İmar

İÜ Botanik Bahçesi'nin yanındaki 30 parselin imarı değiştirildi mi?

Habertürk Gazetesi köşe yazarı Nihal Bengisu Karaca bugünkü köşesinde İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi'nin yanındaki 30 parselin imar planını ve yapılan değişiklikleri kaleme aldı. İşte Nihal Bengisu Karaca'nın 'Süleymaniye'nin silüeti tehlikede mi?' başlıklı yazısı...

İBB Meclisi, Fatih Belediyesi’nin geçtiğimiz ocak ayında Süleymaniye Camii’nin, Haliç’e bakan Kuzeydoğu yamacına ilişkin hazırladığı imar planı değişikliği teklifini değerlendirdi. İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi’nin bitişiğinde bulunan, şahıs ve vakıflara ait, 30 parseli kapsayan imar planı değişikliği teklifi İBB Meclisi'nde oy çokluğu ile kabul edildi.

Habertürk Gazetesi köşe yazarı Nihal Bengisu Karaca, "Geçtiğimiz hafta Süleymaniye Camii'nin silüetini tehdit eden bir imar planı değişikliğinin onaylanması hakkında bir haber yayınlandı" diyerek başladığı 'Süleymaniye'nin silüeti tehlikede mi?' başlıklı yazısına şu şekilde devam etti:

Habere göre, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi, Fatih Belediyesi’nin geçtiğimiz ocak ayında Süleymaniye Camii’nin, Haliç’e bakan Kuzeydoğu yamacı ile ilgili hazırladığı imar planı değişikliği teklifini görüştü. İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi’nin bitişiğinde bulunan, şahıs ve vakıflara ait, 30 parseli kapsayan imar planı değişikliği teklifi, İBB Planlama Müdürlüğü’nün görüşü ile birlikte, onay için İBB Meclisine sunuldu. İBB Planlama Müdürlüğü’nün olumsuz görüşüne rağmen AKP’li ilçe belediyesinden gelen teklif, mecliste çoğunluğu elinde bulunduran AKP grubunun oylarıyla, oy çokluğu ile kabul edildi. CHP ve İYİ Parti teklife ret oyu verdi.

Bahsi geçen ilçe belediyesi Fatih Belediyesi ve yapılan ayrıcalıklı imar hakkı talebine İBB Planlama Müdürlüğü’nün yazdığı değerlendirme yazısında, 1936 yılından beri var olan Tarihi Yarımada siluetinin korunması için getirilen sınırlamaların teklifte dikkate alınmadığı, kat yüksekliklerinin arttırıldığı gibi iddialar var.

“Bazı parsellerin yükseklik 4 kat teklif edilerek ayrıcalıklı imar hakkı tanınmak istendiği, söz konusu teklifin bu haliyle geçmesi durumunda çevresine emsal teşkil edici nitelikte olduğu ve büyük hassasiyet gösterilerek korunması gereken bu alanların bu şekilde irtifa artışları ile daha da baskı altına alınacağı; dolayısıyla İmar Kanunu ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine aykırı hazırlanan, yukarıda belirtildiği üzere benzer yapılan bazı düzenlemelerin iptaline yönelik yargı kararları bulunan, bölge imar planı kararları ile alanın korunmasına esas belirlenen irtifaların bir kısmının, bölge plan kararlarına aykırı, yapı yoğunluğunu arttırıcı, çevresine emsal teşkil edici ve münferit parsellerin bazılarına ayrıcalıklı imar hakkı tanınmasına yönelik plan değişikliği teklifinin yeniden değerlendirilmek üzere iade edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir”.

İKİNCİ 16:9 KONUTLARI REZALETİ OLMASIN…

Hatırlayacağınız gibi tarihi yarımada silüetinin Salacak-Üsküdar tarafından görünümü 16:9 konutları adı verilen ucube kuleler tarafından bozulmuş, hatta Recep Tayyip Erdoğan da daha sonra hem üzgün olduğunu hem de işi bu hale getirenlere kırgın olduğunu belirten açıklamalar yapmıştı.

“İstanbul’a ihanet ettik” temalı açıklamalar devam ederken İstanbul’un görünümünü Godzilla stili binalar, kuleler, toplu konutlarla bozma işi tam gaz ilerledi maalesef.

Taşı toprağı altın mı demeliyiz bilemiyorum, gerçek şu ki, sağılmaktan kakacı çıkmış bir rant ineği oldu İstanbul, hem hala cazibe merkezi hem artık kimseye yetmiyor, insan konut trafik yoğunluğu ile günden güne yaşanılamaz hale geliyor.

Sanki on yıla kalmayacak, şehrin hala ‘İstanbul’ olduğunu kanıtlamak için bilirkişi heyetleri toplanacakmış gibi. Geride kalan üç beş tarihi mıntıka da etrafındaki imar oyunlarından zarar görürse yazıklar olsun bize deyip Fatih Belediyesi yetkilileriyle irtibat kurdum.*

Belediye yetkilileri söz konusu projelerde yapı adası içerisindeki mevcut yapı silüetlerinin düşürülmüş ve bölgeye uygun mimari konseptte yeniden çalışılmış olduğunu beyan etti: “Hazırlanan projeler Koruma Kurulu onayını müteakip planlara aktarılmaktadır. Alan içerisinde inşaat alanı artışı bulunmamaktadır.”

