Arsa ve Arazi

Orman davalarında anayasanın eşitlik ilkesi ihlal mi ediliyor?

2B arsa ve arazi uzmanı Hukukçu Cihangir Dönmez "Orman İdaresi ve maliye hazinesi orman davalarında anayasanın eşitlik ilkesini ihlal ederek hukukun üstünlüğünü değil üstünlerin hukukunu uygulamaktadır" dedi


Maliye Hazinesi ve Orman İdarelerince nizalı taşınmaz malikinin niteliğine bakılmak suretiyle Anayasanın Eşitlik ilkesi ihlal edilerek açılması gereken davalar açılmamakta, açılmaması gereken davalar açılmakta, açılmaması gereken davalarda ortaya çıkan gerçekler karşısında ısrarla idareler tarafından davalardan feragat edilmemekte, mülkiyet ihlaline devam edilmektedir.

Adı geçen idarelerin bu iddiayı ispatlayan uygulamalarına konu iki örnek aşağıda yer almaktadır.

Birinci örnek ;

İstanbul ili, Beykoz İlçesinde yer alan ve üç parselden oluşan Dedeoğlu Özel Ormanıdır. Bu özel Orman  3116 orman tahdidi, 4785 Sayılı yasa ve 5658 Sayılı yasa ile özel orman Bakanlık Olur’u verildiği tarihte ve halen fiilen Sait Paşa ve Karlıtepe Devlet Ormanlarına bitişiktir.

5658 Sayılı Yasaya göre DEVLET ORMANINA bitişik olan ormanlara tapulu bile olsalar, ÖZEL ORMAN HUSUSİYETİ verilemez. Devlet Ormanı olarak tahdit edilmeleri gerekir.

Bu konuda tüm bilgi ve belgeler Maliye Hazinesine ve Orman İdaresine tarafımca 1905 Sayılı Kanun kapsamında incelenmek üzere teslim edilmiş olmasının üzerinden üç ay gibi bir zaman geçmiş olmasına rağmen, ilgili idareler bu yolsuz tescil özel ormanın tapusunun iptali ile DEVLET ORMANI olarak tescili amaçlı dava açmamaktadırlar.

İkinci örnek :

Bursa ili, Nilüfer İlçesi, Doğanköy mevkii Nabi Ergin (Mihrihatun)  özel ormanıdır. Bu özel ormanın Devlet Ormanına bitişik olduğu iddiası ile Maliye Hazinesi ve Orman İdaresi tarafından tapusunun iptali ile DEVLET ORMANI olarak tescili amacıyla 2010 yılında tapu iptal davası açılmış ve tapu kaydının üzerine ihtiyati tedbir kararı konulmuştur. 

Bu özel orman 3116 orman tahdidinde de DEVLET ORMANINA bitişik değildir, 4785 Sayılı Yasa uygulamasında da DEVLET ORMANINA bitişik değildir, 5658 Sayılı yasa ile verilen Özel Orman Bakanlık Olur’unda da DEVLET ORMANINA bitişik değildir. 

1953 tarihli Özel Orman Bakanlık Olur’unda taşınmazın doğusunun Doğanköy mezrası (mahallesi ) olduğu ve taşınmazın  en yakın Devlet Ormanına 10-15 kilometre mesafede olduğu yazılıdır.

Mahkemece  yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu, Maliye Hazinesi ve Orman İdaresince iddia edildiği gibi özel ormanın bitişik olduğu alanın DEVLET ORMANI değil,  Nabi Ergin Özel ormanının parçası olduğu ve 1958 yılında yapılan tapulama kadastro işlemi esnasında tapunun kayıt miktar fazlası olarak Doğanköy Tüzel Kişiliği adına mera olarak hükmen tescil gördüğü ortaya çıkmıştır. 

Bilirkişi raporu 1953 tarihli özel Orman Bakanlık Olur’unda yer alan en yakın Devlet ormanının 10-15 kilometre uzaklıkta olduğu yönündeki saptamayı teyit etmiş ve Nabi Ergin Özel Ormanına en yakın Devlet Ormanının Uludağ Devlet Ormanı olduğunu belirlemiş ve özel ormanla ULUDAĞ DEVLET ORMANI arasında Bursa Ovasının yer aldığını tespit etmiştir.

