Kentsel Dönüşüm

Kentsel dönüşüm yasası bütüncül değil!

Antalya'nın Kentsel Dönüşüm kapsamında olmadığının sevindirici olduğu belirten IMO Başkanı Oğuz, mevcut yasanın bütüncül değil, lokal bazda değerlendirilerek sadece yapıların yenilendiğini söyledi.

Antalya'nın Kentsel Dönüşüm kapsamında olmadığının sevindirici olduğu belirten IMO Başkanı Oğuz, mevcut yasanın bütüncül değil, lokal bazda değerlendirilerek sadece yapıların yenilendiğini söyledi.


İNŞAAT Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Cem Oğuz, 45 kentte uygulanan Kentsel Dönüşüm'ün bütüncül yerine lokal olarak uygulandığını ve Antalya'nın bu kentler kapsamında olmamasının sevindirici olduğunu söyledi. Oğuz, "Türkiye 20 bin yapı stoku ile 2012 yılında yeni bir sürece başladı ve 'Kentsel Dönüşüm' kavramı Türkiye'de gündeme geldi. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında çıkartılan uygulama yönetmeliği şu ana kadar 4 kez değişti. Bu kavramla birlikte Türkiye'de adına 'Kentsel Dönüşüm' denilen yasa şu anda 45 kentte faal olarak uygulanıyor" dedi. 


BÜTÜNCÜL ANLAYIŞ YOK 

Antalya'nın Kentsel Dönüşüm kapsamı arasında olmadığına dikkat çeken Başkan Oğuz, "Bu yasa, öncelikle bütüncül bir anlayışa hitap etmiyor. Oysaki 'Kentsel Dönüşüm' kavramının bütüncül bir anlayış ile yapılması lazım. Yani, afet riski taşıyan yapılan bir şekilde ya güçlendireceksiniz ya da yıkıp yeniden yapacaksınız. Tabi güçlendirme de Türkiye'nin önemli sorunlarından bir tanesi. Bu yönde sağlıklı hizmet veren kuruluşlar maalesef yok. Güçlendirme ile ilgili yönetmelikler de sağlıklı şekilde yok. Sadece 2007'de çıkartılan deprem yönetmeliğinin 7'nci bölümüne bir şekilde girdi" şeklinde konuştu. 


TESPİTLER LOKAL BAZDA 


"Yapılan yeniden yaparken de 'benim binamı yık ve yenisini yap' söylemi 'Kentsel Dönüşüm' olmuyor, sadece yenileme oluyor" diyen Başkan Cem Oğuz, "Kentsel Dönüşüm dediğiniz zaman bütüncül bir anlayış ile o bölgenin 50 yıl sonraki nüfus projeksiyonuna göre; yollarını genişletip ulaşımı rahatlatmak gerekiyor. 

Otopark alanlarını, altyapıyı, yeşil alanlarını düşünerek orayı yeni bir proje ile ya ada bazında ya da kent bazında yenilemek gerekiyor. Ancak Türkiye'de böyle uygulanmıyor. Türkiye'de kanun ve yönetmelikle birlikte lokal bazda tespitler yapılıyor. Bu tespitten sonra lisanslı kuruluşlar tarafından yapıda sıkıntı olduğu karan verilir ise devletin destekleri ile yıkılıp yeniden yapılıyor. Devletin burada iki farklı desteği oluyor. Birinci desteği 18 ay boyunca 690 TL kira yardımı, ikinci desteği ise uzun vadeli 100 bin TL kredi vermesidir. Bu iki destekten de sadece birini seçebiliyorsunuz" dedi. 


YASA REVİZE EDİLMELİ 


İMO Başkanı Oğuz şöyle konuştu: "2015 yılı Ocak ayına kadar tüm harçlardan muaf olunuyordu. Ancak Ocak 2015'den sonra tüm belediyeler bu muafiyeti kaldırdılar. Binanın tespitini siz yaptınyorsunuz ve tüm giderleri de mülk sahipleri karşılıyor. Bu da ayrı bir sıkıntı. Çünkü hiçbir kimse kendi binasının riskli olup olmadığı yönünde analiz yaptırmak istemiyor. Bina riskli çıktığı zaman 60 gün içinde yıkmak zorundasınız. Tabi bu da bir sıkıntı. Dolayısı ile bu kanun ile yönetmelik muhakkak revize edilmesi ve bütüncül bir anlayış ile bu işlerin yapılması gerekiyor. Özellikle tespit giderlerinin Deprem Master Planı dediğimiz bir çalışma ile tüm kentlerde devlet tarafından yaptırılması gerekiyor. İlgili belediyelerin o kentin gelişimine bağlı olarak Nazım İmar Planları'nı Deprem Master Planı'nda çıkan sonuca göre Ulaşım Master Planı'nı da koyarak kanun ve yönetmelik revize edilmeli. Daha sonra ise pilot bölge seçerek Kentsel Dönüşümü başlatmaları gerekiyor. Ama ne yazık ki böyle olmuyor." 


BÜYÜKŞEHİR ÇALIŞMA BAŞLATTI 


Antalya'nın 45 kent arasında yer almamasının bir şans olduğunun altını çizen Başkan Oğuz, "Çünkü diğer illerde uygulanan sistem Antalya'da uygulandığında da çok da fazla bir değişim gözlemeyeceğiz. Sadece riskli binaları yenilemiş olacağız. Antalya'nın en büyük sorunlarından biri ulaşımdır. Ulaşım arterleri artık yeterli değil. Raylı sistemin de girmesi ile birlikte gerçekten caddelerimiz trafiği kaldıramayacak durumda. Bu sorunun çözümü için Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz yıl Ekim ayında Deprem Master Planı için bir çalışma başlattı. Milletvekili genel seçim öncesi Bakanlık nezdinde de girişimde bulunulduğunu Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel söyledi. Büyükşehir Belediyesi burada ne yapacak? Şu an da Antalya merkezde bulunan Muratpaşa, Kepez ve Konyaaltı İlçelerinde şu anda 115 bin yapı stoku bulunuyor. Belediyenin bu çalışması bu 115 bin yapı stokunun olası bir depremde davranışının ne olacağını belirleyecek" diye konuştu. 


KENTSEL DÖNÜŞÜM ANA PLANI 


Kent merkezindeki 3 ilçede bulunan yapı stokları arasında eliminasyonda yaptıklarını hatırlatan Başkan Oğuz, "115 bin binanın hepsini incelememize gerek yok. 

Şöyle ki; 115 bin yapının 50 bin adedi 1998 deprem yönetmeliği öncesi, yani Antalya 4. Derecede deprem bölgesi iken yapılan binalar. Ancak 1998 yılında Antalya 2. Deprem bölgesi ilan edildi. Dolayısı ile bu binaların belirlenmesi gerekiyor. Bu binalar incelendikten sonra ada bazında pilot bölge seçilmeli ve bu arada da kentin Ulaşım Master Planı'nı da bitirilmesi gerekiyor. Hem Deprem Master Planı ile Ulaşım Master Planlan da yeni yapılacak olan Nazım İmar Planı'na da işlenmeli. Bunun adına da 'Kentsel Dönüşüm Ana Planı' denilebilir. Böyle bir plan ortaya çıktıktan sonra da bu plan doğrultusunda pilot bir bölgede bu projenin tamamlanması gerekiyor" dedi. 


Hürses Antalya