Genel

Önder Kıraç: Binaların yatırım için bir sistem oluşturuyoruz!

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşarı Önder Kıraç, binaların yalıtımlı hale getirilmesiyle ilgili olarak, "Vatandaşın cebinden para çıkmadan tasarruf ettiği miktardan almak üzere bir sistem oluşturuyoruz" dedi

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşarı Önder Kıraç, binaların yalıtımlı hale getirilmesiyle ilgili olarak, "Vatandaşın cebinden para çıkmadan tasarruf ettiği miktardan almak üzere bir sistem oluşturuyoruz. İngiltere’de güzel bir model var, onun Türkiye’ye uyarlamasını yapmaya çalışıyoruz. O sistem içerisinde sektörün temsilcileri bir fon oluşturacaklar, o fonun içerisindeki tasarruftan o fonu destekleyecekler" dedi.

Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir’in, ekonomi muhabirleriyle yapacağı sohbet toplantısına Ankara’daki yoğun programı nedeniyle katılamaması nedeniyle, Önder Kıraç muhabirlerle bir araya geldi. Kıraç, toplantıda, yalıtım konusunda Isı Su Ses ve Yangın Yatırımcıları Derneği (İZODER) ile belki de kamuda çok nadir görünen bir işbirliği yaptıklarını, Enerji Kimlik Belgesi verilmesi noktasında İZODER ile ciddi stratejik ortaklık kurduklarını ve yazılım konusunu onlara teslim ettiklerini söyledi.

Yalıtımcıların kendi menfaatlerine bunu değiştirebileceklerine ilişkin bu konuda kendilerini çok sayıda eleştiri geldiğine işaret eden Kıraç, "Türkiye’de o kadar güvensiz bir ortam var ki kimse kimseye güvenmiyor. Biz İZODER’e güveniyoruz. Bu güven karşılığında da İZODER 500 bin dolarlık kaynağı bu konu için seferber etti. Kamunun cebinden para çıkmadı" dedi.

Enerji Kimlik Belgesi ile bir model yarattıklarını söyleyen Kıraç, Ortadoğu ülkelerinin bunu merakla izlediğini, bu modeli Ortadoğu, Kuzey Afrika, Türk Cumhuriyetleri’ne pazarlama şansının bulunduğunu kaydetti.

Enerji Kimlik Belgesi’nin mevcut binalarda 2017’den itibaren zorunlu hale gelmesiyle ilgili bir soruya karşılık da Kıraç, "Bu süre kısa bir süre. Belki 2017’de bunun tamamını yapmak gibi bir sonuca ulaşamayabiliriz. Ama büyük kentlerimizde başarılı olacağımızı düşünüyoruz" diye konuştu.

Yabancıların mülk edinme yasasıyla ilgili soru üzerine de Kıraç, şunları kaydetti:
"Yönetmelikte ekstra bir şey yok. Orada sadece süreci anlatan hususlar var. Eskiden tanımlanmadığı için süreç şöyle çalışıyordu; mütekabiliyet anlaşması olan yabancı bir mülk sahibi, başvuru yaptığı zaman o valilik kararıyla garnizon komutanlığına gidiyor, orada inceleniyor. Her parsel ve her mülk için bu yaşanıyordu. Şöyle bir sahtekarlık mekanizması türedi; siz güveniyorsunuz, hukuk eliyle müteahhitten alıyorsunuz, parayı ona ödüyorsunuz, tapuyu yapmak için aradan geçen süre bazen 7-8 aya kadar ulaşıyor. O dönem içerisinde müteahhit batıyor, kaçıyor, başka birine satılıyor, yabancılar için ciddi mağduriyetler ortaya çıkıyor. Konsolosluklar vasıtasıyla özellikle İngilizler’e satılmış yazlıklarda muazzam sıkıntılar yaşanıyor. Dolayısıyla biz burada süreci kısaltan bir unsur aldık, dedik ki; garnizona her noktayı sormayalım, onlar bize zonlar versinler desinler ki (şunlar bizim stratejik açıdan çok önemli zonlarımızdır. Bunun içindeyse bize sorun, bunun dışındaysa sormayın) demelerini bekliyoruz. Ama askeriye, yasasında, yönetmeliklerinde olmasına rağmen bir türlü o yaklaşımı sergileyemedi.

Geçen hafta Milli Savunma Bakanlığı’nda ilgili arkadaşlarla bir araya geldik. Birlikte çalışalım. Nasıl 2B arazileri veya kadastro şeyleri tescil ediliyorsa bunu da tescil edelim, koordinatlı olarak verelim. Dolayısıyla idareler o koordinatın dışındaysa kısa sürede, içindeyse de o sürece uygun çalışsın. Yönetmelik sadece bunu tanımlayan bir süreç, onun dışında başka bir şey yok. Zaten onun olabilmesi için Anayasal değişiklik gerekir."

-"100 KAMU BİNASININ YALITIMIYLA İLGİLİ BİR PROJE BAŞLATTIK"-

Binalarda Enerji Kimlik Belgesi uygulamasıyla ilgili olarak da Kıraç, "Nasıl buzdolabında veya diğer şeylerde A Plus gibi üst standartta şeyler talep edilir hale geldiyse, bizim de gayrimenkul sektöründe bu bilinci oluşturmamız lazım. Bundan sonra bir evi alırken hangi sınıf bina olduğuna bakma noktasında bir alışkanlık edinmemiz gerekiyor" dedi.

