Sektörel

Nakdi kredilerin mevduat oranının en yüksek olduğu il Gaziantep!

Nakdi kredilerin mevduat oranının en yüksek olduğu il Gaziantep. Buna göre Gaziantep her 1 lirayı bankaya yatırırken, yaklaşık 3,5 lirayı da bankadan kredi çekerek harcadı.

Ticaret Odası Başkanı Eyüp Bartık, “Borçlanmaktan değil, borçlanamamaktan korkmak gerekir” derken OSB Başkanı Cahit Nakıboğlu da alınan kredilerin yatırıma dönüştüğünü belirtti ve “Üreten ve yatırım yapan Gaziantep’in borcu olmasının da normal olduğunu vurguladı.


Yatırım Olan Yerde Borç da Olur

“Borç yiğidin kamçısıdır” diyen Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi (GAOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Nakıboğlu, üreten ve yatırım yapan Gaziantep’in borcu olmasının da normal olduğunu vurguladı. Nakıbolu, “Yatırım olan yerin borcu da olur. Mühim olan bu kredilerin yatırıma dönüşmesidir. Atalarımız boşuna ‘Borç yiğidin kamçısıdır’ dememiş. Bazı illerimiz vardır ki mevduat şampiyonudur. Ancak o illerde sanayi yoktur. Parayı kazanır, faize yatırır, harcamazlar. Biz çok şükür çalışıyor, yatırım yapıyoruz” dedi.


Borçlanmamaktan Korkmak Gerekir

Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Bartık, ihracatın önemli bir yükünü sırtlanan şehrin aldığı kredileri yatırımda değerlendirdiğini belirtti.Her yıl ihracatını katlayan kentin aldığı kredileri istihdamda ve yatırımda kullandığını vurgulayan Bartık, “Güvenli şehirlere borç verilir. Borçlanmaktan değil, borçlanamamaktan korkmak gerekir. Kredi verenlerde Gaziantep’in güvenli bir kent olduğunu çok iyi biliyor” dedi.


Yatırım Yapıyoruz

“Bugün 43 milyon metrekare alanıyla, 1000’in üzerinde fabrikasıyla Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgesiyiz” ifadelerini kullanan Başkan Nakıboğlu, “ Sanayide tüketilen enerjinin % 5 buçuğunu Gaziantep sanayisi tüketiyor. Bu başarı boşuna değil. Yatırım olan yerin borcu da olur. Mühim olan bu kredilerin yatırıma dönüşmesidir. Atalarımız boşuna ‘Borç yiğidin kamçısıdır’ dememiş. Bazı illerimiz vardır ki mevduat şampiyonudur. Ancak o illerde sanayi yoktur. Parayı kazanır, faize yatırır, harcamazlar. Biz çok şükür çalışıyor, yatırım yapıyoruz. Gaziantep sınır şehri. Denizi yok, limanı yok. Öyle olduğu halde ülkemizin sanayi ve ihracatta hatırı sayılır şehirlerinin başında geliyor. Sanayide bu başarı durduk yere olmuyor. Onun için biz üretimimize bakalım, yatırımımıza bakalım. Sanayimizin gelişimi için dün neyse bugün de çalışmaya devam edelim” şeklinde konuştu.


Krediler Geri Ödenebiliyorsa Bu Durum Sorun Edilmemeli

İstanbul Üniversitesi Bankacılık Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Kadir Tuna, konuyla ilgili ticaret ve sanayi şehri olan Gaziantep'in Türkiye'nin ihracatta lokomotif illerinden biri olduğunu söyledi.

Bu nedenle söz konusu kentte yoğun bir kredi kullanımı olduğunun altını çizen Tuna, bu kredilerin önemli bir bölümünün yatırıma gittiğini dile getirdi. Kullanılan krediler geri ödenebiliyorsa bu durumun sorun edilmemesi gerektiğini vurgulayan Tuna, "Fakat şunu sorgulamamız gerekiyor. Bazı illerdeki kredi dönüşlerindeki sorun belirli sektörlerden mi kaynaklanıyor ya da banka olarak kredi müşterisi seçiminde hatalar mı yapılıyor? Bu yönüyle de analiz etmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu. Bankaların her zaman kredi için doğru müşteriyi bulamayabileceğini, bundan dolayı bankaların burada öz eleştiri yapmasında yarar olduğuna işaret eden Tuna, "Bankalar bölgelere kredi ve mevduat konusunda hedefler veriyor.

Kredi vermek mevduat toplamaktan her zaman daha kolaydır. Bu yönünü de gözden kaçırmamalıyız" ifadelerini kullandı.


Genel olarak verilere bakıldığında tasarruf oranının istenilen düzeylere ulaşmadığının bir gerçek olduğunu

vurgulayan Tuna, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Son yıllarda özellikle BDDK'nın aldığı tedbirler tasarruf teşvikinde bir rol oynamaktadır. Öte yandan son bir yılda yükselen faizlere rağmen gerek hane halkı, gerekse işletmelerimiz kredi kullanımlarına devam etmektedir. Türkiye'nin büyüme tasarruf dengesinde makul olan seviyeyi bulması gerekir. Fakat kısa vadede hızlı sonuç almamız mümkün değil. Şuan ki mevduat faizlerin genel seviyesine baktığımız zaman enflasyonun yaklaşık 3­3,5 puan üzerinde seyrettiğini görüyoruz. Bu oran bazıları için, tasarruf için uygun bir seviye olarak görülmekle birlikte mevcut kredi faizleri ile borçlanmaya devam eden kesimin de az olmadığını görmekteyiz. Konut, otomobil

alımlarında kredi kullanımı önemli bir paya sahip. Ekonomideki aktivitenin devamı içinde bu kredi kullanımlarının da devam etmesi gerekiyor. Gözardı etmememiz gereken diğer bir nokta da finans sistemine girmeyen, özellikle fiziki altın gibi geleneksel yatırım araçlarının halen cazibesini koruması. Altın halen Türk halkının gözde tasarruf

aracıdır."


Kredi Pazarı