Sektörel

Konutta faiz indirimi dopingi!

Emlak Konut GYO ile GYODER'in başlattığı kampanyalar ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısının ardından harekete geçen bankaların konutta faizleri yüzde 1'in altına düşürmesi gayrimenkul sektöründe heyecan yarattı.


Emlak Konut GYO ile Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneğinin (GYODER) başlattığı kampanyalar ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısının ardından harekete geçen bankaların konutta faizleri yüzde 1'in altına düşürmesi gayrimenkul sektöründe heyecan yarattı. 


Sektör temsilcileri, bazı bankaların konut kredisi faizlerini yüzde 1'in altına çekmesiyle bekleyen talebin harekete geçeceği, konut satışlarının yüzde 10-30 oranında artmasını bekliyor.


İstanbul Emlak Komisyoncuları ve Danışmanları Esnaf Odası Başkanı Nizameddin Aşa, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişiminden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile önceki gün bir araya gelmesinin piyasalara yansımasının çok iyi olduğunu söyledi.


Nizameddin Aşa


Aşa, inşaat sektörünün önünün açık olduğunu ve bunun net bir şekilde görüldüğünü ifade ederek, "Devletin sektöre desteği her geçen gün artıyor. Emlak ve inşaat piyasası dinamo bir sektör. Sektörün ilerlemesi için finans ayağının da harekete geçmesi gerekiyordu. Bankaların gerek devletten gerekse yurt dışından aldığı kredileri satması lazım ama satamıyorlardı. Çünkü faizler yüksekti, ortam gergindi. Böyle olunca onların da oranlarda indirime gitmesi gerekiyordu." dedi.


Aşa, vatandaştan konut talebi olduğunu ve bu talebin harekete geçmesi gerektiğini kaydederek şu değerlendirmelerde bulundu:


"15 Temmuz'dan sonra vatandaşların ekonomiye güveninin arttığını düşünüyorum. Piyasalarda muhteşem bir rahatlama oldu. Halkın üzerinden bilinmeyen, tanımlayamadığı bir yük kalktı. Önümüzdeki süreç daha iyi olacak havasına girildi. Piyasalar da buna uyma yolunda. Özel sektör bu konuda üzerine düşeni yapmalı, yapıyor. Gayrimenkul sektörünün hareketlenmesi için üreticiler, devlet ve bankalar adım atmalıydı. Üreticiler çeşitli kampanyalar, devlet düzenlemeler yapıyor. Geriye tek kalan finans ayağıydı. Şimdi de onlar adım atıyor."


Aşa, kredi faiz oranlarında düşüş yaşanmasıyla beklemede olan vatandaşların konut alacağını belirterek, "Faizlerin düşmesinin satışları ne kadar artıracağına dair şimdiden bir rakam vermek zor. Ancak ilk başta bile satışlar yüzde 10 artar. Kredi oranlarının düşmesi ve diğer alınacak kararlarla satışlar yüzde 30'a kadar çıkabilir." ifadelerini kullandı.




- "Bekleyen alıcıyı harekete geçirecek"




Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Melih Tavukçuoğlu, konut kredisi faizlerinin düşmesi ve yüzde 1'in altına inmesi gerektiğine dair sürekli çağrıda bulunduklarını anımsatarak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz indirim kararlarına rağmen bankaların şimdiye kadar direndiğini söyledi.


Melih Tavukçuoğlu



Şimdiye kadar yüzde 1,10 ve üzerinde seyreden faiz oranlarının yatırımcıları ve alıcıları beklemeye geçirdiğini dile getiren Tavukçuoğlu, "Faiz indirim beklentisi yüzünden alıcılar temkinli ve beklemedeydi. Hem komşu ülkelerdeki karışıklıklar hem terör saldırıları hem Ramazan hem de yaz tatili derken, inşaat sektörü durağan bir döneme girmişti." dedi.


Tavukçuoğlu, 15 Temmuz'dan sonra sektörde başlayan seferberlik sonrası Erdoğan'ın banklara yaptığı faiz indirimi çağrısının çok önemli olduğunu kaydederek, bu çağrıya ilk cevabın Ziraat Bankası'ndan geldiğini bildirdi.


