Kent Haberleri

Manisa'da riskli yapıları belirleyip, sağlıklı önlemler alabiliriz!

Manisa Akhisar'da peş peşe yaşanan depremlerin ardından vatandaşlar her an deprem olacakmış gibi tetikte yaşıyor. Mimarlar Odası Akhisar Şube Başkanı Gülden Şataf Erhun, "Bir yapı envanteri oluşturmamız gerekiyor, riskli yapıları belirleyip daha sağlıklı önlemler alınabilir" dedi...

Depremlerle sarsılan Manisa Akhisar’da halk korku içinde yaşamını devam ettirmeye çalışıyor. Her an deprem olacak gibi tetikte bekleyen halk depremden dolayı evlerine giremediklerini, çadırda kaldıklarını belirtiyor. Sarsıntılardan en çok etkilenen bölgelerin başında gelen Karakurt ve Musalar’da çadırda zor hayat sürdüren vatandaşlar konuştu.

BirGün gazetesinden Aycan Karadağ'ın haberine göre, Manisa’nın önemli ilçelerinden Akhisar’da son dönemde sık sık sarsıntı yaşanıyor. 22 Ocak'ta 5,6 büyüklükte sallanan ilçede neredeyse her gün artçı depremler yaşanıyor. Uzmanlar bölgede ciddi enerji yüklü fay hatları geçtiğini ve bu yüzden daha büyük bir deprem olmasını beklediklerine dikkat çektiler. Akhisar Belediyesi, 4 Şubat itibariyle; acil yıkılacak yapı sayısı 17, ağır hasarlı yapı 140 ve az hasarlı yapı sayısının ise 397 olduğunu duyurdu.

Karakurt ve Musalar mahallelerinde çadır kent kurulmuş durumda. Mahalleliler, “Psikolojimiz çok bozuk. Çocuklarımızın psikolojisi daha da bozuk. Ne zaman deprem olacak diye tetikte bekliyoruz” şeklinde konuşuyor. Yapılarda hasar tespitlerinin hâlâ yapılmadığını ifade eden vatandaşlar, zor şartlar altında yaşıyor. Akhisar Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Mimarlar Odası Akhisar Şube Başkanı Gülden Şataf Erhun ve İnşaat Mühendisleri Odası Akhisar Şube Başkanı Mustafa Şen de bölgede yapılması gerekenleri açıkladı.

HER AN DEPREM OLACAK GİBİ YAŞAMAK ÇOK ZOR

680 haneli Karakurt Mahallesi’nde 86 ağır hasarlı yapı bulunuyor. Mahalleli 181 çadırda yaşıyor. Genellikle geceleri çadıra giden vatandaşlar, havaların soğumasıyla hastalıkla da mücadele ediyor. Mahalle muhtarı İdris Kart, “Sayın Vali İlyaslar'a gittiği zaman telefon ettik. ‘Ağır hasarlı binalar haricinde kimseye çadır verilmeyecek’ dedi. Biz de 21 tane çadır dağıttık ve bitirdik. Vali, ‘dağıttıklarınızı da geri toplayın’ dedi ama biz toplamadık. Daha çadıra ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.

Çadırda yaşayan Fatma Özkaya, “Psikolojimiz çok bozuk. Her an deprem olacak gibi yaşamak çok zor. Her gün deprem oluyor. Ne olacak bilemiyoruz. Evime hala bakmadılar. Alt mahalleye gelmişler ama bize henüz kimse gelmedi. AFAD yetişemiyor evlerin hepsine. Evlere giriyoruz çıkıyoruz ama çadırlara yerleştik resmen. Zaten depremden dolayı evlere giremiyoruz sürekli. Ben hastayım, çadırlar da soğuk ama durumumuz bu. Yemek falan getiriyorlar bize. Ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorlar” şeklinde konuştu.

