Sektörel

Küçük müteahhit nakitte zora mı düştü?

Orta gelirli vatandaşın nakitte kalma isteği küçük müteahhitleri de etkiledi. Mahalle aralarında inşa edilen evler müteahhidin elinde kaldı. Büyük müteahhitler ise çareyi, uzun vade ve şirket içi düşük vade farklarıyla konut satmakta buldu.

 

"Gayrimenkulde sıkıntı var mı yok mu?" tartışmaları devam ederken, sektörün alt katmanlarında bulunan küçük işletmelerde büyük bir durgunluk başgösterdi. Yeni Şafak'tan Emine Açar'dan haberine göre, finansmana ulaşmada zorlanan küçük müteahhitler, elindeki daireleri de satamayınca iyice köşeye sıkıştı. Buna müşterinin “fiyatlar daha da düşer” beklentisinin eklenmesi de nakit sıkışıklığını had safhaya çıkardı. Görüşlerine başvurduğumuz yapsatçıların birçoğu projeleri kat karşılığı yaptıklarını ve yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlandıklarını belirtti.

KREDİLERLE DÖNÜYOR

İnşaat firmalarının büyük çoğunluğu özkaynaklarla proje geliştirmiyor ve daha çok bankalardan kredi kullanılarak iş yapılıyor. Nitekim sektörün bankalardan kullandırdığı kredi miktarının son açıklanan verilere göre 165 milyar liraya dayandığı belirtiliyor. ‘Mahalle müteahhidi’ olarak da nitelendirilen yapsatçılar, ellerindeki konutu satmakta zorlanınca krediyi ödeyememe riskiyle karşı karşıya kaldıklarını söylüyor. Bu konuya büyük inşaat firmalarının kendi içinde çözüm üretebildiğini belirten yapsatçılar, herkesin nakitte kalmak istediği bir dönemde büyük çoğunluğun mahalle arasındaki site içinde olmayan konut projelerinden ev almadığına dikkat çekiyor.

Marka firmalar 'mevduatın dursun' formülü üretti

Büyük çapta iş yapan inşaat firmaları ise konut satarken mevduat sahibine uygun ödeme planları hazırlıyor. Böylece parası olan evi teslim alana kadarki sürede nakitte kalıp evi teslim aldıktan sonra da düşük vade farkı ve uzun vade ile konut fiyatını ödeyebiliyor. Birçoğu bankalarla anlaşıp kredide aradaki farkı da kendisi üstlenebiliyor. Ancak bu modelin de sürdürülebilir olmadığı belirtiliyor. Markalı konut üreticilerinin de belli riskler taşıdığını söyleyen finans uzmanları, buna pahalı arsayı örnek gösteriyor. Müteahhidin pahalı arsayı alıp projeye girmesinin konutun satılamaması durumunda büyük inşaat firmalarını da zorlayacağı söyleniyor.


Satılan evin iki katı kadar üretim var

 


Son dönemlerde yaşanan sıkıntının bir başka nedeni olarak inşaat firmalarının sayısındaki artış olarak gösteriliyor. Türkiye’de parası olan herkesin inşaat yapabildiğini belirten sektör temsilcileri, bunun da satılamayan konut sayısını artırdığını aktarıyor. Satılan evin 2 katı kadar inşaat yapıldığını belirten müteahhitlerin ortak değerlendirmesi şu şekilde: “Üretim fazla olunca herkesi mutlu edecek satışlar olmuyor. Bankalar kredi faizlerini yükseltiyor. Bu da üreticinin karını eritiyor. Satışlarda sıkıntı var. Kimsenin ağzının tadı kalmıyor.”


Bir güven bunalımı başgösterdi

 

Adnan Polat

 

Konuyla ilgili sıkıntıyı ilk Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat gündeme getirmişti. Polat, mevduat faizleri yüzde 14’lere çıktığı için yatırımcının gayrimenkul almak yerine parasını mevduatta tuttuğunu belirtmişti. Polat’ın 2 ay önce yaptığı çarpıcı açıklamalar şöyle: “Firmalarda nakit akışı sıkıntı olursa ve bankalarda bu durumu çözmezse, Türkiye’de gayrimenkul sektöründe büyük sıkıntılar olabilir. Faizlerin aşağıya çekilmesi gerekiyor. Sektör 200 alt sektörü besliyor.”