Sektörel

Konut paketi neleri kapsıyor?

Habertürk Gazetesi yazarlarından Hüseyin Aslan bugünkü köşe yazısında konut paketini ele aldı. Aslan: “Konut paketi” dar gelirlilerin, asgari ücretlilerin ve yeni evlilerin ev sahibi olmalarına katkı sağlayacak unsurları kapsamamaktadır." dedi..

Başbakan Davutoğlu’nun açıkladığı ilk defa konut alacaklara yüzde 15 devlet desteği verileceğine ilişkin “konut paketi” iyi hazırlık yapılmadan, bir çok belirsizliği bünyesinde barındıran, kafa karışıklığına yol açan ve “seçim malzemesi” olarak kullanılacağı izlenimini veren bir özellik taşıdığı “algı”sını yaratmaktadır.

“Konut paketi” dar gelirlilerin, asgari ücretlilerin ve yeni evlilerin ev sahibi olmalarına katkı sağlayacak unsurları kapsamamaktadır.

Ancak “konut paketi” tasarrufun teşvik edilmesinde, inşaat ve 250 yan sektörün canlandırılmasında, işsizliğin azaltılmasında, kayıt dışının önlenmesinde belli ölçüde etkili olabilir.

Başbakan Davutoğlu’nun verdiği bilgiye göre, devlet desteğinden yararlanmak isteyen, bankada konut hesabı açarak para yatırmaya başlayacak.

Hesap sahibi en az 3 yıl sonra birikimi konut peşinatı olarak kullanmak koşuluyla teşvikten yararlanabilecek. Bankaya yatırılan para 5 yıl tutulursa yüzde 15, 4 yıl için yüzde 12, 3 yıl bekletilirse de yüzde 10’u kadar devlet desteği alınabilecek.

Bir kişi, bankada, 5 yılda konut hesabında 100 bin TL biriktirmişse konut alıcısının ilk peşinatı ödemesinde devlet 15 bin TL katkı sağlayacaktır.

 

OLUMSUZ ETKİ

 

Bu arada bankaların bu süreçte hangi oranda faiz vereceği, işlem parası alıp almayacağı, herhangi bir masraf çıkarıp çıkarmayacağı belli değildir.

Ayrıca Başbakan Davutoğlu’nun konuta ilişkin tedbir paketi en erken 3 yıl sonra etkisini gösterebilecek, kısa sürede soruna çözüm getiremeyecektir.

Öte yandan ilk defa konut alacaklara yüzde 15’lik devlet desteği açıklaması esasen her yıl yüzde 20 artan konut fiyatlarının çok daha fazla zamlanması, dar gelirlilerin konut sahibi olmalarını daha da zorlaştırması gibi “olumsuz” bir etki de yapacaktır.

 

YENİ ALANLAR

 

Açıklanan tedbirler küçük ölçekli yüklenicilerin, yap satçıların daha çok işine yarayacak, dar ve sabit gelirlilerin hayallerini gerçeğe dönüştüremeyecektir.

Köklü çözüm TOKİ’nin kuruluş felsefesine 1984-1989 yıllarındaki uygulamalarına geri dönmesi, özellikle hiç konutu olmayan dar ve sabit gelirli çalışan kesimlere konut maliyetlerinin yüzde 50’ni karşılayacak şekilde düşük faizli, uzun vadeli, konut tesliminden itibaren geri ödeme mekanizmasının işletilmesidir.

Buna paralel olarak, belediyeler, tarım arazisi olmayan bölgelerde imarlı-alt yapılı arsa üretip konut kooperatiflere ve konut yapımcılarına uygun koşullarda tahsis etmelidir.

Sağlıklı, yeşil çevre dokulu, alt yapılı, ulaşım olanakları olan “uydu kentler” oluşturulması, aynı zamanda modern kentleşme ve uygar yaşam demektir.

Konut kentleşme, ekonomik, sosyal, kültürel ve toplumsal boyutu olan bir bütünü ifade etmektedir. Sosyal devletin görevlerinden biri de yurttaşlarının sağlıklı bir ortamda ve kolay koşullarda elde edilmiş konutlarda yaşamlarını sağlamaktır.

1.000 TL asgari ücret alana, tasarruf yap, 5 yıl bankada paranı biriktir, biriktirdiğin paranın yüzde 15’i kadar da devlet katkı yapsın konut sahibi ol demek haksızlık olduğu gibi öngörülen tedbir de uygulanabilir değildir. Çünkü 5 yıl sonra konut maliyetlerinin ne olacağını fiyat artışlarının belirsiz olduğu ülkemizde bugünden mümkün değildir.

Örneğin bugün 100 bin Liralık konut 5 yıl sonra yaklaşık 200 bin Lira olacak. Devlet buna sadece  15 bin lira katkıda bulunacak.

Sonuç olarak: Konut problemi seçim malzemesi yapılarak çözülemez. Geniş zamanda, tarafların katılımıyla, serinkanlı yaklaşımla, gerçekçi ve sosyal boyutu olan projelerle çözülebilir.


Habertürk Egeli