Sektörel

Nazenin Konakları'na kadın mimar dokunuşu!

Nazenin Konakları’nda projeye dair her ayrıntıya kadınların eli değdi. İşte projenin hikayesi...

İş hayatında kadınların daha fazla yer almasıyla daha başarılı, daha güzel işler ve projeler ortaya çıkabiliyor. Kadınların estetik yaklaşımları, pratik zekâları ve özverileri yaşam alanlarının oluşturulmasında kullanıldığında çok daha etkileyici projelerle karşılaşabiliyorsunuz. Bunun dikkat çeken örneklerinden biri de Çengelköy’de inşası devam eden Nazenin Konakları. Projenin her aşamasında kadınların sözü geçiyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken, çalışma hayatında eşine az rastlanan bu kadın işbirliğinin nasıl geliştiğini ve neler yaşadıklarını kendilerinden dinledik.


Y. Mimar Gülşah Örs Demir / Proje Koordinatörü 


İnşaat projelerinin genelinde ve özellikle de şantiye kısmında yakın zamana kadar ‘erkek işi’ algısı vardı. Fakat kadın mimarların, inşaat mühendislerinin sayısı arttıkça “baretimizi takıp biz de şantiyelerin zorlu koşullarında en az erkekler kadar iş yapabileceğimizi” kanıtladık. Nazenin Konakları’nda projenin hemen her adımı kadınlar tarafından yürütüldüğü için aynı iletişim frekansında çalışmanın avantajlarını yaşıyoruz. Hayallerimiz, estetik kaygılarımız, önceliklerimiz birbirimize yakın olduğu için herkesin içine sinen bir yaşam alanı inşa edebiliyoruz.


Sevda Koşlu / Ömerler Mimarlık (Mimari Tasarım)


Mimarlıkta kadınların ne derece başarılı olduğu kadın eli değen projeler tamamlandıkça daha net ortaya çıktı. Kendi adıma diyebilirim ki; mimari tasarım yapmayı bir iş olarak hiç görmedim. Birçok kadın mimarın da böyle hissettiğini tahmin ediyorum. Çünkü kadınların ister ev olsun ister işyeri vakit geçirdikleri her mekânın daha güzel, daha şık olması için ekstra çaba sarf ettikleri bir gerçek. “Yaptığı işten zevk alma, heyecan duyma” ilkesini düşündüğünüzde mimarlık mesleğinin kadınlar için adeta biçilmiş kaftan olduğunu söyleyebilirim. 


Meral Bağcı Övür / Shape Mimarlık (İç Tasarım)


Bazen erkekler evde eşlerinin, annelerinin eşyaların yerlerini sık sık değiştirmelerine bir türlü anlam veremezler. Hâlbuki bu davranış kadınların rutine, sıradanlığa olan tepkisinin ve yaşadığı mekândan zevk almaya çalışmasının bir sonucudur. Yıllarca aynı yerde duran sade bir masa ile ara sıra yeri, örtüsü, üzerindeki aksesuarları değiştirilen bir masanın bize vereceği enerji arasında çok fark vardır. Bu sebeptendir ki, özellikle konutların iç tasarımını bir kadın yapıyorsa “ben yaşayacak olsam nasıl tasarlardım” diye ince eleyip sık dokuyacağından şüpheniz olmasın. Nazenin Konakları’nın iç tasarımını planlarken ben de öyle yaptım. 


Begüm Eryılmaz / BGM Design (Peyzaj Tasarım)


Büyük şehirlerdeki yeşil alan sıkıntısı malum. Buna bir de bakımsız bahçeler, öylesine düzenlenmiş ortak alanlar eklenince iç karartıcı bir tablo ile karşılaşıyoruz. Yaşamı ferahlatacak yeşil alan sıkıntısı ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Mevcut yeşil alanların da bakımlarının çok güçlü olmamasını da hatırlatmak lazım... Küçücük balkonlarda bile rengârenk çiçekler yetiştirme gayretinde olan kadınların, peyzaja düşkün olmaları ve bu alanda başarılı işlere imza atmaları sürpriz değil. Sıcacık ev yaşantısının bahçeye aktarıldığı bir atmosferi görmek için herkesi Nazenin Konakları’na bekleriz. 


Gizem Bayraklı / Sem Collections (Satın alma Müdürü)


Erkekler bazen kadınları alışverişte titiz olma konusunda eleştirseler de sonradan onları tarihi geçmiş bir ürünü almaktan kurtardıkları için minnettar olurlar. Bu hassasiyetin derecesi insanların kullanacakları bir ürün yada yaşayacakları bir ev inşasındaki satın almalarda çok daha yükseklere çıkıyor. Satın alma işinde ayrıca kadınların “iyi pazarlık yapabilme” ve “en iyisine sahip olmaya çalışma” özellikleri de devreye giriyor. 


Duygu Taj (Satış ve Pazarlama Müdürü)


Kadınların tasarladığı ve her aşamasında yine kadınların karar verici oldukları bir konut projesinin satış ve pazarlamasını yürütmek gerçekten özel bir duygu. Çünkü neyi niçin yaptıklarını, düşündüklerini çok daha iyi anlayabiliyorum. Konut satın alımında karar vericilerin çoğunlukla kadın olması da iletişim zincirimizin devamlılığı açısından tatmin edici oluyor. Biz zaten projenin en başında “özelliklerimiz şunlardır, bunun dışında ek özellik olmayacaktır” diye düşünmedik. Temel özellikleri, olmazsa olmazları belirledikten sonra müşterilerin önerilerine göre ek özellikler ekledik ve bu önerilerin çoğu kadın müşterilerimizden geldi. Örneğin başlangıç standartlarımızda elektrikli panjur yoktu fakat gelen öneriler üzerine maliyetini biz karşılayarak bu özelliği de standartlara ekledik. Kadın müşterilerimiz sadece satın aldıkları konutları değil manevi olarak da projenin tamamını sahipleniyor ve daha ideal bir yaşam alanının oluşması için önerilerini samimiyetle paylaşıyorlar. Bu da bizi gerçekten çok mutlu ediyor ve referans olacak bir projeyi gerçekleştirmemize yardımcı oluyor.