Vergi

Merkezi yönetim bütçesi fazlaya geçti!

Kasım’da merkezi yönetim bütçesi 7.8 milyar TL fazla verdi. Vergi gelirleri biryü öncesine göre yüzde 8 artarak 73.4 milyar TL oldu. Konut satışı, sanayi, ticaret ve hizmet ciro endekslerindeki artışlar piyasalardaki hareketliliği yansıttı...

Merkezi yönetim bütçesindeki toparlanma Kasım rakamlarına net bir şekilde yansıdı. Bütçe Kasım’da 7.8 milyar TL fazla verdi. Yılın ilk 11 ayındaki açık ise böylece 92.9 milyar TL oldu. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca açıklanan bütçe gerçeklemeleri verilerine göre, Kasım’da 15.2 milyar TL, 2019 Ocak-Kasım döneminde 2.8 milyar TL faiz dışı fazla gerçekleşti. Kasım’da bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayma göre yüzde 1.7 artarak 83.3 milyar TL, bütçe giderleri yüzde 1.6 artarak 75.5 milyar TL, vergi gelirleri yüzde 8 artarak 73.4 milyar TL oldu.

İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 13.8

Para Dergisi’nden Hülya Genç Sertkaya’nın haberine göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2019 yılı ağustos, eylül ve ekim aylarını kapsayan Eylül döneminde geçen yılın eş dönemine göre 817 bin kişi artarak 4 milyon 566 bin oldu. İşsizlik oranı 2.4 puanlık artışla yüzde 13.8 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki aya göre işsiz sayısı 84 bin kişi, işsizlik oranı 0.2 puan azaldı. Eylül’de geçen yılın aynı dönemine göre; tarım dışı işsizlik oranı 2.9 puanlık artışla yüzde 16.4 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta işsizlik oranı 4.5 puanlık artışla yüzde 26.1 oldu. Eylül dönemi itibarıyla son bir yıllık dönemde istihdam edilenlerin sayısı 623 bin kişi azalarak 28 milyon 440 bin kişi, istihdam oranı ise 1.7 puanlık azalışla yüzde 46.1 oldu. Eylül’de son bir yıllık dönemde işgücü 193 bin kişi artarak 33 milyon 6 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0.5 puanlık azalışla yüzde 53.5 olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış verilerle bir önceki döneme göre istihdam 36 bin kişi artarak 28 milyon 111 bin kişi, işsiz sayısı 73 bin kişi azalarak 4 milyon 553 bin kişi, işsizlik oranı 0.2 puan azalarak yüzde 13.9 oldu.

TOPLAM CİRO YÜZDE 9 ARTTI

TÜÎK verilerine göre, sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında takvim etkilerinden arındırılmış ciro endeksi, 2019 Ekim’de geçen yılın aynı ayma göre yüzde 9 artışla 210.2 oldu. Bu dönemde sanayi ciro endeksi yüzde 2.9, ticaret sektöründe ciro yüzde 17.7, hizmet sektöründe ciro yüzde 12.2 artarken, inşaat sektöründe ciro yüzde 19 azaldı. Sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2019 Ekinrde geçen yılın aynı ayma kıyasla yüzde 5.9 artışla 111.3 değerini aldı.

Takvim etkilerinden arındırılmış cari fiyatlarla perakende ciro 2019 Ekim’de geçen yılın aynı ajana göre yüzde 13.8 artışla 189.2 düzeyinde gerçekleşti.

Prof. Dr. Murat ŞEKER / İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi

“İnşaatta hareketlenme bekliyorum”

Mevduat ve kredi faizlerindeki düşme eğilimi sektörde hareketlenmeye neden olsa da canlanması için tek başına bir etken değil. Genel ekonomik konjonktür ve beklentiler bu durumun belirleyicileri arasında daha önemli bir paya sahip. Ertelenmiş harcamaların artan kredi talebiyle birlikte hayata geçirildiğini anlamaya başlıyoruz. Sektörel ciro endeksinde ise inşaat sektöründe azalma görülürken, sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerin artışla karşılaşıyoruz. Önümüzdeki dönemde inşaat sektöründe de hareketlenme bekliyorum. Kredi talebinde ve iç tüketimde yaşanan artışın istihdama etkisini göremiyoruz. Zaten bu etki, ancak sürdürülebilir bir ekonomik büyümede gecikmeli olarak yansıyacak bir sürecin sonucu olacaktır. Türkiye ekonomisinde büyüyen sektörler ek istihdam yaratan sektörler olmadıkça büyüme ile işsizlik arasındaki ilişki daha uzun dönemde kurulabilecektir. Her ne kadar Kasım'da bütçe fazla verse da 11 aylık toplam bütçe açığı 93 milyar TL'ye yaklaştı. Bütçe açığı hedefinin üstünde bir gerçekleşmeyle yılın kapanacağı görülüyor.

Perakende satışlarda yaşanan artışın talepteki artışı gösterenini vurgulayan Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Özer, perakende ticaretteki bu artışta, tüketicilerin gelir artışından daha çok artan kredi miktarının etkisinin olduğunu kaydetti.

