Sektörel

Krizin etkisi daha görülmedi, dış borcu yüksek reel sektör tehlikede

Türkiye'nin mortgage krizinden çok fazla etkilenmediğini belirten Hazine eski Müsteşarı Mahfi Eğilmez, Türk şirketlerinin bilançolarında yılın son çeyreğinde bozulmalar olabileceği uyarısında bulundu.

ABD başta olmak üzere neredeyse tüm uluslararası piyasalarda hasara yol açan mortgage (ipotekli konut finansmanı sistemi) krizi, dünyanın dev bankalarında önemli zararlara neden olurken, birçok kişinin de işini kaybetmesine neden oluyor. Türkiye'nin mortgage krizinden şimdiye kadar fazla etkilenmediğini belirten Hazine eski Müsteşarı Ekonomist Mahfi Eğilmez, Türk şirketlerinin bilançolarında yılın son çeyreğinde bozulmalar olabileceği konusunda uyarıda bulundu. Krizin Türkiye'ye etkisinin şimdilik borsa, faiz ve kur üçgeninde sınırlı kaldığını ifade eden Eğilmez, iç siyasi belirsizliklerle birlikte Türkiye'nin global sıkıntılardan daha fazla etkilenebileceğine dikkat çekti.
Değerler aşırı şişmişti
Türkiye'nin uluslararası piyasaları etkisi altına alan krizinden etkilenmemesinin mümkün olmadığını vurgulayan Eğilmez, "Çünkü çok yüksek bir cari açığımız var. Reel faizimiz de yeteri kadar yüksek. Biz herhangi bir önlem alsak da almasak da kur yükselecek, enflasyon artacak" diye konuştu. Global krizin her zaman olduğu gibi yine finansal nedenlerden ortaya çıktığının altını çizen Eğilmez, çok para kazanma hırsının değerleri aşırı şişirdiğine bunun sonucunda da krizlerin meydana geldiğine kaydetti. Global piyasaları saran mortgage krizinin orta vadede dış borcu yüksek reel kesimi de etkisi altına alacağını ifade eden Eğilmez, "Bu seferki krizin oldukça uzun süreceğini sanıyorum. ABD bu krizden çıkmadığı sürece dünyanın toparlanması da mümkün görünmüyor" dedi.
Türkiye'de, sıcak para girişlerinin kurları aşağı çekmesiyle dış borçlanmanın cazip hale geldiği son beş yılda, özel sektörün dış borcu yüzde 266,4 oranında 114.9 milyar dolar artarak 158 milyar dolara yükseldi. Bu artışın 47.4 milyar doları bankalar, 67.5 milyar doları ise şirketlerden kaynaklandı. Bankaların dış borcu 57.6 milyar, şirketlerinki ise 100.5 milyar dolara ulaştı. Eğilmez, ABD'deki krizin artık mortgage krizini de aşma noktasına geldiğine dikkat çekti.
Bilançolar incelenmeli
"Uluslararası piyasalarda işlerin nasıl gittiğini anlayabilmek için büyüme, enflasyon ve cari açık gibi makro verilere bakıyorduk" diye konuşan Eğilmez, bu davranış biçiminin doğru olduğunu ancak artık şirketlerin kârları, satışları, finansal yapıları gibi verilere de bakmanın gerekli olduğunu söyledi. ABD'li finansal şirketlerin yanı sıra Avrupalı şirketlerinde zarar açıklamaya başlayacaklarını belirten Eğilmez, ABD'de bozulan mali sisteme karşı alınan önlemlerin de yetersiz olduğunu, bu durumun ülkede enflasyonu körükleyebileceğini ifade etti.
Özel sektörün dış borcu git gide artış gösteriyor
Özel sektör dış borcunda 2003 yılından itibaren başlayan artış izleyen dönemde giderek hızlandı. Türkiye'nin 2002 sonu itibariyle 129.7 milyar dolar olan dış borç stokunun 64.5 milyar doları kamuya, 22 milyar doları Merkez Bankası'na 43.1 milyar doları ise özel sektöre ait bulunuyordu. 2007 sonuna kadar olan beş yıllık dönemde toplam borç 90.6 oranında 117.5 milyar dolar artarak 247.2 milyar dolara çıktı. Bu dönemde kamunun borcu 8.8 milyar dolarla yüzde 13.7 oranında bir artış gösterirken, Merkez Bankası'nın dış borcu yüzde 28.2 oranında 6.2 milyar dolar küçüldü. Özel sektörün toplam dış borcu ise aynı dönemde yüzde 266.4 oranında 114.9 milyar dolar artarak 158 milyar doları aştı.
(PINAR SUNGUR/REFERANS)