Genel

Japonlar, Türkiye ’de nükleer santral yapımına devam edecek mi

Japonya depreminde Fukushima Nükleer Santrali ’nde yaşanan sızıntı “En güvenli enerji nükleer ” söylemini tartışmaya açtı. Enerji Bakanı Taner Yıldız “Bu deprem bir nevi test oldu. Türkiye ’de nükleer santral yapımı devam edecek ” dedi

Japonya depreminde Fukushima Nükleer Santrali 'nde yaşanan sızıntı “En güvenli enerji nükleer ” söylemini tartışmaya açtı. Enerji Bakanı Taner Yıldız “Bu deprem bir nevi test oldu. Türkiye 'de nükleer santral yapımı devam edecek ” dedi ama uzmanlar aynı görüşte değil. Özellikle Akkuyu 'ya lisans verilirken 25 kilometre ilerisindeki Ecemiş Fay Hattı 'na ait bilgi notunun olmaması buna rağmen o bölgeye santral yapılması tehlikeli bulunuyor.

Japonya 'da 8.9 büyüklüğündeki depremin ardından korkulan oldu ve hasar gören nükleer santralde radyasyon sızıntısı tespit edildi. Gelişme dünyada da büyük yankı yaratırken, bu güne kadar “nükleer enerji en güvenli enerji kaynağıdır ” tezine dayanak oluşturan tesislerdeki patlama büyük endişe yarattı. Japonya 'daki Fukushima 1 ve Fukushima 2 santrallerinden çıkan buharda önce radyoaktif sızıntı saptandı, ardından da Fukushima 1 'de sabah saatlerinde patlama meydana geldi. Japonya devlet televizyonu, santraldeki reaktörün çatısının ve duvarlarının çöktüğünü duyurdu, sızıntıya karşı pencere ve kapılarda koruyucu önlem alınması çağrıları yaptı. Bölgede yaşayan 51 bin kişinin tahliye çalışmaları başladı. Patlamanın ardından ilk gelen bilgilere göre radyoaktivite seviyesi 1 saatte 1 yıllık seviyeye ulaştı. Gelişmeler üzerine UAEK (Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu), Japonya 'dan “acil ” bilgi beklediğini duyurdu.

Oysa Enerji Bakanı Taner Yıldız, hem depremin duyulduğu ilk gün hem de dün “Japonya bir nevi kendini testten geçirdi. İyi bir sınav verdi. Türkiye 'de nükleer santral yapımı devam edecek ” dedi. Buna karşılık Japonya 'nın başına gelenler, tüm dünyada “en güvenli enerji nükleer enerjidir ” söylemini tartışmaya açtı. Rusya 'ya ihalesiz verilen ve anlaşması hızla imzalanan Akkuyu Nükleer Santrali 'nin 25 km. yakınından geçen Ecemiş Fay Hattı, şu anda aktif ve yüksek enerji birikimli bir hat olarak tehlikeli grupta. Uzmanlar buraya 1970 'lerde verilen nükleer lisansının yeniden gözden geçirilmesini isterken, 35 yıl önce bu lisans verilirken, fay hattına ilişkin bilgilerin kayıtlı olmadığına da dikkat çekiyorlar.

Japonya uyarı olmalı, yangından mal kaçırır gibi bu iş yapılmamalı

Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Cengiz Göltaş, VATAN 'a yaptığı değerlendirmede “Japonya, Türkiye 'nin Akkuyu 'da, yangından mal kaçırır gibi bir an önce kurmaya çalıştığı nükleer santral için en net uyarıdır ” dedi. Göltaş, şunları söyledi:

“şžu andaki olayla ilgili bize sunulan bilgiler, örneğin nükleer enerji ajansının yaptığı açıklamalar, tutarsızlıklar içeriyor. Önce tehlike yok, güvenlik otomotik olarak santralleri kapatacak, denildi. Ancak ardından durumun böyle olmadığı ortaya çıktı. İnsanlık için bu kadar önemli bir konuda, bir an önce tahliyelerin yapılabilmesi, çevrede gerekli önlemlerin alınabilmesi açısından ilk andan itibaren doğru bilgilenme kritik önem taşırken, tutarsız açıklamalar gelmesi, enerji ajansından bir süre hiç bir bilgi gelmemesi büyük bir endişe kaynağıdır. Ancak bu kadarı bile, açıkça söylüyoruz ki, Türkiye 'nin yangından mal kaçırırcasına Akkuya 'da bir an önce kurmaya çalıştığı nükleer santral için en net uyarıdır. Dünyanın çeşitli yerlerinde olduğunu bildiğimiz ancak sürekli üzeri kapatılan kazaların ardından, bu kazanın en önemli unsuru, üzerinin kapatılamayacak olması.

