Sektörel

Konut stokunun fona alınması Moody’s’in notunu düşerecek mi?

Konut sektörüne destek haberleriyle birlikte yeniden tartışılmaya açılan Merkez Bankası ve maliye arasındaki uyumsuzluk konusu, kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’den iyimserliğini azalttı.

Konut sektörüne destek haberleriyle birlikte yeniden tartışılmaya açılan Merkez Bankası ve maliye arasındaki uyumsuzluk Moody’s’in kredi notuna yansıdı. İşte Hürriyet Gazetesi'nden Zeynel Balcı'nın haberi...

Geçen hafta piyasalarda iyimserliği azaltan bazı gelişmeler yaşandı. Olumlu hava yerini temkinli görünüme bıraktı. Piyasaların yönünü belirlemede döviz kurlarının belirleyici olduğunu söyleyebiliriz. Son dönemde bir miktar satış tarafında olan yabancıların pozisyonunda kayda değer bir değişiklik olmadı. Ancak yabancı yatırımcının nasıl bir tavır göstereceği piyasalar için önem taşıyor.

Piyasalardaki olumlu havanın etkisi zayıflarken borsada düşüş döviz kurlarında ise yükseliş denemeleri görüldü. Olumlu gelişmeler belli ölçüde fiyatlanması dışında dış borsalarda görülen tepki çıkışlarının ivme kaybetmesi, yüksek gelen ekim enflasyonu, konut sektörüne destek haberleriyle birlikte yeniden tartışılmaya açılan Merkez Bankası parasal sıkılaştırma politikası ile maliye politikası arasındaki uyumsuzluk konusu, kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’den gelen “Türkiye ekonomisi muhtemelen resesyona girdi. Türk ekonomisinin 2019 ortasına kadar her çeyrekte daralmasını bekliyoruz” yönündeki değerlendirmeler iyimserliği azaltan bazı gelişmeler.

KASIM AYI UMUDU

Beyaz eşya, otomobil ve mobilyadan sonra lokomotif sektörlerden sonra konut sektörüne destek olunacağı haberleri, yeni ekonomik program (YEP) çerçevesinde ekonomideki yavaşlama vurgusu ve uygulanan sıkı Merkez Bankası politikalarıyla uyum konusunda tereddüte neden oldu. Temel dört sektöre destek, yeniden ekonomide canlanma hamlesi olarak yorumlandı. Beyaz eşya, otomobil ve mobilya sektöründeki vergi indirim kısa bir süreyi kapsayacağı için piyasalar biraz duyarsız kalmıştı. Ancak henüz teyit olmasa da konut stokunun bir kısmının kamu bünyesine alınacağı haberlerinin gelmesi farklı algılanmaya başlandı. Moody’s bu gelişmeleri makroekonomik dengelenmeye zarar verecek, TL ve kredi notu açısından da negatif bir durum olarak görüyor. Diğer yandan 21 milyar TL’lik iç borç ödemesi nedeniyle kasım ayı iç borç ödemeleri açısından kritik görülüyordu. Tasarruf tedbirleri sayesinde Hazine’nin finansman ihtiyacının azaldığı gerekçesiyle 12-13 Kasım’daki üç borçlanma ihalesi iptal edildi. Bu durum gösterge faiz oranlarına düşüş, döviz kurlarına da yükseliş olarak yansıdı. Ayrıca geçen hafta 1.5 milyar Euro tutarındaki dış tahvil borçlanmasıyla bu yılki dış borçlanma hedefinin geçildiği açıklandı. Özetle maliyetler yükselse de borçlanma sürüyor. Geçen haftanın önemli bir başka konusu enflasyondu. Ekim enflasyonu yüzde 10’luk indirim kampanyaları, zabıta kontrolü ve döviz kurlarındaki düşüşlere rağmen beklentilerin üzerinde geldi. Düşüş ile umutlar kasım ayına kalmış görülüyor. Ekonomi yönetimi alınan tedbirlerin etkisinin kasımda belirginleşmesini bekliyor.

PETROL VE CARİ AÇIK

Dış gündemde ise bu sıralar yine yoğun. ABD Merkez Bankası(Fed) beklendiği üzere 8 Kasım toplantısında faiz konusunu pas geçti. Fakat 19 Aralık toplantısında faiz artışına kesin gözüyle bakılıyor. Yani politika değişikliği yok. Ayrıca büyüme, istihdam yönünden ABD ekonomisinin güçlü görünümü sürüyor. 6 Kasım ara seçiminden Trump biraz yaralı çıksa da ABD dolarındaki Fed etkisi hissediliyor. Avrupa’nın İtalya sorunu ve gevşek para politikasının sürecek olması Euro’daki aşınma ile dolardaki değerlenmeye katkı yapıyor. Bu durum petrol ile altının ons fiyatına düşüş yönlü etki ediyor. Petrolde küresel ekonomideki durgunluk beklentisi, arz ve stok artışının yanısıra Trump’ın İran’a ambargoda sekiz ülkeye tanınan istisnayı kastederek “petrol fiyatlarını aşağıya çekiyorum” açıklamasının katkısı da var. Petrol fiyatındaki düşüş aynı zamanda bizdeki cari açığı azaltacak bir gelişme. Piyasalarda yön konusunda döviz kurları belirleyici olmaya devam ediyor. Borsada destek al, dirençte sat stratejisiyle bant hareketi korunuyor. Döviz kurlarındaki geri çekilmelerde döviz tevdiat hesaplarında hafif de olsa artışlar var. Ancak yabancı yatırımcının tavrı daha önemli. Son dönemde bir miktar satış tarafında olsalar da yabancıda bu aşamada kayda değer önemli bir pozisyon değişikliği görülmüyor. Piyasalarda olumlu hava yerini daha temkinli bir görünme bırakmış durumda. 
Gözler yabancı yatırımcıda

BORSADA DÜŞÜŞ TRENDİ DEVAM

BORSADA tepki yükselişi direnç seviyelerinde satışla karşılaştı, düşüş trendi sürüyor. İlk destek 92.000 seviyesinde görülürken sonraki ve daha önemli destek noktaları 90.000-88.500 seviyelerinde. İlk dirençler ise 95.000-96.300 seviyelerinde. Tepki çıkışının devamı için 96.300 seviyesinin geçilmesi gerekecek. Sonraki dirençler 98.500-99.500 ve 100.700 seviyelerinde. Yükseliş denemeleri satışla karşılaşabilir.

DOLAR/TL KURUNDA 5.30 DESTEĞİ ÇALIŞTI

DOLAR/TL kurunda düşüş hareketi tepki alımlarıyla karşılaştı. Geçen hafta verdiğimiz 5.30 desteği işlerlik kazanırken gelen tepki çıkışının devamı için 5.56 direncinin geçilmesi gerekecek. Bu durumda çıkış formasyonlarından ‘alçalan takoz’ işlerlik kazanabilir. Sonraki dirençler 5.75-5.85 ve 6.00 seviyelerinde. İlk destekler ise 5.40-5.30 seviyelerinde. Geri çekilmelerde tepki alımları görülebilir.