Eğitim

Okullar 24 saat yaşayan binalara dönüştürülecek

Hürriyet Gazetesi yazarlarından Şükrü Küçükşahin, bugünkü yazısında okul binalarının 24 saat yaşayan binalara dönüştürülmesinden bahsetti

Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak'ın, özellikle okulları içine alan spor projelerine Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'dan destek geldi

Beden eğitimi derslerinin içeriğinden Çubukçu da memnun değil; bu dersleri, "İki perende atamadın not yok" anlayışından, "bir saatlik hoplatıp zıplatma" formatından çıkarmak gerektiği inancında.

Beden eğitimi derslerine, sağlıklı gelişim ve yetenekleri ortaya çıkarma anlayışıyla bakan Çubukçu, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Notu baz almak yerine, spor yaptırmayı teşvik etmeli, bunu kitlesel kılmalıyız. Çok okulumuzda spor salonu var, yenileri de yapılıyor. Bu salonları sadece beden dersleri için kullanılır olmaktan çıkarılmalıyız. Bunu ise ancak, okulları 24 saat yaşanan binalara dönüştürerek başarırız."

SINIF GEÇMEDE YETENEK KATKISI

Spor yapan öğrencinin ders geçmede ciddi sıkıntılar yaşadığını, olimpiyatlarda yarışacak da olsa, düzenli antrenman yapamadığını anlatan Çubukçu'ya göre bu sistemi değiştirmek olası.

"Aşılmaz sorun değil, sadece yöntem belirlememiz gerek" diyen Çubukçu, diğer ülkelerdeki uygulamaların incelemeye alındığı ve Türkiye'ye uygun olanlarının üzerinde çalışıldığı mesajını verdi.

Ders geçmede, öğrencinin özel yeteneğinin not düşürmesi değil katkı yapması gerektiğine inanan Bakan, şu iki örnekten çok etkilenmiş.

Beypazarı Lisesi genç kız atletizm takımı, 25-26 Haziran'da Estonya'da yapılan Liseli Gençler Dünya Atletizm Şampiyonası'nda birinci oldu.

Damal Süleyman Demirel İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencisi Destegül Hazar, gündelik işlerde çalışan, sürekli geliri olmayan bir babanın altı çocuğundan biri.

Babaanne ile birlikte dokuz kişinin 25 metrekarede yaşadığı bir ailenin üyesi olan Destegül'ün, üstün tiyatro ve resim yeteneğini öğretmeni Esra Özel keşfetti; onun bir günlük okul ve ev yaşamını belgesel de yaptı.

ONLARCA İDİL BİRET

Çubukçu, Destegül'le tanıştı ve "Türkiye'nin Yıldızları Projesi"ni onun verdiği fikirden hareketle başlattı.

"Bu proje Destegül'ün projesidir. Sporu, sanatı, özel yeteneği özendiren bir proje bu" diyen Bakan Çubukçu, projeye bakışını şöyle özetledi:

"İki örneğimiz de öğretmen ve öğrencilerin özel çabalarının sonucu. Ama bunu aşmamız gerek. Bütün öğrenci ve öğretmenlerde bu azmi yaratmalıyız. Beypazarı Lisesi yılların emekleri sonunda bu başarıyı sağladı. Kolay değil; ama öğretmenle öğrenci azmedince oluyor. Bu ülkede hiç konservatuvar yokken İdil Biret çıkardık. Bugün nüfus da, konservatuvar da çok, ekonomik gücümüz ise çok daha iyi. Neden aynı anda onlarca İdil Biret'ler, dünya çapında başarılı sporcular çıkarmayalım?"

Ancak Çubukçu'nun velilere de şöyle bir çağrısı var:

"Yeteneğini engellediğimiz çocuğun mesleksiz olacağını unutmayalım; oysa çocuğumuz o yeteneği ile parlak yerlere gelebilir, hepimizin saygısını kazanabilir. Aileler, evlatlarının geleceğini düşünürken bunu hiç gözden uzak tutmamalı."
Şükrü Küçükşahin/Hürriyet