Bölge vatandaşlarından Emine Üren de şöyle konuştu: “İki çocuğum var. İkisi de çok korkuyor. En çok çocuklarımızın psikolojisi bozuldu. Eve gitmek istemiyorlar. Çadırda kalıyoruz. Şartlarımız gördüğünüz gibi… Evimizin deposunda biraz çatlak var. Çadırlar koruyor ama ne kadar da olsa bir evin yerini tutmuyor. Babaannemiz ve dedemiz vardı onlar üşüdükleri için gittiler. Okul pazartesi günü başlayacak ama çocuklarımız nasıl girecek, öğretmenler nasıl ders verecek bilmiyorum. Okul sağlam ama çocukların aklı hep depremde, ne zaman sallanacağız diye düşünüyorlar. Eski evler falan hep patladı, yıkıldı çoğunda hasar var. Yeni evlerin çoğunda hasar yok ancak bazı evlerin durumu oldukça kötü. Çocuklara tek katlı bir okul istiyorum deprem olursa hemen tahliye etsinler.”

Yaklaşık 170 nüfusun olduğu Musalar da ise vatandaşlar 8 tane küçük çadırda yaşıyor. Çadır bulamayanlar ise arabalarında yatıyor. Vatandaşların en büyük şikâyeti ise, hasar raporlarının hazırlanırken yeterli incelemelerde bulunulmaması. İsmail Özden, “Evimin her yeri çatlak. Gelen ekipler bu eve hafif hasarlı dedi. 2 farklı yerden çekim aldılar gittiler. İlgilenilmedi. Mağdurum. Babam 85 yaşında yaşlı, eşim kalbinden ameliyat oldu. Konunun düzeltilmesini istiyoruz” ifadelerinde bulundu.

Ailesi ile arabada kalan Mehmet Arık ise, “Çadırlar daha sağlıklı değil. Yağmur yağıyor alttan su alıyor. Bu bölgede zaten her kişiye çadır verilmedi. Ben zaten çadır için bir talepte bulunmadım. Kendi arabamda kalıyorum. Eşimle beraber burada kalıyoruz geceleri, gündüzleri eve giriyoruz. Benim evime az hasarlı dediler. Ancak evimin az hasarlı olduğunu düşünmüyorum. O yüzden tekrar incelenmesini talep ediyorum. Biz gelen arkadaşa evimize resmen zorla baktırdık. Ama düzgün incelediğini düşünmüyorum o yüzden tekrar incelenmesini talep ediyorum” şeklinde konuştu.

Yardımlar şu ana kadar 200 bin TL üzerinde

Akhisar Belediye Başkanı Besim Dutlulu, deprem izleme istasyonları kurmak için çalışmalara başladıklarına dikkat çekerek, “Çadırlara yerleşen vatandaşlarımız soğukta kalmasın diye önce elektrik tesisatları döşedik daha sonra başkanlık katımız da dahil olmak üzere tüm ısıtıcılarımızı toplayarak ve yeni ısıtıcılar da alarak çadırlarda kalan vatandaşlarımıza verdik. Belediyemizin tüm araçlarını, Buna makam araçlarımız da dahil ulaşım talebinde bulunan vatandaşlarımız için seferber ettik. Evlerine girmekte tedirgin olan vatandaşlarımızın yurtlara yerleştirilmesine yardımcı olduk. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın yönlendirmesiyle yapılan afet etkisi belirleme çalışmalarının ardından ağır ve az hasarlı bina sahiplerine nakit yardımın yanı sıra malzeme desteği dağıtımına başladık ve bu dağıtım devam ediyor. Bakanlığımızın Akhisar için verdiği acil yardım ödeneğini Akhisar Belediyesi olarak öncelikle, ağır hasarlı bina sahiplerine ulaştırdık. Bakanlık yetkililerinin belirlediği Ziraat Bankaları'na yatırılan bu yardımlar şu ana kadar 200 bin TL üzerinde. Bu yardımlar koordinasyon halinde sürekli devam ediyor. Kriz yönetimi ve olaylara hızlı müdahale etme açısından Akhisar Belediyesi'nin başarılı bir sınav atlattığını düşünüyorum. Halkımızdan da hep bu yönde geri dönüşler alıyorum” açıklamalarında bulundu.

