İmar

Kuşadası'nda imar tepkisi!

Kuşadası imar planlarında daha önce turizm, takiben konut imarlı iken bölgede toprak hareketi yaşanması nedeniyle imar hakları dondurulmuş, bölgede imar planlarına tepki sürüyor.

Kuşadalı müvekkillerime aileden intikal etmiş Kuşadası Boyalık Mevkiinde 142 parselde leb-i derya arsa ile ilgili olarak bir süredir yerel ve ulusal basında gerçeklerle bağdaşmayan, kişi ve kurumlar üzerinde baskı oluşturmayı hedefleyen eksik ve yanıltıcı yazılar çıkmaktadır. Bahis konusu arsanın heyelan alanında kaldığı ve mal sahipleri tarafından TC Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na imar haklarının iadesine yönelik yapılan talebin, TC Kuşadası Belediye Başkanlığı’nın olumsuz tavrına rağmen Büyükşehir Belediye Başkanlığınca olumlu değerlendirildiği kaydedilmektedir.


Bahis konusu arsa Kuşadası imar planlarında daha önce turizm, takiben konut imarlı iken bölgede toprak hareketi yaşanması nedeniyle imar hakları dondurulmuştur. Bu alanda yaklaşık 40.000 m2 lik bir bölümde zaman zaman yer hareketleri yaşandığı bilinen bir husustur. Ancak, takdir olunmalıdır ki günümüzün bilim ve teknoloji imkanları içinde gerekli teknik tedbirler alınmak suretiyle balçık alanda dahi güvenli inşaat yapılabilmektedir. Yıllar boyu Kuşadası sahilleri ağır yapılarla betonlanırken mağduriyet içinde bekleyen malikler arsada gerekli tetkik ve çalışmaları gerçekleştirmiş, yetkili kurum ve kuruluşlara onaylatmış ve önlem almak kaydıyla eski imar haklarına kavuşmak üzere girişimlerini sürdürmüşler, bu gibi arsalarda inşaat yapılabilmesi için gerekli teknik ve resmi adımları birer birer tamamlamışlardır. Kuşadası’nda sürekli yaşandığının aksine maliklerin esasen düşük olan 0.40 inşaat emsalini yükseltmek veya 2 kat olan inşaat yüksekliğini arttırmak gibi bir talepleri de olmamıştır.


Sahada İstanbul’dan getirilen uzman zemin firması Ankara’dan gelen T.C. Başbakanlık AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) uzman denetçileri huzurunda çok yönlü tetkik ve araştırmalar yapmış, bulgular laboratuvarlarda değerlendirilmiş ve hazırlanan kapsamlı rapor T.C. Başbakanlık AFAD onayına sunulmuş ve onaylamıştır. Rapor, özetle, 12 metredeki sert zemine 5 metre saplanacak beton kazıklama sistemiyle burada güvenli inşaat yapılabileceğini karara bağlamıştır. Aynı rapor kuzey komşu 141 parsel tarafından da hazırlatılmış, benzer neticeleri içeren bu ikinci raporda T.C. Başbakanlık AFAD Başkanlığı tarafından onanmıştır. Zemin raporu TC Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü Yerbilimsel Etütler Daire Başkanlığı tarafından da desteklenmiştir. TC Aydın Valiliği de Kuşadası Belediyesi’ne gönderdiği yazıda bahis konusu arsada TC Başbakanlık AFAD onanlı raporlara göre işlem yapılmasını talimatlandırmıştır.


Ayrıca, alanımızı içeren Kuşadası 1/5000 Nazım İmar Planında parselimiz konut imarına açık olup, esasen 1/1000 Uygulama İmar Planını 1/5000 ölçekli üst plana uygun hale getirmek yasal bir zorunluluktur.