Bugüne kadar ne denildi, nükleer temiz enerji, hiçbir riski yok hatta en güvenli enerji... Bu laflar tam bir cehalet örneğiydi... İşte alın size Japonya 'nın en ileri teknolojisinin en güvenli nükleer santralleri... Japonya, teknolojisi övülen bir ülke olarak, bugün nükleer sızıntıyla dünyayı tehdit ediyorsa, Türkiye 'nin bir kez daha düşünmesi gerekir. Olağanüstü doğa olayları deyip geçemezsiniz. Japon nükleerini yaparken, hayatını deprem üzerine şekillendiren bir ülke olarak 8.9 'luk bir depremi öngörmedi mi, 8.7 'lik bir depreme kadar mı ayarladı teknolojiesini.. Hayır, santral kendini kapatacak, soğutma sistemi devreye girecekti, ama ne oldu Bir arıza oldu ve kapatmadı. Sistem de devreye girmedi. ”

Jeoloji Mühendisleri Odası: Akkuyu doğru adres değil

Jeoloji Mühendisleri Odası yetkilileri ise, Japonya 'da nükleer santralle ilgili gelişmelerin ardından Akkuyu Nükleer Santrali 'ne ilişkin daha önce yaptıkları açıklamayı hatırlattılar. Odanın internet sitesinde de bulunan Akkuyu uyarılarında şu tehlikelere dikkat çekiliyor.

Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, öncelikle santralin yeri ile İlgili bilimsel (jeolojik, jeoteknik, jeofizik) verilerin nükleer reaktör kurulmasına elverecek olumluluk ve netlikte olmadığını vurgulamak isteriz. Santralin kurulacağı yerin yakınından geçen Ecemiş Fayı 'nın sismik karakteri konusunda ciddi kaygılar yaratacak bilimsel araştırmalar var.

Ecemiş Fayı, 300 km uzunluğunda olup, Akkuyu 'nun 20-25 km yakınından geçerek denizde devam etmektedir. Yılda 3 mm sol yönlü doğrultu atımlı harekete sahip, aktif bir fay olduğu anlaşılmıştır. 500 yıldır 6-7 büyüklüğünde bir depremin olmaması bu fay boyunca tehlikeli bir enerji birikiminin olduğuna işaret etmektedir.

Ecemiş Fayına oldukça benzer bir örnek, pasif olarak bilinen Yunanistan 'ın Kuzeybatısındaki Grevana Kenti yakınlarında 13 Mayıs 1995 'teki 6.6 büyüklüğündeki depremdir. Hiç deprem riski yokmuş gibi barajlar inşaa edilen ve nükleer bir santral kurulması için uygun yer olarak gösterilen Grevana felaketi bizlere ders olmalıdır.

Akkuyu lisansı tekrar gözden geçirilmeli Ecemiş Fayı 'na dikkat

Enerji Uzmanı Necdet Pamir ise şu değerlendirmeyi yaptı: “şžimdi Akkuyu 'daki nükleer santralin Rusya 'ya ihalesi olarak ve Türkiye 'nin hiçbir teknoloji transferi sağlamadan verilmesi sırasında bunları hep söyledik. Bütün bunları, Akkuyu 'da Ecemiş fayının nükleer santralin 20-25 km. yakınından geçiyor olmasını, buraya verilen lisansın 1970 'lerin başında verildiğini ve o lisans verilirken, bu bilgilerin daha tespit edilememiş olduğunu söyledik. Sadece biz değil, Akkuyu 'ya lisans veren profesörler kendileri söylediler, ‘Akkuyu lisansının yeniden değerlendirilmesi gerekiyor çünkü şu andaki bilgiler lisans verilirken 20 yıl önce yoktu elimizde ' diye. Hükümet asla bunları değerlendirme inceleme ihtiyacı hissetmedi. Japonya 'daki olayın ardından bizim Akkuyu 'ya nükleer santral lisansını yeni baştan ele almamız gerekir. Bir kısım nükleer savunucusu, isimlerinin önünde profesör yazsa da bazı nükleerci şirketlerin ticari temsilciliğini yapıyorlar.

