Emlak Terimleri

Kapıcı hizmet tespiti nasıl yapılır?

Kapıcılar, bir apartmanda tam zamanlı olarak çalışabildiği gibi, binada haftada bir gün apartman ve bahçe temizliği, her akşam çöplerin toplanması gibi işleri yarı zamanlı olarak yapabiliyor. Peki, kapıcı hizmet tespiti nasıl yapılır?

Kapıcı hizmet tespiti nasıl yapılır?

Kapıcılar, bir apartmanda tam zamanlı olarak çalışabildiği gibi, binada haftada bir gün apartman ve bahçe temizliği, her akşam çöplerin toplanması gibi işleri yarı zamanlı olarak yapabiliyor.


Bu durumda kapıcıların çalışma şeklinin kısmi zamanlı olduğu kabul edilerek hizmet tespitinin yapılması gerekiyor. Kapıcı hizmet tespiti için dava açılabiliyor.


YARGITAY 

21. Hukuk Dairesi

E: 2005/1799        

K:2005/7500


Özet


BORÇLAR KANUNU ‘NUN 320. MADDESİNE GÖRE SÖZLEŞMEDEN VEYA HALİN İCABINDAN AKSİ ANLAŞAMADIKÇA İŞÇİNİN TAAHHÜT ETTİĞİ İŞ GÖRME BORCUNU BİZZAT KENDİSİ İFAYA MECBUR OLUP BAŞKASINA DEVREDEMEZ. ANCAK YASANIN SÖZÜ EDİLEN MADDESİNDE ÖNGÖRÜLMÜŞ OLAN İŞÇİNİN İŞİ BİZZAT YAPMASINA İLİŞKİN KURAL EMREDİCİ OLMAYIP, TAMAMLAYICI NİTELİKTE OLDUĞUNDAN AKSİ KARARLAŞTIRILACAĞI GİBİ HALİN İCABINDAN DA İŞ GÖRME BORCUNUN BAŞKASINA YAPTIRILMASININ MÜMKÜN OLABİLECEĞİ SONUCUNA VARILABİLİR


KAPICILIK SÖZLEŞMESİNDE KAPICININ İŞ GÖRME BORCU, KAPICININ KENDİSİ TARAFINDAN BİZZAT İFA EDİLEBİLECEĞİ GİBİ SÜREKLİ OLMAMAK KOŞULU İLE BAŞKASI TARAFINDAN DA İFA EDİLEBİLİR.


İçtihat Metni

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 20.9.1999-1.6.2002 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.


Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.


Hükmün davalılar vekilleri temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.


Davacı ve eşi Mustafa birlikte dava açarak davalıların kat maliki olduğu apartmanda 20.9.1999-1.6.2002 tarihleri arasında eş Mustafa’nın ve Mustafa’nın başka işlerde çalıştığı dönemlerde ise davacının kaloriferci kapıcı olarak çalıştıklarını ancak çalışmalarının kuruma bildirilmediği iddia edip her birinin ayrı ayrı hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir.


Davalılar davacı ve eşinin apartmanın kapıcı dairesinde kiracı olarak oturduklarını kira akdinin davacının eşi Mustafa’yla yapıldığını kapıcılık yapmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.


Yargılama sırasında eş Mustafa’nın davası 2002/164 esas sayılı dosyada bırakılıp davacı hakkındaki dava tefrik edilerek esas defterine ayrı kaydı yapılmak suretiyle oluşturulan bu dosyada sonuçlandırdığı görülmüştür.


Dava nitelikçe davalıların kat maliki olduğu apartmanda 20.9.1999–1.6.2002 tarihleri arasında eş Mustafa’nın başka işlerde çalıştığı sürelerde davacının kaloriferci kapıcı olarak geçen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.


Mahkemece ilamda belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmişse de bu sonuç dosya içeriğine usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.


Kapıcı dairesinin davacının eşine kiraya verildiğini savunan davalılar tarafından dosyaya 15.6.2000 başlangıç tarihli kira kontraltosu ibraz edilmiştir. Ancak tanık anlatımları ile dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde kira sözleşmesinin apartmanın kalorifer ve kapıcılık hizmetleri karşılığı yapıldığı anlaşılmaktadır. İddia edilen çalışmanın geçtiği dönemde yürürlükte olan mevzuata göre kapıcı konutlarından kira parası istenmesi mümkün değildir. Bu nedenle davacının eşi Mustafa ile davalı apartman yönetimi arasında bağıtlanmış kira sözleşmesinin geçerli olmadığı açıktır. Muvazaalı olarak yapılmış kira sözleşmesinde kiracı olarak davacının eşi Mustafa taraf olup kira sözleşmesi altında saklanmış olan kapıcılık sözleşmesinin tarafı da davacının eşi Mustafa’dır. Bu yön eş Mustafa’nın Çalışma Bakanlığı ile Sosyal Sigortalar Kurumuna yaptığı başvurularda kapıcının kendisi olduğunu belirttiği dosyaya celbedilmiş olan belge içerikleriyle de sabittir.


Borçlar Kanununun 320. maddesine göre sözleşmeden veya halin icabından aksi anlaşılmadıkça işçinin taahhüt ettiği iş görme borcunu bizzat kendisi ifaya mecbur olup başkasına devredemez. Ne var ki yasanın sözü edilen maddesinde öngörülmüş olan işçinin işi bizzat yapmasına ilişkin kural emredici olmayıp tamamlayıcı nitelikte olduğundan aksi kararlaştırılacağı gibi halin icabından da  iş görme borcunun başkasına yaptırılmasının mümkün olabileceği sonucuna varılabilir.


Kapıcılık sözleşmesinde kapıcının iş görme borcunu bizzat ifa edeceği gibi sürekli olmamak koşulu ile başkası tarafından da ifa edilmesi mümkündür. Kaldı ki davalıların kat malikleri olduğu apartmanın kapasitesi ve günlük kapıcılık hizmetlerinin alacağı zaman nazara alındığında eş Mustafa’nın başka işlerde çalışması kapıcılık hizmetlerine engel teşkil etmeyeceği anlaşılmaktadır. Öte yandan konutların kapıcılık hizmetleri genelde kapıcının tüm aile fertlerinin (karı veya koca ve çocukların) katkıları ile yürütülmekte olduğu da bir gerçektir. Kapıcılık sözleşmesinin taraf olan eş Mustafa başka işlerde sürekli çalışmadığına göre çoğunlukla kaloriferlerin yanmadığı mevsimlerde başka işlerde çalıştığı dönemlerde davacının yaptığı hizmetlerin eşine yardım niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Dolayısıyla davacı kadınla davalı apartman yönetimi arasında kaloriferci-kapıcı ilişkisi gerçekleşmemiş olduğundan davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.


O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.


Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde davalı işverenlere iadesine, 14.7.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Kapıcı talimatnamesi örneği!


Işıl Seren KESKİN/Emlakkulisi.com