KONUT SATIŞINDA REKOR

Kredi faizlerindeki düşüş ve kampanyaların etkisiyle konut satışları Kasım’da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 54.4 artışla 138 bin 372 adet düzeyinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, konut satışları bu düzeyiyle en iyi Kasım ayı satışını yakaladı. Yılın 11 aylık döneminde konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7.42 azalışla 1 milyon 146 bin 655 adet düzeyinde gerçekleşti. Türkiye genelinde 2017’de 1 milyon 341 bin 453, 2018’de 1 milyon 409 bin 314 adet konut satışı gerçekleşmişti. 2013’ten bu yana Aralık aylarında ortalama 132 bin konut satıldığı dikkate alındığında, konut satışlarının bu yılı yaklaşık 1.28 milyon adet düzeyinde kapatacağı tahmin ediliyor.

TÜİK verilerine göre, Kasım’da ipotekli konut satışları baz etkisinin de katkısıyla yıllık bazda yüzde 724.8 oranında artışla 43 bin 911 adet oldu. Kasım’da konutta ilk satışlar yüzde 19.81 artışla 48 bin 909 adet olurken, ikinci el satışlar yüzde 83.31 artışla 89 bin 463’e yükseldi. İkinci el konut satışları Kasım’da yüzde 83.31 oranında artışla 89 bin 463 adet düzeyinde gerçekleşti. Yabancılara yapılan konut satışları Kasım’da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14.6 azalarak 3 bin 988 oldu. Ülke uyruklarına göre en çok konut satışı 575 adet ile Irak vatandaşlarına yapıldı.

"ARTIŞ SÜRER"

Kredi faizlerindeki indirimin etkisiyle önümüzdeki aylarda konut satışlarında artış eğiliminin devam etmesi bekleniyor. Sektör olarak vergi indirimlerinin devam etmesini istediklerini söyleyen İstanbul inşaatçılar Derneği (INDER) Yönetim Kurulu Başkam Nazmi Durbakayım, konut satışlarında KDV ve tapu harcı indirimlerinin sona erecek olması nedeniyle vatandaşın yılın son günlerinde konut alımlarına yüklendiğini vurguladı.

Konut alıcılarını birinci el konut alımına yönlendirecek teşvik mekanizmalarına gerek olduğunu belirten Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas ise, yılsonunda bitecek olan harç ve KDV indirimi teşviklerinin de uzatılması veya kalıcı hale getirilmesini talep etti. Bilindiği üzere konut satışlarında yüzde 4 olan tapu harcının yüzde 3 ve 150 metrekareden büyük konutlarda KDV’nin yüzde 18 yerine yüzde 8 olarak uygulanmasında son tarih 31 Aralık.

Prof. Dr. Mustafa ÖZER / Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi

"İşgücüne katılımda azalma var”

İktisadi faaliyetlerdeki zayıf seyrin etkisiyle işsizlik oranı yüzde 13-14 bandında seyrediyor. TÜİK'in açıkladığı son işgücü piyasa verileri de bu durumu doğrulamakta ve sınırlı istihdam artışının olduğu Eylül'de, işgücüne katılımdaki azalma sonucunda işsizlik oranında düşüş sağladığı gözleniyor. İşgücüne katılım oranının azalması, üzerinde dikkatle durulması gereken olumsuz bir gelişme.

En azından potansiyel çalışmak isteyenler istihdam dışında atıl kalıyor demektir. Türkiye ekonomisi ile ilgili stilize olmuş gerçeklerden biri, kredi artışlarının büyümeye destek olmasıdır. Ancak son zamanlarda büyüme artışlarının aynı oranda istihdama yansımaması gibi bir durum da var. Büyümede yatırım malları sanayinin etkisi sınırlı olduğu için, işsizlik oranındaki azalma ile istihdam artışlarının bir süre daha çok sınırlı olacağı ve belli bir gecikme ile gerçekleşeceği beklenmeli.

Prof. Dr. Berrin CEYLAN ATAMAN / Altınbaş Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı

"Reel yatırım kaynaklı büyüme gerekiyor"

Mevsim etkisinden arındırılmış veriler işsizlikte az da olsa bir azalmaya işaret etmesine rağmen işsizlik oranında yüzde 12.9 olan yıl sonu hedefini yakalamak mümkün olmayacak. Yüzde 5 büyümenin hedeflendiği 2020'de işsizlik hedefi yüzde 11.8'dir.

2019 büyüme hedefi yüzde 2.3'ten yüzde 0.5'e revize edilirken 2020 yılında büyümenin yüzde 5'e kadar çıkabileceği hızda bir ivme kazanacağına dair bir işaret bulunmuyor. Yüzde 5 oldukça iyimser bir beklenti. Tüm belirsizlik ve riskler aşıtsa dahi yüzde 5'lik büyümenin istihdam dostu bir büyüme olması için büyümenin reel yatırım artışından kaynaklı olması gerekir.

Diğer bir deyişle doğrudan yatırımlar artmalı. Aksi durumda dolaylı yatırım olarak nitelendirilen sıcak para giriş (spekülatif) ile gerçekleşen büyüme istihdam yaratmayacaktır. İstihdam artırıcı politikaların yüksek katma değerli üretim yapmaya yönelik yatırımlarını artırmasından geçeceğini vurgulamalıyız,