Sektörel

Mehmet Öksüzoğlu: Osmaniye'deki tesisin kaba inşaatı bitti

Ürettiği dev boruları dünyaya satan Şanlıurfalı sanayici Mehmet Öksüzoğlu, ev almak yerine bütçesini yatırıma ayırdı ve Mavi Akım projesine talip oldu

Küresel orkestrada yerel sazlar
Harran Ovası'na can veren, Rodos Barajı'ndan adayı ve birçok şehri besleyen suların geçtiği dev borular, Şanlıurfa'nın tek ağır sanayicisi Mehmet Öksüzoğlu'nun elinden çıkıyor. Türkiye ekonomisine kendi alanında sessiz sedasız yön vermekle kalmayan Ufuk Boru Sanayi'nin patronu Öksüzoğlu, ürettiği petrol, doğalgaz ve su borularının yüzde 75'ini Avrupa, Afrika ve Ortadoğu ülkelerine satıyor. Başladığı 50 milyon dolarlık Osmaniye'deki dev üretim tesisi yatırımıyla AB'ye girmeyi hedefleyen genç işadamı, ikinci Mavi Akım projesinde yer almayı planlıyor. Star'a Şanlıurfa'daki evinin kapılarını açan Öksüzoğlu'yla yatırımlarını, AB'yi, ekonomiyi, hükümeti ve özel yaşamını konuştuk:

Ürettiğiniz dev boruları dünyaya satıyorsunuz... Şanlıurfa'yı kimse ağır sanayisi ile tanımaz...
Petrol, doğalgaz ama özellikle de içme suyu boruları üretiyoruz. Ağır sanayi ile uğraşan kimse yok buralarda. Genelde tarım şehri olarak biliniriz biz, burada sanayiciliğin yapılacağını göstermiş olduk.       

Kimler sizin borularınızı kullanıyor?
Bir kere Harran Ovası'nın suları bizim borularımızdan geçiyor. Onun dışında DSİ, Kayseri Stadyumu, Gaziantep içmesuyu, Trabzon sahil geçiş yolu, İller Bankası Genel Müdürlüğü, İSDEMİR, bir çok şehrin kanalizasyon ve su işleri yaptığımız işlerden bazıları. Rodos Adası'nın Baraj projesi, Amman İçmesuyu, İspanya İçmesuyu temini, Yunanistan projeleri de yaptıklarımız arasında bulunuyor.

Doğalgaz borularınızla Mavi Akım'da da olacak mısınız?
Osmaniye'de yapmakta olduğumuz yatırım bunun bir parçası. Ama baktığınızda bu işler kısmet işi. Eğer yetiştirebilirsek olur, arkadaşlarımız o projeyle ilgili çalışıyor. Finansmanına, olabilirliğine bakıyor.

URFA'DA SANAYİİ OLMAZMIŞ!

Yeni yatırımınızı anlatır mısınız?
Osmaniye'de büyük bir tesis kuruyoruz, oradan Avrupa'ya ve yurtiçine üretim yapacağız. 36 bin metrekarede olacak ve kaba inşaatı bitti. Yapacağımız 50 milyon dolarlık bir yatırımla 80 bin ton kapasitemizi 200 bin tonun üzerine çıkaracağız. 2010'da bitecek. Kendi imkanlarımızla hareket ediyoruz. Bankalar bize kredi vermedi. Kusurumuz ise ağır sanayici olmak. 

Bankalar kızdırmış sizi...
Bankalar, bu iş burada olur mu diye finansman desteği vermediler. Ağır sanayi bu bölgede olmazmış. Yağmur yağdığında şemsiyeyi kapatmaya kalktılar. Bankaların kontrol altına alınıp kârlarının gözden geçirilmesi lazım.

Ufuk Boru sektörün neresinde?
Biz 40 yıllık geçmişi olan bir aile şirketiyiz. İhracat ve üretim sıralamalarında üst sıraları zoruluyoruz. Üretimimizin yüzde 75'ini de ihraç ediyoruz. Geçen yıl 43.5 milyon dolarlık ihracatı Yunanistan, İtalya, Hırvatistan, İspanya, Cezayir, Lübnan, Suriye, Gürcistan, İran ve Irak'a yaptık. Uluslararası standartlarda ürettiğimiz boruları Ortadoğu ve Avrupa'ya satıyoruz.

Hikayeniz nedir peki, nasıl oluştu ve gelişti Urfa'da  sanayicilik?
Sıcak demircilikle babam başlamış bu işe. İlk kaynak makinelerini getirmiş. Yeraltı suyu önemli bir pazardır bu bölgede, biz de sondaj makineleri işine girdik. 

Siz nasıl girdiniz bu işlere?
Ben ortaokulu zorla bitirdim. Çocukken de şimdi olduğum gibi iş hastasıydım. Liseyi dışarıdan bitirdim, babamın itmesiyle üniversiteye gittim. İktisat okuyordum ama ite kaka ancak 2 yıl gidebildim. Mutlaka çalışmak istiyordum. İstediğim taktirde okuma işini de yapabileceğimi aileme gösterdim ve `ben iş yapmak istiyorum' diyerek okulu bıraktım. Bende çalışma çok ağır basıyor olsa da eğitimin sonuna kadar arkasındayım. Bir insan tabi ki mektepli olmalı ama aynı zamanda yapacağı işin alaylısı olması da çok önemli. İşin hücrelerini bilmeden olmaz.

