Sektörel

Kendi elektriğini üretmek isteyene lisanssız üretimde sınır artırıldı!

EPDK, güneş, rüzgâr ve sudan kendi elektriğini üretmek isteyenlere yönelik düzenlemede, lisanssız elektrik üretiminde sınır 500 kilovattan 1 megavata çıkarıldı. İhtiyaç fazlası elektrik devlete satılabilecek...

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), lisans almadan ev, işyeri, site gibi alanlarda kendi elektriğini üretmek isteyenlerin önündeki engelleri kaldırdı. Düzenlemenin ardından en fazla başvuru güneş için geldi. Başvurulardan 418’i güneşten elektrik üretmek için gelirken, 158’i rüzgâr, 52’si ise hidroelektrik için başvurdu.


Petrol fiyatlarının artması ve yeryüzü kaynaklarının yavaş yavaş tükenmesi, insanlığı yenilenebilir kaynaklara yöneltiyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), lisanssız elektrik üretimi için gerekli mevzuat çalışmasını tamamladı. Ev, işyeri, site gibi alanlarda kendi elektriğini üretmek isteyenlerin önündeki engeller kalktı. Son yönetmelikle birlikte lisanssız elektrik üretimine başvurular yeniden değerlendirmeye alınıyor. Üretim için yapılan lisans başvurularında güneş enerjisi ilk sırada yer alıyor. 659 başvurudan 418’i güneşten elektrik üretmeye yönelik.

Güneş enerjisini 158 başvuruyla rüzgâr, 52 ile hidroelektrik takip ediyor. Yönetmelikle, lisanssız elektrik üretiminde 500 kilovat olan sınır, 1 megavata çıkarılmış, EPDK Başkanı Hasan Köktaş, vatandaşların kendi elektriğini üreteceğini ve ihtiyaç fazlasını devlete satabileceğini açıklamıştı. Enerjide dışa bağımlılığın cari açık açısından en önemli kalem olduğunu belirten İstanbul Ticaret Odası (İTO) Enerji Komisyonu Başkanı ve Ortadoğu Enerji Grup Başkanı Ata Ceylan, “Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminde olduğu gibi güneşten üretilecek enerji sayesinde cari açığımıza önemli katkı sağlanmış olacak. Güneş gibi doğal kaynaklar sayesinde bu bağımlılık giderek azalacak.” dedi.

Güneşte hammadde sıkıntısı olmadığına işaret eden Ceylan buna karşılık geceleri ve kapalı havalarda elektrik üretilemeyeceğini söyledi. Şu anki teknolojik imkânlarla depolamanın da mümkün olmadığını vurgulayan Ceylan, elektrik arzının devamlılığı için temelde kullanılan doğalgaz, kömür ve barajlı hidroelektrik santrallerine ihtiyacın devam edeceğini kaydetti.

Türkiye’nin ilk büyük güneş enerjisi santralini bir yıl önce Konya’da kuran IBC Solar Türkiye’nin Genel Müdürü Hayri Bali ise işletmelerin, çatılarına kuracakları güneş enerjisi sistemleriyle iç tüketim ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri gibi, 20 yıl boyunca düşük fiyat garantisi elde edeceklerini kaydetti. Bali, “Güneş enerjisinden 1 kilovatsaat (kWh) elektrik üretiminin maliyeti 7 Euro Cent. Önümüzdeki 20 yıl boyunca elektrik fiyatlarının her yıl ortalama yüzde 7,5 artacağı öngörülürse, bir fotovoltaik sistemle kendi elektriğinizi üretmenin ne kadar kârlı bir yatırım olduğu ortada.” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye, coğrafî konumu sebebiyle sahip olduğu güneş enerjisi potansiyeli yüksek bir ülke. Ortalama yıllık toplam güneşlenme süresi 2.640 saat, ortalama toplam ışınım şiddetinin 1.311 kWh/metrekare olduğu belirlendi. Buna göre güneş enerjisi potansiyeli yıllık 380 milyar kWh olarak hesaplandı. Ancak bu rakamlar coğrafî konuma göre yapılan matematiksel hesaplamalarla çıkan sonuçlar. Mevzuat gereği tesis kurulamayacak tarım arazisi, sit alanı, askerî alan gibi bölgeler bulunuyor. İTO Enerji Komisyonu Başkanı Ata Ceylan, teorik olarak enerjinin tamamının güneşten karşılanabileceğini belirterek, “Ancak bunun için gündüz ürettiğimiz güneş enerjisini bir şekilde depolayıp gece kullanmamız gerekir.” dedi. Ceylan, güneş ve rüzgâr santralleriyle beraber, şebekeye temel yük sağlayan doğalgaz, kömür ve barajlı hidroelektrik santrallerine ihtiyacın devam edeceğini kaydetti.

Güneşten elektrik üretiminin çevre ve hava kalitesine ciddi faydaları bulunduğunu söyleyen Ceylan “Hiçbir fosil kaynak kullanmadan, ülkemizin atıl bulunan arazilerinin üzerine kurulan ve kurulacak olan bu tesisler atmosfere sıfır emisyon salınımı yapmaktadır. Ayrıca güneş santralleri ekipmanlarının yurtiçinde imalatını devlet teşvik etmektedir ve bu, özel sektörü harekete geçirmiştir.” ifadelerini kullandı.


Zaman