, İstanbul’da kayıp çok fazla olur. Şöyle düşünün: En basite indirgersek, mesela İstanbul’da bir milyon bina var diyelim. Aslında bir milyon 200 bin deniliyor. Doğrusu bir milyon 600 bindir ama nedense onu indirdiler. Hadi diyelim bir milyon olsun. Varsayalım o bir milyon binanın yüzde 1’inde ölümlü, ağır hasarlı olacak, Yani binaların yüzde 99’unda insanların burunları dahi kanamayacak. Yüzde 99 rakamı çok iyi gibi geliyor ama yüzde 1 demek 10 bin bina demektir. Her binayı dört katlı düşün 40 bin kat. Her kata 2 daire koy 80 bin daire. Her daireye 4 kişi koy, 320 bin kişi yapar. Bu 320 bin kişinin hepsi ölecek demeyelim, onun da yarısını alalım 160 bin ya da dörtte biri olsun, 80 bin insan eder. Yani İstanbul’da beklediğimiz depremde öyle 11-12 bin değil, abartısız söyleyelim, on binlerce insan ölür. Şakası yok bu işin.”

 

Bu binalar depremde çöküyor!