Bir yapı envanteri oluşturmamız gerekiyor

Mimarlar Odası Akhisar Şube Başkanı Gülden Şataf Erhun şöyle konuştu:

“Kaçak ya da projesiz yapılar sorun yaratmaktadır. Bizim gezip incelediğimiz yerlerde açıkça görüyoruz ki mevcut yapılarımızın incelenmesi çok gerekli. Bir yapı envanteri oluşturmamız gerekiyor. Riskli yapıları belirleyip daha sağlıklı bir önlem alınabilir. İmar barışı büyük bir hata. Böyle bir af çıkmamalıdır. Usulüz binalara ruhsat verilerek facialara yol veriliyor. Depremler ve doğal afetler ülkemizin gerçeğidir. Bu nedenle toplumda deprem bilincinin oluşturulması önemlidir. Deprem bölgesini incelediğimizde açıkça görülüyor ki mühendislik hizmeti almamış yapılar çok hasarlı ve oturulmaz durumdadır. Biz Mimarlar Odası olarak Akhisar’ın yapı envanterini oluşturma çalışmalarına başladık, değerlendirmeler sonunda riskli yapılar belirlenecek ve gerekli kararlar alınacaktır. Nitelikli yapı stoku oluşturmak için Belediyelerin Meslek Odaları ile işbirliği yapması gerekmektedir.”

Projelere belediyelerin yanında odalarında bakması daha sağlıklı

İnşaat Mühendisleri Odası Akhisar Şube Başkanı Mustafa Şen ise kırsal kesimlerin en büyük sıkıntısının mühendislik hizmeti almamış yapıların olduğunu vurgulayarak, “Şehir içine baktığımızda hepsi mühendislik hizmeti adı altında yapılıyor ama denetleme sıkıntısı oluşuyor. Biz burada oda onayları olsun daha fazla denetleme olsun istiyoruz. Projelere belediyelerin yanında odalarında bakması daha sağlıklı olur. Bir fazla göz buradaki inşaat kalitesini daha farklı seviyelere getirecektir diye düşünüyorum. Bu işler sadece iyi projelerle bitmiyor. İyi uygulayıcılara da ihtiyaç var. Burada yakın dönem de bir müteahhitler derneği de kuruldu. Bu dernek ile iş birliğinde çalışarak büyük fayda sağlayabiliriz. Biz onların yanlışlarını düzelterek daha güvenli projelere vesile olabiliriz. Yine aynı şekilde ustaların eğitimi çok önemli. Ne kadar eğitimli müteahhitte olsa ne kadar iyi proje de olsa ustaların eğitimsizliği ya da ezber hataları bir projeyi bitirebilir. Devletin ustalık belgesi için yaptığı güzel uygulamalarda var. Ustaya gel diyor sınavı kazanırsan sınav parasını da ben karşılayacağım diyor. Ustalarımız bunları atlamamalı” diye konuştu.

Şen sözlerini şu şekilde bitirdi:

“Herkes bilinçli olursa herkes birbirinin yanlışını düzeltir. Yani bir süzgeç sistemi oluşur. Ustalık belgesi şart fakat genel olarak insanlar bunu önemsemiyor. Burada da bir denetleme mekanizması oluşması gerekir. Ekonomik standartları ayrı, mesleki yeterlilikleri ve deneyimleri ayrı. Bu standartlar herhangi bir kayırma gözetilme olmaksızın uygulanırsa iyi olur. Yapıları yapacak kişi ve/veya tüzel kişiler bir standarda oturur. Hasbelkader parası olup da müteahhitlik yapacak bilinçsiz insanların önüne konulan teknik eleman bulundurma zorunluluğu sayesinde daha sağlıklı binalar ortaya çıkacaktır.”

Manisa'daki depremde 305 ağır hasarlı konut tespit edildi! 
Manisalı depremzedeler için konteyner ev!