Dernek olarak Ziraat Bankası'nın başlattığı ve bazı bankaların sürdürdüğü kredi oranı indiriminin diğer bankaları da harekete geçirmesini istediklerini anlatan Tavukçuoğlu, faiz oranı indikçe aylık ödeme tutarlarının düştüğünü vurguladı.


Tavukçuoğlu, 10 yıl vadeli konut kredisinde oranların yüzde 0,80 ile 0,90 arasında olması gerektiğinin altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:


"Böyle olursa insanlar konut kredilerini 10 yıl gibi çok uzun vadede ödemekten yana kullanır. Ayrıca oturmaktan ziyade konut alımı, yatırım aracı olarak yeniden popüler hale gelecektir. Bankaların yapmış olduğu bu ilk adımın etkilerini kısa zamanda konut satışlarında göreceğimizi düşünüyoruz. Çünkü uzun zamandır, konut alıcısı bu indirim kararını bekliyordu ve konut alımını ileri bir tarihe ertelemişti. Konut fiyatları sadece kredi oranlarındaki indirim nedeniyle artmayacak. Şu an konut fiyatlarında yaklaşık yüzde 35 oranında bir indirim söz konusu. Konut almak için en doğru olan bu zaman diliminde faizlerin de inmesiyle konut satışları yüzde 10 oranında artacaktır."




- "Umarız faiz indirimi diğer bankalara da yayılır"




İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Nazmi Durbakayım, Emlak Konut GYO'nun başlattığı tarihi kampanyanın özünde birlik ve beraberlik mesajı taşırken konut almak isteyenlere de büyük fırsat sunduğunu söyledi.


Bu zor günlerin el birliği ile aşılabileceğini dile getiren Durbakayım, "Kampanyada finans sektörü eksikti. Nitekim kampanyanın başladığı günlerde bu birlikteliğin daha da güçlenmesi, yaratılan sinerjinin daha çok etki yaratması için finans sektörünün de güç vermesi gerektiğini söylemiştik." dedi. 


Nazmi Durbakayım


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da kredi faiz oranlarının düşürülmesi hususunda bankalara sürekli çağrıda bulunduğunu anımsatan Durbakayım, "Cumhurbaşkanımızın ve sektörümüzün bu sesine ilk olarak Ziraat Bankası'nın olumlu yaklaşması bizi çok sevindirdi. Diğer bankaların da bu konuda çalışmalar yaptığı duyumunu alıyoruz. Umarız bu güç birliği yaklaşımı genele yayılır ve faiz oranları yüzde 0,70 sevilerine kadar geriler." diye konuştu.






- "Yüzde 1 psikolojik eşik"




Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas, banka faizlerinin düşmesinin sektöre mutlaka olumlu yansıyacağını belirterek, "Konut kredilerinin yüzde 1'in altına düşmesi çok önemli. Çünkü bu psikolojik eşik. Ev sahibi olmak isteyen birçok tüketici banka faizleri nedeniyle çekinceye düşerken faizlerin bu eşiğin altına düşmesi sayesinde tüketicinin endişeleri ortadan kalkacaktır." dedi.


Altan Elmas


Faizler yüzde 1'in üzerine çıktığında vatandaşların beklemeye geçtiğini dile getiren Elmas, konut kredi faizlerinin düşmesinin özellikle de biten konutların satışının gerçekleşmesinde etkili role sahip olduğunu, böylece stokların eritilebildiğini aktardı.


Elmas, şu değerlendirmelerde bulundu:


"Ülkemizin zor bir süreç geçirdiği bu günlerde gayrimenkul sektörü karlarından feragat etti ve gerçekleştirdiği kampanya ile faizi yüzde 0,70 seviyesinde sabitledi. Ancak takdir edilmesi gerekir ki gayrimenkul sektörünün de bunu belli bir süre göğüsleyebilmesi mümkün. Bu nedenle sektördeki hareketliliğin uzun soluklu olması için bankaların da taşın altına elini koyması önemli. Bankaların faizleri geri çekmesiyle konut satışlarındaki canlılık korunacaktır. Bizim beklentimiz konut kredi faizlerinin 120 ay için yüzde 0,90 seviyesine çekilmesi yönünde. Gayrimenkulün birincil yatırım aracı olarak kabul edildiği ülkemizde, faizlerdeki düşüş, bekleyen talebi uzun vadede harekete geçirecektir ve böylelikle de sektör hedeflediği 1 milyon 400 bin konut satışına ulaşacaktır."




