Sektörel

Kiler, Suudi Arabistan'da konut ve AVM yatırımı için yer bakıyor!

Kiler Holding CEO'su Yunus Nacar, bir taraftan büyüme, bir taraftan yatırım planları yaptıklarını diğer taraftan da sermaye piyasalarındaki fırsatları izlediklerini anlattı

 

Kiler Holding, perakende de Yunanistan, Polonya, Macaristan ve Bulgaristan gibi Balkan ülkeleri ile Türkiye'nin doğu ve güney komşuları Suriye, Irak, İran ve Lübnan gibi ülkelerde yatırım yapmaya hazırlanıyor. Bu ülkelerde organik olarak büyümeyi ve mağaza açmayı planlayan Kiler, piyasalarda sular durulduktan sonra hem halka arzı hem de sukuk ihracını da değerlendirecek.   Türkiye'yi düşünen bütün yabancı fonların aklına ilk Kiler Holding'in geldiğini kaydeden CEO Yunus Nacar, cazip bir teklif gelmesi durumunda ortaklık düşünebileceklerini de ifade etti. Carrefour'un bir üst segment olan hipermarket sektöründe yer aldığını, bu nedenle de talip olmayı düşünmediklerini ifade eden Nacar, "Bu yılın son çeyreğinde kaynak maliyetlerinde bir gerileme olması durumunda Kiler GYO olarak 100 milyon doların üzerinde olmak üzere sukuk ihraç edebiliriz. İnşaat alanında Suudi Arabistan'da konut ve AVM yatırımları için yer bakıyoruz" dedi. Nacar, bu yıl holding olarak yüzde 20 büyüme planı yaptıklarını söyledi.   Kiler Holding CEO'su Yunus Nacar, DÜNYA'ya holdingin faaliyet gösterdiği perakende, inşaat ve enerji alanındaki hedefleri ve projelerini anlattı. Yunus Nacar, Türkiye'nin gelir dağılımının yaygınlaşarak çeşitlendiğini ve fert başına milli gelirin 10 bin dolardan 15 bin dolara çıkacağını tahmin ederek "İnsanlar bir markete girdiğinde 10 kalemin 9'unu bulmak istiyorlar. Günümüzdeki süpermarketler birden çok markayı satabilen yapıya sahipler. Süpermarketler 2012 ve bundan sonraki gelişen Türkiye ekonomisinde çok daha etkin rol oynayacaklar. Önemli olan müşterisini tanıyan daha çok ürün sunabilen ve bunları iyi sunabilen şirketler başarılı olacaklar" dedi.   Mevcut mağazaların cirosu artacak   Nacar, grubun perakende tarafının geçtiğimiz yıl yüzde 20 büyüdüğünü bu yıl da trend böyle giderse perakende tarafının yüzde 15-20 ciro artışı yakalayacağını ifade etti. Kiler Grubu olarak 200 mağaza ile yüzde 20 ciro artışı sağlayacak büyüme planları yaptıklarını aktaran Nacar, şu değerlendirmeyi yaptı:   "Yılbaşında 100 mağaza, yıl sonunda yine 100 mağaza olsak, yani hiç mağaza açmasak, fakat buna rağmen ciroda yüzde 20 artış sağlasak 50 tane mağaza açmış gibi olacağız. 50 mağaza demek yüzde 25'lik mağaza artışına denk gelecek. Bizim için mevcut mağazaların ciro artışı sağlamak önemli. Organik büyüme tamam ama organizasyonel yapının gelişmesi de çok önemli. Müşterilerimizi nasıl cezbedebiliriz, nasıl farklı büyürüz onun üzerine yoğunlaşmamız lazım. Ocak-şubat ayında yüzde 20'lik bir artış sağladık, bunu yıl sonuna kadar taşımalıyız. İlk etapta mevcut mağazaların performansını artırıp, bundan sonra yıllık bazda yüzde 10 büyüyerek 20 mağaza açmalıyız. Ama önce yüzde 20 ciro artışı sağlayacak tedbirleri almak zorundayız."   