AÇILIM YATIRIMI ARTIRACAK

Kürt açılımı faydalı olacak mı sizce?
Kürt açılımını tabi ki destekliyoruz. Bu hassas bir konu ve bağlı olduğumuz federasyonumuz TUSKON bununla ilgili destek mesajını açıkladı. Bölgede sıkıntı olmadığını söyleyebilirim. Bu çabalar yatırımı da istihdamı da artırır. Bir istikrar varsa yatırımcı gelir. Dünyanın en verimli toprakları, Ortadoğu'ya açılan kapılar hep burada. Biz bombalara vereceğimiz paralarla Türkiye'yi fabrikalarla donatabiliriz. Kimse istemiz kan akmasını. Türk-Kürt ayrımı yok ki. Olmayan bir şeyi varmış gibi gösterip menfaat sağlamaya gerek yok. Biz burada gerçekten kardeşiz.

Ya Ergenekon...
Valla şeffaflık kadar güzel bir şey yok. Hassas dengeler var. Çok alınacak yol var. Bazı şeylerin ortaya çıkması sevindirici tarafı. İddianamelerin ardından açılım konusu gündeme gelmeye başladı. Hepsi birbirine bağlı. Hiç bilmediğimiz olayları öğreniyoruz. Bir yerlerde tıkanıklık varsa bunların çözülmesi şart. Doğru olanın üzerine gitmek lazım. Hükümete çok görev düşüyor.

LÜKS YAŞAMA LÜKSÜMÜZ YOK BİZİM
Patronsunuz, Şanlıurfa'nın ileri gelenlerindensiniz ama lüks yaşamıyorsunuz, hem de imkanınız olduğu halde... Hiçbir şeyimiz eksik değil. Her şeyin en iyisini alırız ama israf eden bir yapımız yok. Mesela kirada oturuyorum. Ev nasıl olsa alınır ama biz yatırımdan gelen bir kültüre sahibiz. Daireye vereceğimiz parayı yatırma harcamayı tercih ediyoruz. Biz 8 kardeşiz, herkese bir ev almaya kalksanız, yatırım yapamazsınız. Farklı yatırımlarımız da olacak. Bizim lüks yaşama lüksümüz yok.

Konut edinmenin maliyeti, kiralar yüksek mi Şanlıurfa'da?
Evet pahalı. 150 binden başlıyor konut fiyatları 400 bine kadar çıkıyor. Kiralara bakınca da 1.500 TL'lık  rakamları görüyoruz.

Kendinizi anlatır mısınız?
Eğitimle ilgili çalışmayı seviyorum, dersanelerde görevlerim var. Babamız hâlâ işin başında yine. Aile üyeleri kendi işleriyle ilgilenir. İnsanın sosyal işlerde bir dönem ailesi, bir dönem kendisi ve bir dönem de toplum için çalışılması gerektiğine inanıyorum. Şu anda ben toplum için kısmına geçtim. Şanlıurfa Genç İşadamları Derneği'nin başkanlığını yapıyorum. Sabahları yürümeyi ve boşluklarda ailemle birlikte olmayı seçiyorum. Bir de söylemeden edemeyeceğim; Galatasaraylı'yız ailecek.

Nasıl bir patronsunuz? Çalışanlarınızla diyaloğunuz nasıl?
Ben onlarla ilgilenirim. Onlar mutlu şekilde çalışmaları lazım ki beni yüceltsinler. Patron işçi değil, aile anlayışı vardır. Severler beni. Çalışanın kafası rahat olmalı ki işini sahiplensin. 

AB sayesinde herkesle dost olduk
Hükümet sürekli dünyayı geziyor. Baktığınızda dünyada lobisi olmadan ilerleyen tek ülkeyiz. Daha yeni yeni kendimizi anlatmaya başladık, imajımız yeni yeni değişmeye başladı. Aramız bozuk olan komşularla bile şimdi bu sayede dost olduk. Bu lobinin sonucunda Avrupa Birliği'nin (AB) bizi almaması için neden yok. En genç nüfus bizde, coğrafi özelliklerimiz kimsede yok. Önemliyiz. Genele baktığımızda ben hükümetin ekonomik ve siyasi çalışmalarını başarılı buluyorum.

Babamı yatırım için ikna ederken kafama kültablası bile yedim
İşle ilgili inandığım bir konu varsa sonuna kadar arkasında dururum. Karşımdakini de ikna edinceye kadar da uğraşırım. Mesela bizim işin başında yine babamız vardır, buraları bize emanet etmiştir. Kendisiyle hâlâ iş konusnda tartışırız. Bir keresinde sanıyorum bir yatırım mevzusuydu, ikna çabalarım o kadar hararetlendi ki, babam kafama kültablası fırlattı.

Çiğköfte yoğurmam sıra gecesi bilmem
Burada belli bir ünümüz var. Urfa deyince herkesin aklına önce güzel sesli insanlar, acı yemekler, türkü geliyor. Bende tam tersi. Benim sesim kötüdür mesela. Sıra gecesi, türkü pek sevmem, öyle ortamlara girmem. Yemek yapmam, çiğ köfte yoğurmam. Zaten hanım da mutfağı dağıtırsın diye beni mutfağa sokmaz. Suyumu bile bana aldırtmazlar. Ben dünyaya ihracat yapıyorum, işi yönetiyorum ama mutfak yasak. 
Fulya ERDEM/Star