İmar

Konak’ta kıyı düzenlemesinin imar planları yargıya taşındı!

İzmir Büyükşehir’in Konak’ta bulunan kıyı düzenlemesiyle ilgili oluşturulan imar planları yargıya konu edildi. Tayin edilen bilirkişi, tramvay hattının 25 bin ölçekli plana işli olmadığı sonucuna vardı.

İzmirli üç vatandaş Büyükşehir Belediyesi'nce gerçekleşen ve İzmir Deniz Projesi'ne göre hayata geçirilen Üçkuyular - Konak (4. Bölge) Kıyı Düzenlemesine dayanak oluşturan imar planlarını 'mevzuata aykırı' olduğu nedeniyle yargıya konu olundu ve iptali talep edildi. İzmir 3. İdare Mahkemesi, üzerinden Konak Tramvayının bir bölümünün de geçtiği söz konusu planlar hakkında iddiaları araştırması için geçtiğimiz yıl bilirkişi tayin etti.

Sabah'ta yer alan habere göre; bağımsız bilirkişilerce yerinde gerçekleşen incelemelerin ardından kaleme alınarak mahkeme heyetine sunulan raporda şok tespitler ortaya çıktı. Rapordaki en can alıcı tespitlerden bir tanesi de tramvay hattı konusunda meydana geldi. 2018 yılı mart ayında devreye giren tramvay hattının davasıyla ilgili plan kapsamında olan bölümünün 25 bin ölçekli Çevre Düzeni Planına işli olmadığı ortaya çıktı. Bilirkişiler bu durumun planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olmadığını düşündü.

İSTASYON BİLMECESİ

Bilirkişiler ayrıca Mustafa Kemal Sahil Bulvarı üzerindeki çok sayıda tramvay istasyonunun yürürlükte yer alan dava konusu planlara işli olmadığı yani kaçak konumunda olduğunu belirledi. Bilirkişiler tarafından ortaya çıkan tespitler bununla da sınırlı kalmadı. İç körfezde yolcu taşıma hizmeti veren vapurların yanaşması için Karataş'ta yapılan Karantina Vapur İskelesi'nin imar planında öngörülen alandan farklı bir konuma inşa edildiği belirlendi. Bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda, Konak Viyadükleri ile İnciraltı Kent Ormanı arasında kalan 50 hektarlık alanı kapsayan dava konusu nazım ve uygulama imar planı revizyonlarının üst ölçekli planlara, imar mevzuatına, planlama esaslarına, planlama tekniklerine, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olmayan yönlerinin olduğuyla ilgili fikir birliğinde bulunuldu.

HUKUKA AYKIRI

DEÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim üyelerinden meydana gelen bilirkişiler tarafından hazırlanan raporun sonuç bölümünde şu ifadeler kullanıldı: "25 bin ölçekli Çevre Düzeni Planının dava konusu planları içeren bölümünün planlama ilkeleri ve teknikleri açısından uygun olmayan yönleri bulunmaktadır." Bilirkişilerce 2019 yılının Kasım ayında hazırlanan rapor değerlendirilmek amacıyla davaya bakan İzmir 3. İdare Mahkemesi Başkanlığı'na gönderildi. Davacılar Şükrü Menteşeoğlu, Lale Demirel ve Gülşen Çamurcu'nun avukatı olan Mustafa Kemal Turan, bilirkişinin İzmir Deniz Projesi'ne göre yapılan tüm hukuka ve bilime aykırılıkların belirlendiğini açıkladı. Projenin Mavişehir'den Üçkuyular'a kadar yaklaşık 40 kilometrelik sahil kesiminde yer aldığı ve projenin kendi içinde 4 etaba ayrıldığından bahseden Turan; "İçinde alt geçit, meydan, tramvay hattı gibi çok sayıda büyük ölçekli imalatları içeren bir proje için önce araştırma inceleme sonra da fiziki İmar Planları ile yasal ve teknik proje aşamalarından sonra imalat aşamasına gelmek gerekirken maalesef ciddi meblağlara ihaleye çıkan bu projede önce kaçak imalatlar yapılmış ve sonra bu kaçak imalatlara göre plan çizilmeye (uydurulmaya) çalışılmış ve hatta bu bile başarılamamıştır. Esasen bu yaklaşım tüm kent için 'kaçak yapılaşmaya' teşvik anlamında hukuka uygun olmayan kötü bir örnektir" diye konuştu.