Perakendede yeni ülkelere girecek   2012 ve ilerleyen yıllarda organik de inorganik de büyüyebileceklerini kaydeden Nacar, "Fakat bir dalgıç daldığı zaman denizin dibine, biraz durmalı, düşünmeli ve sonra harekete geçmeli" diye konuştu.  Nacar, Suriye, Irak, İran gibi doğu ve güney komşularımızda siyasi karışıklıklar ortadan kalktıktan sonra Türk girişimcilerin her alanda çok iyi işlere imza atmasını beklediğini de söyledi.   Nitekim Kiler Grubu olarak da buralarda büyümeyi gündemlerine aldıklarını anlatan Nacar, "Kiler Grubu olarak Diyarbakır, İskenderun'da varsak niye Şam, Halep de olmayalım Buralarda olan Irak'ta da olur. Van'da varsak, İran'da da oluruz Rusya'da da. Önümüzdeki dönem perakende alanımız itibariyle Balkanlar'da Yunanistan, Polonya, Macaristan ve Bulgaristan'da, doğu ve güneyimizdeki ülkelerde çok rahatlıkla olabiliriz. Artık dünya küçüldü, Türkiye ve dünya diye bir şey yok. Şuanda Yunanistan, Avrupa ülkeleri, Suriye, Irak gibi etrafımızdaki bir takım ülkelerde depremler var. Şuanda bir şey yapamayız ama sular durulduktan sonra zihnen ve stratejik olarak hazır olmak önemli" dedi.   Bu bölgelerde organik olarak büyümeyi, mağaza açmayı düşünebileceklerine değinen Nacar, "Lojistik olarak Türkiye'de bu ülkeler için çok cazip. Hem doğuya hem batıya dikdörtgen olarak uzanmış çok önemli lojistik yapısı var. Rahatlıkla İstanbul'dan Balkanları destekleyebilecek güçteyiz. Doğu tarafına ise iç illerimiz gibi hizmet verebiliriz. Sular durulduktan sonra hazır olmalıyız stratejik olarak. Lojistik olarak çok şanslı olduğumuz için bu bölgelerde yatırım yapmak isteyen yabancılar bile Türkiye'de bir şirket alarak o bölgeye girmek isteyeceklerdir. Türkiye yasal alt yapısıyla finansal merkeziyle lojistik yapısıyla her şeyiyle hazır bir ülke. Önemli olan bunu görmek ve uygulamak" diye konuştu.   Sukuk çıkartmayı düşünüyor   Bu yılın son çeyreğinde maliyetlerin düşmesi durumunda Kiler GYO olarak sukuk çıkartmayı düşündüklerini ifade eden Yunus Nacar, 100 milyon doların üzerinde bir büyüklüğün olabileceğini tahmin etti. Nacar, şunları söyledi: "Bizim gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketlerimiz var. Çok ciddi gayrimenkuller var ve kira geliri elde ediyorlar. Önümüzdeki yıllarda bu gündeme gelebilir. Kiler GYO'nun aktifinde Saphirre bulunuyor. Bunlara dayalı sukuk çıkarabiliriz. Bugüne kadar bunu yapan bir şirket olmadı.   Fakat 2012 yılı yurtdışı kaynakların maliyetinin yüksek olması nedeniyle 5 yıllık imkanla borçlanmak için doğru bir yıl değil. Maliyetler belli bir noktaya gelene kadar bekleyeceğiz. Piyasaların durumuna bağlı. 2012 son çeyreğine doğru dünya durulursa, Türkiye'de kaynak maliyetleri daha uygun hale gelirse neden olmasın Bu, 100 milyon doların altında da olmamalı. Çünkü uluslararası platformda talep bulmak için 100 milyon doların üzerinde olmalı."   Yabancı fonların aklına önce Kiler geliyor   Grubun perakende de ortaklık arayışı içinde olduğuna yönelik söylentilerle ilgili olarak Nacar, 2012 yılı başından itibaren Türkiye'ye birçok ciddi fonun geldiğini ve araştırmalar yaptığını ve bu fonların akıllarına perakende sektöründe ilk Kiler'in geldiğini dile getirdi.   