Turizm

Ramada Bodrum Oteli'ne Enrico Macias konserli açılış!

Habertürk yazarı Sermet Severöz, Enrico Macias konseri ile gerçekleştirilen Ramada Bodrum Oteli'nin açılışından izlenimlerini yazdı

İşte o yazı; 


"Bu akşam İstanbul'da konser verecek olan Enrico Macias'ı açılışını gerçekleştirdiği Ramada Bodrum Oteli'ne gitmek üzere uçağa bindiğimde görür görmez dedim ki; "Bu konser kesin tabure üzerinde ve playback olur!" Göz çevresi sanki daha da morarmış kan çanağı gözleriyle o kadar yaşlı, o kadar yorgun gözüküyordu ki...


Otele gidip görkemli ve büyük sahneyi gördüğümdeyse anladım ki bu "playback ve tabure üzeri konser" tezimi ufak ufak çürütmeye başlamalıydım. "Sen kim, koca usta hakkında hemen yorum yapmak kim?" diye öyle bir kızdım ki kendime... Hele benim gibi haftada en az 1 kere, Enrico Macias ve Ajda Pekkan'ın 1976 yılında Olympia'da yaptıkları düeti dinleyen birfrankofona hiç yakıştırmadım.


KONSER SAATİ


250 kişi bekledikleri davete 600'ün üzerinde konuk gelmesine rağmen hiçbir şeyin aksamadığı açılış davetinin söylenecek tek laf bulamadığım yemek ikramı hafif hafif son bulurken; Enrico Macias ve ekibi sahne aldı. Herkes daha ilk şarkıda havaya girdi ve Enrico Macias'ın tempoyu hiç düşürmediği, slow parçalarına yer vermediği repertuvarıyla son şarkıya kadar aynı havayla coştu da coştu.Büyük ustaların o sahneye çıktıkları zaman nasıl devleştiklerine, sanat aşkının verdiği enerjiyle uçaktaki o yorgun adamın, renkli ışıklar altında, nasıl da benden bile gençleşebildiğine şahit oldum.önyargımdan mahcup, vicdanımı rahatlacak bir cümle yazdım ve attım sanal dünyaya: "...


Cüneyt Gökçer'in 80'li yaşlarında tekrar sahneye koyduğu Damdaki Kemancı'daki performansı kadar olmasa da, Enrico Macias'ın da bu yaştaki sahnesine hayran kalmamak mümkün değil..."


'BECERDİK GALİBA HA?'


Ramada Bodrum'un yönetici ortaklarından Kerim Kumla'yla açılışın ertesi günü otelin havuzbaşında sohbetteyiz. Ben bir "konaklama ve hizmet pürüzü" olarak, "otele kurduğum bütün servis tuzaklarından, yaptığım tüm zorlu deneylerden başarıyla çıktıklarını ve izlenimlerimi" anlatıyorum Kerim'e.Kerim'den cevap net: "Becerdik galiba ha?"Benim cevap da net: "Evet!"


SAINT TÜRKBÜKÜ ÇARŞISI


Bu sene yıllardır yerinde görmeye alıştığımız Demet butiğin yerinde Galata'nın ünlü butiği Atelier 55'in inşaatını görmüştüm daha önceki gidişlerimde. Bu kez açılmış halini de gördüm. Tabii gözüm az ileriye Bük'ün en büyük mağazasını açan Demet'i ve tatlı sohbetini aramadı değil ama Başak ve Gizem de bu konuda gayet iyidir.Sanki yeni bir şeymiş gibi, zaten hep pahalı olan Maçakızı'nın lahmacunuyla tekrar gündeme gelen, zaten yıllardır Türkiye'nin en pahalı kumsalı olan Göltürkbükü'nün bu iki önemli butiği Atelier 55 ve Demet Butik, dünyanın ve Türkiye'nin en trendi, en tasarım ürünlerini Göltürkbükü'ne getirmek suretiyle, Saint Tropez gibi pahalı sahillerin butiklerini aratmıyorlar.Doğasıyla Göltürkbükü'müz, fiyatlarıyla "Saint Türkbükü"müzde, geçen sene Havana'da hizmet veren ve oldukça ilgi gören, takı ve elbise tasarımcısı Simge'nin "Deliişi" markası artık Atelier 55'te satılıyormuş.


MİMARLARIN YEMEKLERİ


İstanbul'un bir dönem; benim içinse her zaman en zevkli elleri olan eski Berjer Möble'nin sahipleri Müjgan ve Mehmet Emek çifti, Bodrum'a yerleştikten sonra, Atatürk Caddesi'nde "Konacık Park Lokantası" adında bir mekân açtı. Bana daha yeni nasip oldu ziyaret etmek.Evlerindeki sıradan yemeklerinin bile hayranı olan benim için hiç şaşırtıcı olmadı karşılaştığım lezzetler ve zevkli mekân. Ramazan ayında olduğumuz için deneyimlerimi yazmayacağım. çok emek verilmiş, lezzetlerini yolu düşenler mutlaka tatsınlar. Koçtaş'ın tam karşısına düşen Konacık Park Lokantası'nda, Saint Türkbükü'nde ancak bir su alacağınız bir meblağ ile tıka basa doyabilirsiniz."


Sermet Severöz / HABERTÜRK