Diğer taraftan, bahis konusu maksatlı basın yazılarında Kuşadası sahilinde yasanın öngördüğü 1992 yılı kısmı yapılaşma bulunmadığı, bu cihetle inşaat alanının kıyıdan 50 metre geri çekilmesi gerektiği ifade ediliyorsa da bu hususta gerçek dışıdır. Kuşadası Belediyesi’nin resmi belgelerinde 1992 yılı itibariyle Kuşadası sahilinde kısmı yapılaşma gerçekleştiği teyit edilmiş, bu husus Kuşadası Belediyesi Meclisi’ nde de karar altına alınmış, ve buna göre çeşitli sahil tesislerinin inşaatına gerek Kuşadası Belediyesi gerekse TC Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından izin verilmiştir. Hemen kuzeyimizdeki Kadınlar Denizi mevkiinde kıyı çizgisinden çekme mesafesi 10 m olarak uygulanmaktadır. Buna rağmen burada tamamlanan Rezidans-Çarşı yapısının kıyı kenar çizgisinden 0 (sıfır) m çekildiği malumdur. Kuzey bitişik komşumuz 141 parseldeki 1983 yılı ruhsatlı, 1984 iskan izinli villa yapılarının kıyı çizgisinden 20 metre çekildiği dikkate alınarak ilgili mevzuat çerçevesinde parselimizde de kıyı kenar çizgisinden 20 metre çekme uygulanmıştır. Önceki imarımızda kıyıdan çekme yoktur. Çevre tamamen yapılaşmış olup arsamızda yapılacak zemin iyileştirme faaliyetinin tampon teşkil ederek alanı heyelan açısından güvenli hale getireceği de açıktır. Mal sahiplerini Kuşadası Belediyesi’den mağduriyetlerinin giderilmesini, TC AFAD onanlı raporda belirtilen önlemleri almak kaydıyla eski imar haklarının iadesini mükerrer olarak talep etmişlerse de Kuşadası Belediyesi ODTU öğretim üyelerine hazırlattıkları ve resmi bir hüviyeti bulunmayan özel bir raporu öne sürerek bu talepleri ısrarla geri çevirmiştir. Özetle, TC Kuşadası Belediyesi TC Başbakanlık AFAD, TC Şehircilik Bakanlığı Yerbilimleri Daire Başkanlığı, TC Aydın Valiliği ve nihayet TC Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından uygun görülen bu iade-i hak talebine karşı direnmekte ve öz Adalı vatandaşlarını mağdur etmektedir. Ancak diğer taraftan, Kuşadası Belediye Başkanlığı aynı yıllarda güney komşumuz parseldeki otelin 5 kat olan yüksekliğini 7 kata yükseltmiş, üstünde apart otel bulunan arka komşu parselimizin inşaat emsalini de 0.40 dan 1.00 e yüksekliğini de 2 kattan 5 kata çıkartmıştır. Güney komşu parselimizdeki otel arsasının aynı şekilde heyelana maruz bulunduğu, ancak otelin inşaatının bize önerilen önlemleri kullanarak tamamlandığı da bilinmektedir. Bazı odakların bu kıymetli arsamızı imarsız olarak değerinin altında bir bedelle ele geçirmeye çalıştıkları bilinen bir husustur.

Bu çerçevede, malikler TC. Aydın Büyükşehir Başkanlığı’na başvurarak askıya alınan imar haklarının ‘Önlemi Alan’ kaydiyle iadesi ve 1/1000 ölçekli imar planının üst ölçekli 1/5000 imar planına uygun hale getirilmesi talep etmiş; Büyükşehir Belediye Meclisi de kapsamlı bir incelemeden sonra maliklerin talebini onaylarak mağduriyete son vermiş ve 1/5000 Nazım Imar Planını 1/1000 Uygulama Imar Planı ile uyumlu hale getirmiştir. Kuşadası sahillerindeki süregelen imar talanı, Kuşadası’nın turizm potansiyelini öldürmüş; Çeşme ve Bodrum Kuşadası’nı ezmiş geçmiş, Kuşadası’nda belli çevrelerin inşaat emsal ve yükseklikleri artırılarak parsel bazında ayrıcalıklı imar hakları tanınması özgün mimari kimlik ve dokunun tümüyle kaybedilmesine neden olmuş, Kuşadası itici ve şekilsiz bir beton ormanına dönüştürülmüştür. Bunun son örnekleri Davutlar Körfezi’nde mevcut yapı dokusunu reddeden, Milli Park siluetini yaralayan otel yapısı ile Kuşadası’nın kuzey sahilinde de benzer ayrıcaIıklı uygulamalardır. Rant için Kuşadası’nı “Türkiye’nin imar çöplüğü” haline getiren, bu nadide turizm ve tarih ve doğa merkezini bir ‘görsel gürültü’ ye dönüştüren ve bu talana seyirci kalanların, bugün yıllarca mağdur edilmiş Kuşadalı bir ailenin yapacağı birkaç 2 katlı yazlık evi tarafımızca bilinen nedenlerle engellemeye, sahte bir kamuoyu tesis etmeye çalışmaları bu bağlamda TC Aydın Büyükşehir Belediyesi’ni karalamaları kabul edilemez bir keyfiyettir.