Nacar, konuya yönelik şu bilgileri verdi: "Yabancı fonların şöyle bir özelliği var; bu fonlar bir projeyi alıyor, 5 yıl yönetiyor. 10 liraya aldıysa 20 liraya satıyor, aradaki 10 lirayı kar yazıyor. 5 yıl sonra da belli bir noktaya getirdikten sonra burayı satıyor. Türkiye'de bu fonlar son 3-5 aydır araştırma yapıyorlar. Neden Avrupa'daki fonların 5-10 yıllık süreleri doluyor ve ellerinde ciddi fonlar var. Bunları Avrupa'ya yatıramıyorlar. Bu nedenle Rusya ve Türkiye'ye geliyorlar. İşte bu fonlar bizimle doğrudan değil ama HSBC, Goldman Sachs, Merrill Lynch gibi uluslararası danışman şirketler aracılığıyla irtibata geçiyorlar. Süpermarket zinciri olarak Kiler'in mağaza sayısı 170'den 200'e çıkmış durumda. Sektörde büyüyor. Bu nedenle Türkiye'de olmak isteyen fonların ilk aklına Kiler perakende grubu geliyor."   Ortaklık teklifi gelirse düşünecek   Yabancı ortaklığa sıcak bakıp bakmadıklarıyla ilgili olarak Nacar, "Diyelim ki sizin bir arabanız var ve onu çok seviyorsunuz. 10 lira verseler satmazsınız ama 20 liraya satarsınız. Veya bir işiniz var ve buna 10 liraya değil 20 liraya ortak olursunuz. Bugünkü şartlarda 'az olsun benim olsun' genel geçer sözün yerine 'çok olsun hepimizin olsun' diyoruz. Böyle imkanlar oluşursa sadece biz değil herkes böyle ortaklık düşünür. Doğru bir fiyat olursa neden düşünmeyelim. Şuanda gelen bir teklif yok. Gelirse o günkü şartlarda  grup menfaatlerimizi ve yatırımcılarımızı dikkate alarak karar veririz. Kimse böyle bir imkan ortaya gelirse hayır diye baştan perdeyi çekmeyecektir" diye cevap verdi.   Carrefour'u düşünmüyor ama...   Yunus Nacar, grubun CarrefourSA'ya talip olmayı düşünmediğini kaydetti. Nacar, Türkiye'de perakende de 3 ana segment bulunduğunu dile getirerek, değerlendirmeyi yaptı: "Metro, Carrefour, Real gibi metrekare büyüklüğünde olan hipermarketler, Kipa, Kiler, Migros gibi süpermarketler, BİM, 101, Şok gibi hard discount olmak üzere 3 ana segment bulunuyor.   Geçmişte Migros'un satışının düşünülmesi, aynı band içerisinde olmamız nedeniyle çok normal. Fakat hem hipermarket, hem de süpermarket de ayağımızın olması mantıklı gelmiyor. Hipermarket daha farklı bir segmentel yapı. Carrefour'a talip olmamız için şunu düşünmek zorundayız; Bir segmente girdiğimizde onu alıp ne kadar büyütürüz Performansını ne kadar artırabiliriz Bir segmente girmek sadece orada yer almak olmamalı. Bu nedenlerle Carrefour'u herhalde düşünmeyiz. Ama alt segmentlerde bizim bulunmak isteyip de mağazamızın olmadığı bölgelerde, 3-5 zinciri bünyemize katmak her zaman faydalı olabilir. Onları zaman zaman grubumuz yapmış ve bundan sonra da devam edecektir."   Saphirre'e yurtdışından da talep geliyor   Saphirre alışveriş merkezinin canlandırılmasına yönelik olarak değerlendirmelerde de bulunan Yunus Nacar, "Evet hızlı bir AVM artışı yaşandı. Saphirre'in biraz zamana ihtiyacı vardı. Son canlanmalar, yapılandırmalar, tanıtımlar sonrasında AVM'deki ataleti ortadan kaldırıyoruz. Kira düşüşü de yapmadık, gerek kalmadı. Doluluk oranımız yüzde 50'ler mertebesinde, çok ciddi talepler başladı. Yurtdışından da talep geliyor" dedi.   180 milyon dolarlık 5 