- İlk 6 ayda 630 bin 799 konut satıldı




Türkiye İstatistik Kurumu tarafından (TÜİK) yayınlanan konut satış istatistiklerine göre bu yılın ilk 6 ayında Türkiye genelinde 630 bin 799 konut satıldı. 2016'nın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,67 düşüş yaşandı.


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)  rakamlarına göre Türkiye'de ocak ayında 84 bin 556, şubatta 101 bin 703, martta 117 bin 205, nisanda 106 bin 348, mayısta 114 bin 800 ve haziranda ise 106 bin 187 konut satıldı.


AA




Haber Hürriyet Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı;


15 Temmuz darbe girişimi sonrası inşaat sektöründe kampanya seferberliği başladı. Emlak Konut GYO ve GYODER elini taşın altına koydu. 60 bin gayrimenkulde faiz 0.7'ye, peşinat yüzde 20'ye çekildi, vade ise 120 aya uzadı. Yoğun talep gören kampanya konut pazarını hareketlendirdi. Bankaların da konut kredi faizini düşürmesi ile konut satışları arttı. Sektör temsilcileri bu yıl satışlarda tarihi rekor bekliyor. 


Emlak Konut GYO ile Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) kampanya seferberliği başlattı. Yaklaşık 60 bin konutun 1-31 Ağustos tarihlerinde 120 ay vade, yüzde 20 peşin ve 0.70 faizle satılacağı duyuruldu. Gayrimenkul sektörüne canlılık getirmesi hedeflenen kampanyaya yoğun ilgi oldu. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen satış ofisleri doldu ilk haftada Emlak Konut projelerinden yapılan satış 1 milyar TL yi aştı. 


REKOR SATIŞ BEKLENİYOR 

İnşaat sektörü kendi imkânlar: ile faizi 0.7'ye çekince Cumhur başkam Recep Tayyip Erdoğan, bankalara yönelik 'Faizleri yüzde 9'a çekin' çağrısı yapmıştı. Bankalar bu çağrıya yanıt verdi. Peş peşe yapılan açıklamalarla konut kredilerinde faiz oranlarım yüzde 1'in altına çekmeye başladı. Bankalardan gelen desteğin de sürmesi ile bu yıl gayrimenkul sektöründe rekor satış yapılması bekleniyor. 


ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYDUK 

15 Temmuz darbe girişimi sonrası GYODER'ın daha güçlü bir Türkiye için elini taşın altına koyduğunu belirten GYODER Başkam Aziz Torun, "Gayrimenkul Sektörü Güç Birliği kampanyası bu amaçla attığımız önemli adımlardan ilki. GYODER üyesi 48 üye firmanın 119 projesinden 60 bine yakın gayrimenkul, 10 yıl vadeli ve aylık yüzde 0.7'lik bir kredi faizi ile tüketiciye sunuluyor. 31 Ağustos'a kadar geçerli olan bu tarihi kampanya ile amacımız ülke ekonomisine katkı sağlamak ve sektöre ivme kazandırmaktır. Ülkemize ve sektörümüze sahip çıkıyoruz. İşimizin başındayız, üretmeye ve yatırım yapmaya devam ediyoruz" dedi. 


TANITIM TURUNA ÇIKILACAK 

Gayrimenkul sektörünün üreten, vergi veren 2 milyon kişiye istihdam sağlayan ve 200 alt sektörü besleyen bir sektör olduğunu söyleyen Torun, 2023 hedefleri olan Türkiye için gayrimenkul sektörünün stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti. Yurtiçinde yapılan kampanyaya ek olarak Türkiye'nin yurtdışında tanıtımı için de projeler geliştirdiklerini belirten Torun, "Ekonomi Bakanlığının önderliğinde oluşturulan TİM, DEIK, TUSIAD, MÜSİAD, gibi STK'larla birlikte GYODER olarak yurt dışında, özellikle AB ülkeleri olmak üzere Tüı kiye algısını güçlendirmek üzere çalışmalara katılacak, siyasi ve ekonomik istikrar ile büyüyen, gelişen, güvenli ve huzurlu bir ülke olduğumuzu anlatacağız. GYODER olarak ise 3 ay içinde yurtdışında 3 ayrı fuara katılıyoruz. Eylül ayında Dubai, Ekim ayında Kuveyt ve Kasım ayında da Cidde Cityscape fuarlarında olacağız" dedi. 