Daha detaylı cevap veren bir başkası iddianın gerçeği yansıtmadığını mevzuatı tek tek ele alarak yazmış.

Plan teklifi özü itibariyle İstanbul 1 Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 18.07.2019 gün 4134 sayılı kararına dayanıyor ve bu kararda uygun görülen “Yenileme Avan Projesi” doğrultusunda 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı’nda düzenleme yapılmasını içeriyor. 5366 sayılı yıpranan tarihi ve kültürel taşınmaz varlıklarının yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılması hakkındaki kanunun hedeflediği, tescilli eserlerin koruma/kullanma dengesi gözetilerek yaşatılması ve kullanılmasından başka bir hedef de gözetilmiyor.**

Ayrıca söylenen şu: Süleymaniye ve çevresi yenileme alanı içinde olduğu için 5366 sayılı Kanun özel bir Kanun hükmüne tabii ve bu alanda 3194 sayılı İmar Kanunu uygulanamıyor.

Fatih Belediyesi’ne göre asıl sorun ‘Yenileme Avan Projesi’nin kanunlara aykırı olarak iki yıldan uzun bir zamandır İBB Belediye Başkanı tarafından onaylanmaması. Plan değişikliğini konu eden haberde bahsi geçen Planlama Müdürlüğü Raporu, yasal hükümler gözardı edilerek hazırlanmış maksatlı, mevzuata aykırı ve gerçekleri çarpıtan nitelikte bir rapor.

“Bölgede kat adetlerinin arttırılması söz konusu olmayıp, 3 katlı yapıların İBB İmar Müdürlüğü tarafından kottan dolayı açığa çıkan bodrum katı kat adedine dahil etmesi nedeniyle kat adetlerinin arttırıldığı iddia edilmiştir. Bina yüksekliği yerine kat adedi yazılmasının temel sebebi ise yapılacak olan Kütüphane Binası’nın kat yüksekliklerinin kütüphane fonksiyonuna uygun olarak düzenlenmesinden ibarettir.”

Oysa haberde de geçtiği gibi, rapor ‘irtifa yüksekliği’ diyor, ‘kat adetlerinin arttırılması’ diye bir ifade yok, ‘kat yüksekliği’ diye bir ifade var.

Fatih Belediye’sinin yukarıda yer verdiğim cevabında yer alan dikkat çekici şeylerden biri de, “Kütüphane Binası’nın kat yüksekliklerinin kütüphane fonksiyonuna uygun olarak düzenlenmesi…” ifadesinin fazlasıyla subjektif bir ölçü birimi içermesi.

Kütüphane fonksiyonunun gerektirdiği ‘yükseklik’ neye göre belirleniyor, bir yapı kütüphane olarak kullanılacaksa bunun alt sınırı ya da üst sınırı kimin beklentisine göre belirleniyor, bunlar hala izaha muhtaç.

Bir de kütüphane ‘lost’ olur ve daha sonra çıkarılacak bir kararla yapının ‘loft’ oluvermesi ihtimali var tabii. “Yok olmaz yahu” diyebiliyor muyuz?

Kültür ve tabii varlıkları korumak, onları hiçbir şahsa hatta bence kuruma, imtiyaz temin etmeyecek şekilde değerlendirip şehir hayatının yaşayan parçası haline getirmek bu şehri yönetenlerin en önemli görevleri arasında. Bu görevin yerine getirilmesi için gereken tüm destek verilir, verilmelidir.

Ancak son 20 yılda şehrin gözümüzün önünde ne hale geldiği ortada. Tüzükle kanunun, kararname ile anayasanın bypass edilebildiği, kanunların mer’i olduğu halde fiilen ilga edilebildiğini de yaşadık, gördük. ‘Güven sorunu’ yaşıyorsak kimse kusura bakmasın. O halde soruyu tekrar soralım: Süleymaniye’nin silüeti tehlikede mi?

...

* Söz konusu haberin konusu olan teklif İBB Meclisi’nde 16/09/2021 tarih 178 Rapor numarası ile görüşülerek kabul edilen Fatih ilçesi, Demirbaş Mahallesi, 494 ada 1, 2, 5, 6, 8, 9, 10, 14, 17, 18, 19, 40, 42, 43, 45, 46, 47, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 61, 66, 67, 68 parsellere ilişkin 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı tadilatı teklifi.

** İlgili 5366 sayılı Kanun’un hükümlerine göre

1-) Yenileme alanlarının sınırları ilçe ve Büyükşehir Belediye Meclislerinin salt çoğunluğu ile karara bağlanarak Cumhurbaşkanı’nın onayına sunulmaktadır ve Cumhurbaşkanı’nın onayı ile kesinleşmektedir.

2-) Yenileme Alanlarında yapılacak projelerin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından karara bağlanması vs bu karar doğrultusunda ilçe belediye meclisi tarafından kabul edilerek Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından onaylanması esastır.

3-) 2863 sayılı yasa uyarınca tüm kamu kurum ve kuruluşları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları tarafından alınacak kararlara uymak zorundadır. Dolayısı ile Yenileme Projelerinde Koruma Kurullarının kararları Büyükşehir Belediye Başkanı dahil tüm kurumlar için bağlayıcı niteliktedir.

4-) Yenileme projeleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan Boğaziçi Üniversitesi açıklaması!