HES projeleri var   Nacar, enerji sektöründe 5 hidroelektrik projelerinin olduğunu, önümüzdeki dönemde bu yatırımlarının faaliyete geçeceğini dile getirdi. Nacar, Antalya Bulgular-Gebeş, Artvin Düzenli, Erzurum Tortum-II, Muş - Akhes ve yine Muş - Eralan'da hidroelektrik çalışmalarının olduğunu belirterek, "Yaklaşık yatırım tutarı 180 milyon dolar, toplam kapasite ise yaklaşık  450  milyon kwh civarı. Bunları yapabilmek için finansal kaynağa ihtiyacımız olacak. Önümüzdeki yıllarda bunların finansmanlarını temin edebileceğiz" diye konuştu.   İnşaatta Suudi Arabistan'da yer bakıyor   İnşaat grubu olarak İstanbul'un yapılanmasında aktif rol almak istediklerini kaydeden Nacar, "Biz artık yurtdışına bakıyoruz. Körfez ülkelerinde özellikle Suudi Arabistan'da alt yapı inşaatı (yol, köprü, kanalizasyon, atık ve temuz su) veya işyeri ve konut inşaatı için çalışmalarımız var.Önümüzdeki yıllarda İstanbul'daki yapılanmada da yer alıp iyi bir oyuncu olmak istiyoruz" diye konuştu.   2012 daha iyi bir yıl olacak   Avrupa ve dünyadaki global kriz dikkate alındığında Türkiye'de hem finansal sektör hem de reel sektör açısından 2011 yılının çok kötü geçmediğini vurgulayan Yunus Nacar, "2012 yılı, 2011 yılından daha iyi olacağına inanıyorum" dedi.   TCMB'nin geçen yıl aldığı önlemlerin etkisini göstermeye başladığına da dikkat çeken Nacar, "MB faiz koridorunu da daraltmaya başladığına göre, önümüzdeki aylardan itibaren faizlerde düşüş meydana gelecek. Bu reel sektör yatırımlarını yapabiliyor anlamına gelecek. Alınan tedbirlerin özellikle ikinci çeyrekten itibaren tesirini göstermeye başlayacağını ve ekonomiyi daha rahatlatacağını düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu.   Türkiye ekonomisinde bir 'nisan' ayı etkisi olduğuna da değinen Nacar, "Genellikle Türkiye'de her türlü iyileşmenin başlangıcı nisan ayından itibaren oluyor" dedi. 2008 yılı ekim ayı itibariyle Türkiye'de bir kriz yaşandığını, ama 1 Nisan 2009 itibariyle bir iyileşmenin başladığını anlatarak şöyle devam etti: "Çünkü bizim halkamıza bahar bir iyileşme ve iştah getiriyor. Ferdi psikoloji iştahı çok etkiliyor, bu iştah da ekonomiyi çok etkiliyor. Nisan ayından itibaren artık insanların iştahı artıyor ve bu Türkiye ekonomisini olumlu yönde etkileyecektir."   Likidite Rusya ve Türkiye'ye yönelecek   Avrupa bankalarının ve finansal kaynakların 2012 yılında Türkiye'ye kaynak verme problemi yaşamayacağını kaydeden Yunus Nacar, Avrupa'da bir likitidite bulunduğunu ve bunun Rusya ve Türkiye gibi ülkelere yöneleceğini kaydetti. Nacar, "Bu likidite Amerika'ya gitmez, Avrupa zaten büyümediği için bunu eritemez. Çin, Hindistan, Japonya gibi ülkeler zaten zengin" dedi. 2012 yılında Türkiye'nin kaynak bulmasında problem olmayacağını ve kaynaklara daha uygun imkanlarla ulaşacağını kaydeden Nacar, "2011 sonu-2012 başında maliyetlerde bir takım yükselişler oldu. Ama ikinci çeyreğin başından itibaren maliyetlerde bir düşme olacak. 2012 yılı enflasyonun kontrol altına alınması, finansal maliyetlerin düşürülmesi için daha uygun bir yıl olacak" diye konuştu.   Jülide Yiğittürk Gürdamar / DÜNYA