Yeni Projeler

Paranız varsa şimdi ev alın!

Hükümetin açıkladığı ekonomik tedbir paketinin gayrimenkul sektöründe son yıllarda yaşanan durgunluğa ''çare'' olmadığı belirtilirken, ikinci el konut fiyatlarının yüzde 25-30'lar, birinci ellerde yüzde 50'ler seviyesinde düştüğü bildirildi.

İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut Güleroğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, KDV indirimi ve alım-satım vergisinin binde 30'lardan binde 5'e çekilmesinin çok olumlu bir yaklaşım olduğunu, fakat 3 ay ile sınırlandırılmaması gerektiğini söyledi.

Güleroğlu, konutun beyaz eşya gibi olmadığını ifade ederek, ''İnsanlar konuta para yatıracağı zaman ekonomide istikrar istiyor. Bu nedenle farklı önlem paketleri daha çıkarılırsa, örneğin binde 5'lik oran uzun süreli, en azından 2010'un sonuna kadar uygulanırsa, KDV indirimi en azından 2010'un altıncı ayına kadar uzatılırsa sektörde daha fazla hareket olacaktır'' şeklinde konuştu.

İndirimlerin uygulamaya başladığı 15 Nisan'dan bu yana sektörde ne şekilde bir hareketlilik yaşandığının sorulması üzerine Güleroğlu, ''Şu ana kadar büyük satışlar olmadı. Sadece yeni konutlar alan kişiler KDV açısından avantajlı pozisyona girdiler. Dolayısıyla sıfır konutlarda biraz hareket gözlendi. Ama ikinci el piyasalarda bir etki yaratmadı. Seçimlerin geçmesiyle biraz kıpırdanma oldu, yüzde 5'lik bir artış gözleyebiliyoruz. Ama bunun paketle ilgisi yoktu tabii'' karşılığını verdi.

Güleroğlu, yeni kredilerde hükümetin kefil olmayı planladığını kaydederek, ''Bu güzel bir teşvik olacak, piyasaların canlanmasına sebebiyet verecek'' dedi.

2 yılın sektörde yaşanan durgunluk için çok uzun bir süre olduğunu, bu nedenle piyasalarda biraz daha güven oluştuğunda, yavaş yavaş insanların gayrimenkule para yatırmaya başlayacağını vurgulayan Güleroğlu, ''Aslında bugün bankalarda mevduat var. Ama insanlar bugün güven aradığı için parayı gayrimenkule ya da benzer enstrümanlara yatırmıyor'' diye konuştu.

Güleroğlu, İzmir'de 160-170 bin TL'ye satılan dairelerin şu anda 120 bin TL'den satışa çıkarıldığını söyledi.

Sektörde ne zaman hareket görüleceği sorusuna Güleroğlu şu yanıtı verdi:

''Konutta kısa vadede para kazanılmaz. Herkes bunu bilmeli. 2005-2006 yıllarında çok ciddi şekilde talep olmasından ve arzın bu talebi karşılayamamasından dolayı fiyatlar bu kadar yükselmişti. Uzun vadeli konut kredileri, kredi faizlerindeki düşüş, dövizin istikrarsızlığı gibi etkenler de vardı. 6 ayda ya da 1 yılda para kazanacağım diye gayrimenkule para yatırılmaz. 3-4 yıllık bir süreç içinde gayrimenkul para kazanır. Bu süreç göz önünde tutulursa bu alanda yatırım yapmanın tam zamanı diyebiliriz. Ama önümüzdeki dönemde fiyatlar hareketlenirse o zaman fırsat kaçmış olabilir.''

''PİYASAYI MORTGAGE SİSTEMİ KURTARACAK''

İstanbul Umum Emlak Komisyoncuları Odası İkinci Başkanı Nizamettin Aşa da tedbir paketinin piyasada hareket yarattığının söylenemeyeceğini belirterek, ''Zaten KDV indirimi belli metre karenin üzerindeki sıfır konutları kapsıyordu. Tapu harçlarındaki indirimin ise devamlı uygulanması halinde bir fayda sağlanacak'' dedi.