Kıraç, binalardaki yalıtımla, yıllık 6 milyar liralık, bir Atatürk Barajı yapacak kadar tasarruf sağlandığına dikkati çekti.

Uluslararası terminolojide yeni bir mevzuat çıktığını, karbon emisyonunun azaltılmasına katkı sağlayan ülkelerin uluslararası arenada alacaklı hale geleceğini ifade eden Kıraç, "Biz ülkemizde 2017-2020’ye kadar olan süreçte konutlarımızı hem envantere alsak, onların emisyona katkılarını alsak belki de o zaman alacaklı pozisyona düşeceğiz ülke olarak. Bu sefer kredi mekanizmalarında belki çok daha ucuz krediler kullanma imkanımız olacak" diye konuştu.

100 kamu binasının yalıtımıyla ilgili bir proje başlattıklarını söyleyen Kıraç, bunun ikinci etapta tüm kamu binalarına yansıtılacağını belirtti.

Kıraç, şunları belirtti:
"Ondan sonra asıl geçiş özel mülkiyetlere. Vatandaşın cebinden para çıkmadan tasarruf ettiği miktardan almak üzere bir sistem oluşturuyoruz. İngiltere’de güzel bir model var onun Türkiye’ye uyarlamasını yapmaya çalışıyoruz. O sistem içerisinde sektörün temsilcileri bir fon oluşturacaklar, o fonun içerisindeki tasarruftan o fonu destekleyecekler. Vatandaşın cebinden bir şey çıkmayacak. Diyelim ki eskiden 100 liralık bir tüketiminiz vardı, cebinizden bir para çıkmadan o gayrimenkulünüzle alakalı bir yalıtım oldu. O tapuya işleniyor. Tapu o evin tasarrufu haline geliyor. Dolayısıyla o evin tasarrufundan belli bir miktar para fona aktarılıyor. Diyelim ki sizin tüketiminiz 100 liradan 80 liraya düştü, 85 lira ödüyorsunuz, 5 lirası fona geliyor. O fon tasarruftan büyüyor. Vatandaş 20 lira yerine 15 lira tasarruf etmiş gibi gözüküyor. Çok güzel bir model. Türkiye’de uyarlamak epey bir çalışma gerektiriyor. Onu inşallah önümüzdeki yıllarda hayata geçirmeyi arzu ediyoruz."

İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Arıman da Türkiye’deki tüm konutların enerji kimlik belgesi alması, yalıtımlı hale gelmesinin maliyetine ilişkin bir soruya karşılık, ’2023 yılına kadar, o günkü konut sayısının da 20 milyona geleceğini tahmin edersek 100 milyar dolar civarında olur" dedi.
AA

Konuyla ilgili basında yer alan diğer haberler

Vatandaş yalıtım yaptıracak cebinden kuruş çıkmayacak

Binaların yalıtımı için İngiltere'de uygulanan bir sistemi Türkiye'ye uyarlamaya çalıştıklarını belirten Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşarı Önder Kıraç, "Biz vatandaşın cebinden para çıkmadan yalıtımı yaptıracağız. Bunun parasını tasarruf edilen miktardan alacağız. Tasarruftan cebine yüzde 20 değil de yüzde 15 girecek" dedi

Özel bir fon oluşturulacak Bayındırlık ve Iskan Bakanlığı Müsteşarı Önder Kıraç, binaların yalıtımlı hale getirilmesiyle ilgili olarak, "Vatandaşın cebinden para çıkmadan tasarruf ettiği miktardan almak üzere bir sistem oluşturuyoruz" dedi. Konuyla ilgili ingiltere'de güzel bir model olduğunu, bunu Türkiye'ye uyarlamaya çalıştıklarını belirten Önder Kıraç, "O sistem içerisinde sektörün temsilcileri bir fon oluşturacaklar, o fonun içerisindeki tasarruftan fonu destekleyecekler. Vatandaşın cebinden bir şey çıkmayacak" dedi.

A Tapu evin tasarrufu oluyor

Önder Kıraç, sistemle ilgili şöyle konuştu: "Diyelim ki eskiden 100 liralık bir tüketiminiz vardı, cebinizden para çıkmadan o gayrimenkulünüzle alakalı bir yalıtım oldu. O tapuya işleniyor. Tapu evin tasarrufu haline geliyor. Evin tasarrufundan bir miktar para fona aktarılıyor. Tüketiminiz 100 liradan 80 liraya düştü, 85 lira ödüyorsunuz, 5 lirası fona geliyor. O fon tasarruftan büyüyor. Sadece vatandaş 20 lira yerine 15 lira tasarruf etmiş gibi gözüküyor. Çok güzel bir model."

6 milyar dolar tasarruf

Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği'nin düzenlediği 'Bir Enerji Stratejisi: Yalıtım' konulu konferansta konuşan Önder Kıraç, binalardaki yalıtımla, yılda 6 milyar liralık (Atatürk Barajı yapacak kadar) tasarruf sağlandığını söyledi. Önder Kıraç, Türkiye'de 40 milyar dolara yakın enerji ithalatı olduğunu hatırlatarak, "Bunun yüzde 40'ı konutlarda kullanılıyor. Onun da yüzde 30-40'ının tasarruf edildiğini düşündüğümüzde 5-6 milyar dolarlık para elimizde kalıyor" diye konuştu.
Posta