KAMUDAN DESTEK BEKLENİYOR 

Türkiye'de güçlü demokrasinin kanıtlandığını, güçlü bir ekonomi için de iş dünyasına önemli görevler düştüğünü belirten gayrimenkul sektörü temsilcileri kamudan da destek bekliyor 15 Temmuz'da yaşanan talihsiz olaydan sonra tüm Türkiye'nin güç birliği yaparak her konuda tek vücut olduğunu söyleyen İstanbul İnşaatçılar Derneği (INDER) Başkam Nazmi Durbakayım, "İnşaat firmaları gerek bireysel gerekse birlikte hareket ederek, uygun faiz ödeme koşullan ve fiyat artışı olmaksızın konut ihtiyaçlarını karşılama karan aldı. Çevre ve Şehircilik Bakam ile bir araya gelen sektör temsilcileri, güç birliği için herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini açıkladı. Bu kapsamda bakanlık yabancı satışlarını desteklemek için vatandaşlık hakkı ve oturma izinleri konusunda özendirici adımlan bir an önce atacağım belirtti. Aynı zamanda yabancıya yapılan satışların ihracat kapsamında değerlendirilmesi için çalışmaların yapılması için çalışma yapılacağının da sinyalini verdi. Diğer taraftan KDV düzenlemesi, harçların makul seviyeye çekilmesi damga vergisi gibi yüklerin hafifletilmesi gibi teşvik edici girişimlerine sıcak takan bakanlık; böylece daha ucuza konut üretilmesi için üzerine düşen görevi yapabileceğinin işaretim verdi" dedi. 


İHTİYACA GÖRE KONUT YAPILMALI 

Gayrimenkul sektörünün son 10 yıldır çok önemli büyüme gösterdiğini ifade eden EYG Grup icra Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, "Gayrimenkul sektöründe nüfus artışından kaynaklı her yıl 600 bin yeni konut ihtiyacı oluşuyor. Her yıl 600 bin konut üreterek büyüyen bu sektör son 10 yılını hep zirvede geçirdi. Türkiye'de yıllık ihtiyaç duyulan konutun üzerinde bir üretim sağlanıyor. Minimum 600 bin konut üretilmesi gerekirken 900 bin konut ruhsatlandırılabiliyor. Buda sektör oyuncularının konut geliştirmeye devam edeceğim aynı zamanda da üretebilme becerisinin arttığını gösteriyor. " dedi.


Bugünün ve geleceğin trendlerinin doğru analiz edilerek doğacak ihtiyaçlara göre projeler yapılması gerektiğini belitten Çelik, kamunun da. sektörün önlerini açacak vizyonla hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti. Çelik,"Belediyeler imar yapıp ruhsat veren konumundan çıkıp, şehitlerinin yaşanacak alanlarını çalışılacak alanlarını eğlence sanat spot alanlarını yaşam konforlarını artıracak şekilde planlayan birimlere dönüşmeli" dedi. 


15 TEMMUZ YENİ BİR MİLAT 

15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin tüm ülke vatandaşlarının inanç bütünlüğünü sağladığı gibi şer bir olaydan da buyuk bir hayır çıktığını söyleyen Ömer Faruk Çelik. "Konu vatan, millet ve demokrasi olunca, hangi görüşte, hangi inançta olursa olsun, halkımızın nasıl tek yürek tek bilek haline gelebileceği görülmüştür. Artık, ülkemizde başka bir 15 Temmuz un yaşanmayacağı böyle bir kalkışmaya kimsenin kolay kolay cesaret edemeyeceği bir iklim oluşmuştur. Şimdi artık devletin, siyasetin, bürokrasinin ve iş dünyasının üzerinde daha buyuk bir sorumluluk yüklenmiştir. Bugün geldiğimiz noktada dünkü ezberlerin bozulup yeni trendlerin oluşumuna, iş modellerinin yavaş yavaş değişmesine ihtiyaç olduğu görülüyor. Eğer Türkiye 14 Temmuz'daki paradigmalarını değiştirir. 15 Temmuz'u yeni bir milat olarak ele almayı başarabilirse; Yepyeni bir Türkiye'ye ve çok güçlü bir ekonomiye ulaşmamızda hiçbir engel kalmayacaktır" dedi. 