Harçlardaki indirimin aslında devletin kasasına da daha fazla vergi girmesini sağladığını vurgulayan Aşa, ''Çünkü tapu harcı yüksek olduğu için vatandaş gerçek değerinde beyanda bulunmuyordu, 250-300 bine satılan bir gayrimenkulün tapudaki bedeli 30-40 bini geçmiyordu. Bu yüzden harçların bu şekilde kalması lazım'' diye konuştu.

Aşa, mevcut ekonomik koşullarda konut piyasasında hareketliliğin en azından kısa vadede pek mümkün görünmediğini belirterek, şöyle devam etti:

''Biz gayrimenkul sektörünün temsilcileri olarak hep şunu söyledik, devam eden inşaat projeleriyle yeni başlayacak projelerin satılması için mutlaka bir finansman desteğine ihtiyaç olduğunu, bunun tek yolunun da mortgage sistemi olduğunu ifade ettik. Şimdi dünyada her ne kadar adı krizle birlikte anılıyorsa da biz hala morgage'ın inşaat ve gayrimenkul piyasası için bir çıkış olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bu iş için para lazım. Vatandaş bunu artık alamıyorsa, bunun yolu mortgage sisteminden geçiyor.

Şimdi gerçek ihtiyacı olan kesime yönelmek lazım. Bakıyorsunuz bir yanda 300-400 bin tane konut fazlası, satılamayan lüks konutlar, gerçek ihtiyaç sahiplerine hitap etmeyen projeler, diğer yanda İstanbul için söylersek 500-600 bin gibi yüksek oranda gayrimenkul açığı var. Bu kesime hitap edebilecek bir sistemin tek yolu mortgage sisteminin tam anlamıyla hayata geçmesidir. Bakmayın ABD'de sistemin çökmesine, orada durum çok farklı.''

İstanbul'daki gayrimenkul fiyatlarında ikinci ellerde yüzde 25-30'lara kadar, sıfır inşaatlarda yüzde 50'ye yakın düşüş olduğunu dile getiren Aşa, ''Ayrıca inşaat şirketleri promosyonlara yöneltmiş durumda. 60 ay sıfır faizden vade yapmak bir promosyondur. Ya da 'size cip alalım', 'doğal gazınızı, elektriğinizi ödeyelim' gibi vaatlerde bulunuluyor mesela. Kiralarda da aynı şekilde 2 sene öncesine göre yüzde 20-30 gibi bir düşüş var'' dedi.

''FİYATLAR DÜŞMEDİ, NORMAL SEVİYELERİNE İNDİ''

Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Odası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Rıfat Yetkin de KDV indiriminin 150 metre karenin üzeri konutlara uygulanması nedeniyle piyasada bir etki yaratmadığını, tapu harçlarındaki indirimin ise küçük bir hareket yarattığını, ama daha önemlisi gayrimenkulün değerinde gösterilmesini sağladığını dile getirdi.

Bankaların konut kredisi faiz oranlarının düşmesiyle konutta bir canlanma görüleceği öngörüsünde bulunan Yetkin, ''2005-2006 yıllarında faizler düştüğünde fiyatlarda köpük artışlar olmuş, yüzde 40-50'lere varan bir yükseliş yaşanmıştı. Şimdi bu normal seviyelerine indi, yani şu anki değerler aslında bir düşüş değil, normal değerler'' dedi.

Yetkin, küresel krizden önce 100 liraya satılan bir konutun şu anda 80-85 liraya satıldığını, ancak bunun asıl değer olduğunu, daha önceki 100 TL'lik bedelin aslında ''köpük'' fiyat olduğunu ifade etti.

''Yatırımcıya almanın tam zamanı, çünkü gayrimenkul gerçek değerindedir diyoruz'' şeklinde konuşan Yetkin, önümüzdeki dönemde arz-talebe de bağlı olarak fiyatlarda yükseliş trendinin beklendiği değerlendirmesini yaptı.

Yekin, bütün illerde fiyatların semtlere göre değişkenlik gösterdiğini, ama tümünün aşağı yukarı aynı oranda arttığını belirterek, ''Mesela Sincan-Yenikent civarında 70-80 bin TL civarındadır konut fiyatları. Arttığı zaman onun da fiyatı yüzde 10-15 yükselir, Çayyolu'ndaki 300-400 bin TL'lik konutun da fiyatı yüzde 10-15 civarında artar'' şeklinde konuştu.