Genel

Mimarlar Odası Muğla Belediyesi'ne dava açtı!

Oktay Ekinci, Cumhuriyet Gazetesi'ndeki bugünkü köşesinde "Muğlaya yakışmıyor" başlıklı yazıyı kaleme aldı. Muğla'da eski otobüs garajı alanında yapılması öngörülen "satılık daireler"e Mimarlar Odası 'nın dava açtı  

 Muğla'da Belediyeye ait 35 bin m2'lik eski otobüs garajı alanında yapılması öngörülen "satılık daireler"e Mimarlar Odası 'nın dava açtığını duyunca 35 yıl önceye gittim... Şimdiki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin "Güzel Sanatlar Akademisi" yıllarına...Mezuniyet projesinin 70'lerdeki koşulu, "hayali" değil, "gerçek konu"lann tasarlanmasıydı... Okuldan dediler ki: "Muğla'da otobüs garajının kalkacağı alanda belediye binası ve sosyal-kültürel tesisler tasarlanması öneriliyor." Meğer mezunlarımızdan mimar Yavuz Gürtunca imar müdürüyken Başkan Erman Şahin'e demiş ki: "Akademi 'mezuniyet konusu' yaparsa, ufkumuzu açacak projeler çıkar."

Galiba 8 arkadaş, kollan sıvadık. .. Alam, çevresini ve kentin karakterini incelemek için Muğla'ya gittik. Yavuz, Muğla'daki birkaç mimar, başkan ve biz, Karabağlar Yaylası'ndaki "Mustafa'nın Yeri'nde kim bilir kaç gece projeyi tartıştık; yakınlaştık., derken 77'de mezun olduğumda yine Başkan Şahin'in "belediyede mimara ihtiyacımız var; birlikte olalım" teklifi, 90'lara kadar süren Muğla serüvenimin de başlangıcı oldu.

Öyle bir serüven ki kentin yarısının "sit" olmasını savunarak planladığımız; 12 Eylül'den sonra Şahin'in yeniden seçilmesiyle kimlikli kentleşme için "kaldığımız yerden" devam ettiğimiz; tescilli ev sayısının 170'lerden 400'lere çıktığı "kentsel koruma" direnişimizin kazammlan ve her belediye seçiminde "tarihi dokuyu yaşatacağız" diyen sosyal demokrat adayların, "siti kaldıracağız" diyen sözde "muhafaza"kr! adaylara fark atarak kazandıkları "uygarlık bilinci"nin bugünkü sonuçları..
Şimdi duydum ki o "ilk göz ağrım" eski garajda, çağdaş yaşam gereksinimlerini karşılamak yerine sadece "rant" yeğleniyormuş! Eski ve yeni kent arasındaki "eşsiz" kamusal alan, satılık daireler uğruna elden çıkartılıyormuş!

Üstelik kentin geleneksel mimarisini sahiplenme konusunda "örnek restorasyon"larla Tarihi Kentler Birliği'nden haklı ödüller alan; Muğla'nın yerel değerlerini "yaşatarak" geleceğe taşıdığı projeleriyle 3. kez seçilen ve insancıl kişiliğiyle ben dahil herkesin asla üzmek istemediği Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün tarafından...

Gürün o denli seviliyor ki örneğin kentin baş tacı Kurşunlu Camisi'nin tam karşısındaki eski sinemanın yerine yaptırdığı o "uygunsuz" katlı otopark için bile eleştiriler hep "fısıltı" olarak kaldı; yüksek sesle dillendirilmedi.. Halkıyla bu denli barışık bir başkan, aslında halka ait bir alanı tutup emlak müteahhitlerine nasıl pazarlayabildi İnsanın inanası gelmiyor...

'Maalesef davacıyız Muğla ne kadar öz değerlerine saygılıysa, Başkan Şahin de öyleydi... Muğla ne kadar geleceğini gelenekleriyle yaşamaya sevdalıysa, Şahin'den görevi devralan Orhan Çakır da öyleydi ve her ikisi de kente çok yakışmışlardı.. . ve Muğla ne kadar barışçıl, dostluk kenti ve aydınlanmanın kalesi ise Çakır'dan görevi devralan Dr. Osman Gürün de öyledir ve kente çok yakışıyor...

Böylesi bir yerel yönetim geleneğinin en anlamlı göstergelerinden biri, Mimarlar Odası ile belediyenin "kapışma"dığı ender kentlerimizden biri olması değil midir Bu nedenle en çok şaşırdığımsa yine geçen 35 yılda Mimarlar Odası'mn galiba "ilk kez" belediyeye dava açmış olması ... Hatta Tüketici Hakları Derneği'nin de davayı desteklemesi...

Oda başkanı mimar Ertuğrul Aladağ'a sordum: "Dava açtığınız doğru mu" Yanıtı çok düşündürücüydü: "Maalesef, mecbur kaldık..."
Ertuğrul'un "maalesef'ine katılıyorum. Davaya "ne yazık ki" ben de müdahil oluyorum. Hkim sorarsa diyeceğim ki: "Kentin bu çok değerli kamu alanını satılık konutlarla harcayan bir proje yapsaydım, asla mezun olamazdım. Mimarlığımı borçlu olduğum kentsel duyarlılığı 'olanaksız' kılacak uygulama Muğla'ya asla yakışmıyor." Sevgili Gürün Başkanın bu "içten serzeniş"lerle inatlaşmaması, Muğlalıların "dinlence ve kültür alam" olmayı bekleyen alanda 35 yıllık özlemi gerçekleştirmesi dileğimle...

Cumhuriyet/Oktay Ekinci