YENİ FİNANSMAN MODELLERİ 

Sektörün sağlıklı büyümesi için baz: düzenlemeler de gerektiğini belirten Aziz Torun şunla ti söyledi: "Başta büyük şehitlerimiz olmak üzere, ülkemizde şu anda yaşanan kentsel dönüşüm sürecini kapsamlı bir imar reformu ile planlamalıyız. Sektörümüzün üzerindeki yüzde 14'e kadar varan vergi ve harç yükü hafifletilmeli, sektörde haksız uygulamalara sebebiyet veren KDV uygulamaları çözümlenmeli. Tüketiciyi Koruma Kanunun getirdiği cayma hakkının oluşturduğu risk düzeltilmeli. Sermaye piyasası ve yeni finansal modelleri kullanmaya özendirmeli ve güçlendirmeliyiz Yabana yatırımcının talep ve beklentilerini göre farklı projeler üretmenin yanı sıra ürün çeşitliliğini de artırmalıyız. Gayrimenkul piyasasının finansman modelleri bakımından çeşitlendirilmesi, firmalarımızın öz kaynağım güçlendirilmesi için halka arz, fonlar, gayrimenkul sertifikası, kira sertifikası, tahvil gibi sermaye piyasası araçlarını kullanarak, yabancı sermayenin gayrimenkul sektörüne girişin: ve akışım sağlamalıyız. Sat yapa dayalı bir finansman modeli uzun vadede sektörü zorlayacağım düşünüyoruz. Güçlü finansal yapılar oluşturulması için sermaye piyasası araçları yanında, güçlü iş ortaldıklarına da açık olmalıyız Bunun için de şirketlerimizi kurumsal ve şeffaf yapılara kavuşturmalıyız " 


DESTEK YATIRIMI HIZLANDIRIR 

Türkiye Müteahhitler Birliğinin (TMB) uluslararası sektör kuruluşlarına ve yabancı misyon temsilcilerine bilgilendirme mektupları gönderdiğini belirten TMB Başkanı Mithat Yenigün, "Mektuplarda ekonominin mevcut durumu ve Türkiye'nin demokrasiye bağlılığı ile Turk ekonomisinin ve inşaat sektörünün gücü vurgulanmıştır, ilişkilerimizin geliştirilmesi, yurtiçinde ve yurtdışında yatırımların artırılması için üzerimize düşen sorumluluk, her zaman olduğundan daha buyuk bir kararlılıkla yerine getirilecektir. Bu süreçte, devletimizin sağlayacağı teşvik ve finansal destekler, yeni pazarlarda atılımlarımıza hız katacaktır" dedi. 


Yenigün, darbe girişimiyle sadece demokrasiye karşı değil, ekonomik büyüme ve kalkınma hedeflerine, iç ve dış dengelere ve Türkiye ekonomisinin uluslararası yatırım çekme potansiyeline de kast edildiğini söyledi. Ülkede hızlı toparlanmanın devam ettiğini belirten Yenigün, "Süreç normalleştikçe, kurumlar yeniden çalışır hale geldikçe, iç ve dış platformda güvenin yeniden tesis edilmesi ve hayatın normal akışına geri dönmesi sonrasında sistem daha da güçlenebilecek; dinamik ve potansiyeli yüksek Türkiye ekonomisi kür esel akımlar açısından yemden pozitif bir döngüye girebilecektir. Türkiye'nin hızla ve etkinlikle ekonomik ve sosyal reform sürecini hayata geçirmesi; tasarrufların artırılması, üretim ve dış ticaret süreçlerinin desteklenmeye devam etmesi, ticaret ve yatırım politikalarının doğrudan yabana yatırımlan ve katma değeri yüksek ihracata yönelimi teşvik edecek biçimde yemden düzenlenmesi, aynca bilgi ve insan tabanlı sermayeye yüksek oranda yatırım yapılması her zamankinden de fazla derecede önem kazanmaktadır" diye konuştu. 


Hürriyet