Bu tespit üzerine özel orman malikleri Orman İdaresi ve Maliye Hazinesine başvurarak kendi aleyhlerine açılan ve yaklaşık dört yıldan beri mülkiyet haklarını kısıtlayan bu haksız davadan vazgeçilmesini talep etmişlerdir. Bu talepleri idarece dava açılmasında ve sürdürülmesinde mahsur olmadığı, özel ormanın zaten satılamayacağı, kat karşılığı verilemeyeceği, özel orman sahiplerinin özel mülkleri olan bu taşınmazda tasarrufta bulunmalarının mümkün olmadığı gibi gerçeğe tamamen aykırı gerekçelerle reddedilmiştir.

Birinci örnek özel ormanın sahipleri ;

Türkiye’nin en büyük inşaat firmalarından birisi olup, özel ormanın bir kısmında 130 adet villa yapıp, villa başı ortalama iki milyon dolar bedelle satmışlardır. Geri kalan özel ormanda basında yer alan kendi ifadelerine göre bir milyar dolarlık bir karma proje geliştirmektedirler. Bu özel orman Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğüne iki kilometre mesafededir. 5658 Sayılı yasa ve ilgili Yönetmeliklere göre Özel orman olarak hususiyet tanınması mümkün değildir. 

Bu gerçeklere ve bu konuda İdarelere tarafımca sunulan tüm bilgi ve belgelere rağmen bu özel ormana Maliye Hazinesi ve Orman İdaresi tarafından tapu iptal davası açılmamakta, taşınmazların tapularına ihtiyati tedbir kararı konulmamaktadır.

İkinci örnek özel ormanın sahipleri;

Bu özel ormanın büyük bir kısmı beş hanıma aittir, hanımlardan ikisinin yaşı seksenin üzerindedir, hepsi ev hanımıdır, bu özel orman atalarından miras kalmıştır. 5658 Sayılı Yasanın öngördüğü tüm şartlara haiz olarak özel orman sıfatı almıştır, bilirkişi incelemesi sonucu bitişik parselde yer alan idarelerce DEVLET ORMANI olduğu iddia edilen yerinde kendi mülkleri olan Nabi Ergin Özel Ormanının bir parçası olduğu ortaya çıkmıştır. Özel orman olarak ortaya çıkan idarelerce Devlet Ormanı olduğu iddia edilen yere ilişkin tüm haklarından Orman İdaresi lehine feragat etmeleri buna karşın kendilerine karşı açılan haksız davadan idarelerin feragat etmesi teklifleri idarelerce reddedilmektedir.

Maliye Hazinesi ve Orman İdaresince  dava açılması gerektiği halde kasıtlı olarak İstanbul/Dedeoğlu  Özel Ormanı hakkında tapu iptal davası açılmamasına rağmen,  Bursa/Nabi Ergin Özel Ormanı hakkında açılan davanın haksızlığının tüm yönleriyle ortaya çıkmış olduğu davada İdarelerce ısrarcı olunması tarafımca Hukukun Üstünlüğü İlkesinin değil, Üstünlerin Hukukunun uygulanması gibi algılanmaktadır. Bu uygulama ile idarelerce tüm vatandaşların kanunlar karşısında eşit olmalarını emreden Anayasamızın 10. Maddesinde yer alan Eşitlik İlkesi açıkça ihlal edilmektedir.

Anayasa’nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır.

Maliye Hazinesi ve Orman İdaresince yukarıda verilen iki örnekte olduğu gibi Anayasanın Eşitlik İlkesi ihlal edilmemeli, birinci örnekteki özel orman 5658 Sayılı yasa özel orman olarak iade koşullarını taşımadığı tapusunun iptali için dava açılmalı, ikinci örnekte yer alan özel orman 5658 Sayılı Yasa özel orman olarak iade şartlarını tam olarak açıldığı için haksız olarak açılan dava geri çekilmeli ve mülkiyet hakkını kısıtlayan tapudaki ihtiyati tedbir kararı kaldırılmalıdır.



Cihangir Dönmez Mayıs 2014