şžunu açıkça söylüyorum. Yanıtlanmamış onlarca soru var, bugün güvenli nükleere adres gösterilen Japonya olayı var.

Bir kez daha düşünmemiz gerekmiyor mu Deniliyor ki, Türkiye 'de 8.9 büyüklüğünde bir deprem olmaz. Yahu Japonya da hayatını depreme göre biçimlendirmiş bir ülke ne yani nükleeri 7 büyüklüğündeki depreme göre ayarladı da, 8.9 'a göre ayarlamadı mı bakın bu saftaları bırakmak lazım. Yok nükleere uçak düşse birşey olmazmış, yok o kadar güvenliymiş ki, boeing çarpsa denenmiş, birşey olmamış...

Bu cehaleti bırakıp, makul sorulara makul yanıtlar verelim. ”

Lisansı veren Prof. Dr. Tolga Yarman bile şimdi karşı çıkıyor

38 yıl önce Akkuyu 'ya nükleer santral kurulabilir yer lisansı veren üç kişilik ekipte yer alan Prof. Dr. Tolga Yarman, “O zaman ki kriterlerle bugünküler bir değil ” diyerek, Akkuyu 'nun lisansının geçersiz olduğunu iddia etmişti.

Prof. Dr. Yarman günümüzde nükleer santrallar konusunda çözümün ‘referandum ' olduğunu savunuyor. Nükleer reaktör fizikçisi Prof. Dr. Yarman Akkuyu 'ya neden karşı olduğunu şöyle açıklıyor: “38 yıl önce turizm kriteri hemen hiç gündemde değildi. Nükleer kazalar yaşanmamıştı. Akkuyu 'ya santral yapılırsa turizm nasıl etkilenir En ufak bir çalışma yok. Sinop 'ta da henüz yer lisansı yokken santral yapılacağını söylemek tam skandal. ”

Ruslar inşa edecek, 20 milyar $ 'a çıkacak

* Geçtiğimiz Aralık ayında Japonya 'ya resmi bir gezi düzenleyen Enerji Bakanı Taner Yıldız ve kurmayları burada bir dizi temasta bulunmuş ve burada nükleer santralin inşası konusunda bir mutabakat zaptı imzalanmıştı. 5600 MGW kapasiteli nükleer santralle ilgili resmi anlaşmanın Mart ayı içinde imzalanması bekleniyordu.

* Türkiye 'nin uzun yıllardır hayalini kurduğu nükleer santral projesinde nihai karar 2010 yılında alındı. Türkiye, Mersin Akkuyu 'da kurulacak ilk nükleer santrali Rus şirketi Rosatom inşa edecek. 4800 MGW kurulu güce sahip olacak nükleer santralin toplam maliyeti ise 20 milyar doları bulacak. Bu paranın tamamı Rusya tarafından karşılanırken, Türk hükümeti üretilen elektriği kilowatt başına KDV hariç 12,35 centten satın almayı taahhüt ediyor.

* Santralin inşası ve işletmesi için Türkiye sınırları içinde faaliyet gösteren bir proje şirket kuruldu. Akkuyu Nükleer Güç Santrali Elektrik Üretim A,şž adını taşıyan şirket mühendislik çalışmalarına bu ay başladı. Santralin zemin etüdü ve diğer incelemelerin ardından inşaatına en erken 2011 sonunda başlanabileceği ifade ediliyor. Enerji bakanlığı kaynakları Türkiye 'nin ilk nükleer santralinin 2018 yılında faaliyete geçeceğini ifade ediyor.

* Türkiye 'nin ikinci nükleer santral için düşündüğü yer ise Sinop. Sinop 'ta ikinci bir santral kurmak için yabancı yatırımcılarla bir araya gelen Enerji Bakanı Taner Yıldız ve ekibinin ilk görüştüğü ülke ise Güney Kore oldu. Ancak G.Koreli yetkililer ile yapılan görüşmelerde istenilen uzlaşı sağlanamadı. Bunun üzerine rota bu alanda ciddi bir bilgi birikimi olan Japonya 'ya çevrildi.
Vatan/Gülümhan GÜLTEN - Burak KARA