Eğitim

Müşkülüm Çiftliği Gümüşlük Festivali'ne ev sahipliği yaptı!

Milliyet gazetesinden Güneri Cıvaoğlu, bugünkü köşesinde Müşkülüm Çiftliği Gümüşlük Festivali'ne ev sahipliği yaptığını yazdı

Bodrum´un "bedroom" olmadığı güzelliklerini zaman zaman yazarım. Gene öyle bir yazı...
Gümüşlük tepelerinde tarihi bir şapel...
Geleneksel "tonoz" formatında... Adı; "Eklisia Kilisesi..." Bodrum´un Aya İrini´si denebilir.
Lacivert kadife gibi bir gecede Fransız Piyanist Jean Bernard Pommier piyanoda...
Mozart, Beethoven, Schumann çalıyor.
Rüya gibi...
Sanatçı bir de jest yapıyor... Festivalin destekçisi Tunagil ailesinin bu yıl kaybettikleri kızları Periel Tunagil için çalıyor.
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Em. Oramiral Salim Dervişoğlu ve eski Kara Kuvvetleri Komutanı Em. Orgeneral Aytaç Yalman ve eşleri de izleyiciler arasında...
Aytaç Yalman´ın müzik tutkusu bilinir.
Turgutreis Marinası´nda yapılan müzik festivallerinin beyin takımındadır.
Gümüşlük Festivali´nin sanat danışmanı ise uluslararası üne sahip piyanist Gülsin Onay...
Mandalina bahçesinde gün batımı
Konser öncesi de güzeldi.
Konuklar için Gümüşlük tepelerindeki Müşkülüm Çiftliği´nde bir davet düzenlenmişti.
Ev sahibi "Tefken-Oz..."
Asırlık muhteşem bir menengiç ağacıyla "hoş geldin" mesajı veriyor çiftlik...
Geniş teraslı az sayıda villanın önünde yemyeşil çim alan uzanıyor.
Ortasında büyük bir yüzme havuzu ve çimlerin bitiminde mandalina ve zeytin ağaçları...
Konser öncesi içkilerimizi burada aldık.


ASMA BAHÇELERDE KİLİS LEZZETLERİ
BODRUM/Kadı Kalesi´ndeki Gardens Of Babylon´da dünya mutfaklarından çeşitli lezzetlerin sunulduğu 7 ayrı restoran var.
Fransız, İtalyan, Çin vs... Biz Kilis lezzetlerinin de sunulduğu Türk mutfağını seçtik.
Ne de iyi yapmışız. (Sevgili Hıncal´ın kulaklarını çınlattık)
Babil´in asma bahçelerinden esinlenerek yapılan Gardens Of Babylon´un sahibi Recai Çakır, Kilisli...
Recai Çakır´ın basketbol, tenis, yüzme, at tutkularının yanı sıra bir özelliği de Kilis lezzetleri uzmanı oluşu... Neler yediğimizi tek tek saymayayım, hepsi de nefisti.

Her katın bir tepenin yamacına yaslandığı ve önünün bahçe olduğu ilginç bir mimari...
Havuzları, SPA´sı, uzun kum plajı, püfür püfür bungalovları büyük keyif... Bir de Ender Saraç´ın oradaki "Sağlıklı Yaşam" katına işaret etmeliyim.
Bağırsak temizleme donanımından tutunuz, tüm sporlar ve kalorisi saptanmış diyet mönüsü...
Hem tatil yap, hem yüz, hem de leziz diyet yemekleriyle zayıfla...
Kapalı ve ısıtılmış yüzme havuzuyla yaz-kış açık.

ÇAPKINLARA NOT KADINLARA?UYARI
BİR de Bodrum´un "Bedroom" boyutu... Seks, hayatın bir gerçeği... "Sonunda hepimiz, birileri seks yapmış olduğu için bu dünyada varız."
Bodrum´un kadınları için "dolaylı" hemcinslerim için ise "doğrudan" birkaç satır...
Sırım gibi delikanlılar ve genç adamların yanı sıra göbekleri içine çekmek alanında özel spor türü geliştirmiş geçkin yaştaki erkekler... Hedeflerinde, bir Bodrum gecesi yaşayacağı güzel kadınlar...
Zaman zaman onları gözlemledim. Düşündüm.
"Acaba en başarılı çapkınlar nasıl adamlardır?"
Örneğin... Bütün zamanların en büyük ve en ünlü çapkını Casanova nasıl bir adamdı?
Hiç de yakışıklı değilmiş. Gaga burunlu, patlak gözlü, kalın kaşlı, uzun ve sıska bir tipmiş ama göz diktiği her kadını baştan çıkarabileceğine inanırmış.
Kadınlara çok değer verirmiş. Onların güvenini kazanırmış. Hatta "güvenli seks" yapmanın ilk icatları da onun...
"Koyun bağırsağından ve ketenden yapılmış" çeşitli ilkel prezervatifler kullanırmış.
Henüz 11 yaşındayken evlerinde kaldığı rahibin ergenlik çağındaki kız kardeşi Destina, bir sabah onu "yeni bir çift beyaz çorap giydirmek" gibi sudan bir bahaneyle kucağına oturtmuş. Casanova´nın ilk ateşi böyle tutuşmuş.
Casanova, daha ilk gençlik yıllarında iki kız kardeşle üçlü yatak sahneleri yaşayacak kadar cinsel deneyimlerini zenginleştirmiş.
Padova Üniversitesi Hukuk Fakültesi´ni bitirmiş.
Ancak... Avukatlık dışında her işi yapmış; papazlık, subaylık, aktörlük, iş adamlığı, diplomatlık, yazarlık...
Dünyanın her yerinde (elbette Bodrum´da da) "para, afrodizyaktır." Casanova´nın yaşamında da büyük hacimlerde para trafiği var.
Casanova müthiş bir kumarbazmış.
Kumarda bugünkü değerle 11 milyon sterlin kazanmış, 1 milyon sterlin kaybetmiş.
Peki o 10 milyon sterlini ne yapmış?
Elbette kadınlara oluk oluk akıtarak eritmiş.
Peki elde edemediği kadınlar olmuş mu?
Evet... Örneğin... Londra´da kur yaptığı Marianne Charpillon adlı bir kadın onu reddetmiş ve üstelik bütün parasını da çalmış.
Casanova da bir papağan satın almış ve ona şu sözleri söylemeyi öğretmiş:
"Bayan Charpillon annesinden de büyük bir orospudur."
Londra´daki çevresine papağanı dinleterek intikam almış.
Bayan Charpillon öyle öfkelenmiş ki, avukatlara başvurarak, "Bir papağana hakaret davası açabilir miyim?" diye sormuş.
"Para afrodizyaktır" söyleminin Casanova´daki izdüşümünü sürdürelim.
Casanova, dünyada belki de ilk "resmi piyango" fikrinin sahibi ve uygulayıcısı.
Fransa Ulusal Lotarya´sını kurarak büyük paralar kazanmış.
"Kültür" de afrodizyaktır.
Aralarında Venedik devletinin ve Polonya´nın tarihi de olmak üzere Casanova, 42 kitap yazmış.
Homeros´un İlyada´sının modern İtalyaca´ya çok beğenilen bir çevirisi de onun...
Motorlu arabayı, uçağı, televizyonu ve daha birçok icadı öngördüğü "Isocameron" adlı 5 ciltlik bir bilimkurgu romanı var.
Oyunları, Avrupa´nın her yanında sahnelenmiş.
Yani... Çapkınlık da zor zanaat.
Milliyet-Güneri Cıvaoğlu