Genel

Rönesans Holding en’lerin ve ilk’lerin şirketi!

Rönesans Holding, dünya genelince ilk ve enleri gerçekleştirmesi ile tanınıyor. Ceyhan Mega Petrokimya Endüstri Bölesi’nde 2018 sonunda açıklanan 1,3 milyar dolarlık polipropilen tesisi inşaatı, Rönesans’n Türkiye’de gerçekleştirdiği bir diğer liste başı proje olacak…

RUSYA ST.PETERSBURG'DA 1993 yılında kurulan Rönesans Holding, bugün dünyanın 28 ülkesinde, ana müteahhit ve yatırımcı olarak hizmet veriyor. Hizmet verdiği tüm sektörlerde hayata geçirdiği projelerle imza attığı “ilk”ler ve “en’ler ile sektörde öne çıkıyor. Bu sene ilk olarak Fortune 500 Türkiye listesine girerken 13’üncü sırada yer alan Türkiye yapısı RC Rönesans İnşaat Taahhüt, Türkiye’de başladığı önemli proje ile de dikkat çekiyor. Türkiye’de Ceyhan Mega Petrokimya Endüstri Bölgesi’nde 1,3 milyar dolar yatırımla kurduğu polipropilen üretim tesisi faaliyete geçip, cari açığı 450 milyon-500 milyon dolar kısmaya başladığında bu uzun en’ler ve ilk’ler listesine nazire yapacak.

Fortune Turkey'den Kerem Özdemir'in haberine göre; Rönesans’ı sektöründe Rusya’nın St. Petersburg kentinde inşa edilen Laktha Çenter, 462 metre yüksekliğiyle Avrupa’nın en yüksek binası unvanını taşıyor. Proje aynı zamanda insanlık tarihinde inşa edilen en yüksek 20 binadan biri konumunda. Gökdelenin betonarme temel döşemesi için toplamda 9,2 bin ton demir kullanıldı. Projenin sadece bu bölümünde kullanılan metallerle Eiffel Kulesi’nin bir kopyası daha inşa edilebilir.
Fikri İsviçre’de ilk olarak 1960 yılında ortaya atılan ve 17 yıl önce kazı çalışmalarına başlanan Gotthard Base Tüneli, Rönesans Holding çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Rönesans İnşaat’ın İsviçre’deki iştiraki Heitkamp Swiss ile birlikte tamamlandı. 57 kilometre uzunluğu, 2 bin 300 metre derinliğiyle dünyanın “en uzun ve en derin” demiryolu tüneli olarak adlandırılan İsviçre Alpleri’ndeki Gotthard Base Tüneli, çapraz geçişler, erişim tünelleri ve şaftlarla birlikte toplam 152 kilometreye ulaşıyor.

Rönesans’ın Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta geliştirdiği GTG Projesi, dünyanın doğalgazdan benzin üretecek en büyük tesisi olarak dikkat çekiyor. Tesis günlük ortalama bin 800 ton, yıllık ise ortalama 600 bin ton benzin ve 100 bin ton LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) üretim kapasitesine sahip.
2018’de Ballast Nedam ile Blankenburg Bağlantı Yolu projesinin 900 milyon euro’luk finansal kapanışı tamamlandı. Bu proje, Hollanda’nın bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük PPP projesi olma özelliği taşıyor.

Amur Gaz İşleme Tesisi Projesi, 2023 yılında tamamlandığında Rusya’nın en büyük, dünyanın sayılı gaz işleme tesislerinden biri olacak. Maire Tecnimont ile 1,3 milyar euro tutarında bir sözleşmeyle hayata geçen proje, yılda 42 milyar metreküplük üretim kapasitesine sahip olacak.

LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) sektöründe Rönesans, dünyanın en zorlu şartlarında elde ettiği bilgi birikimi ve tecrübeyle yeni projelere imza atıyor. Bu konudaki bir diğer adres, Rusya’nın Murmansk bölgesi oldu. Rönesans grup şirketlerinden Rönesans Endüstri Tesisleri - (RHI), İtalyan enerji şirketi Saipem ile kurduğu ortak girişimle, Rusya’nın “Arktik LNG 2” projesi kapsamında bazı tesislerinin tasarım ve inşaatını birlikte yapmak üzere anlaşmaya vardı. Sözleşmenin yatırım bedeli ise yaklaşık 2,2 müyar euro. Dünyanın en büyük LNG projelerinden biri olmaya hazırlanan Arktik LNG 2’nin tüm yatırım maliyeti ise yaklaşık 25,5 milyar dolar olacak.

CEYHAN'DAKİ PROJENİN Türkiye için taşıdığı öneme bakıldığında en az bunlar kadar yüksek bir düzeyde olduğu görülüyor. 2018’de şirketin en büyük yatırımlarından biri Ceyhan Mega Petrokimya Endüstri Bölgesi’nde inşası başlayan Polipropilen Üretim Tesisi oldu. Cezayir’in milli enerji şirketi Sonatrach ve Güney Koreli GS E&C ortaklığıyla 1,3 milyar dolar yatırımla hayata geçirilecek proje, 450 bin ton kapasitesiyle 2023 yılında üretime başlayacak.

Kapasitesi, karşılayacağı ihtiyaç ve ülke ekonomisine sağlayacağı katkı, bu projeyi inşaat bedeli ile ölçülemeyecek kadar önemli bir noktaya taşıyor. Rönesans Holding Başkanı Dr. Erman Ilıcak imza töreninde bu büyüklüğü ve önemi, “Plastik hammaddesi olarak kullanılan polipropilen, ülkemizde hala ithal edilen kalemler arasında bulunuyor. Her yıl 2,2 milyon ton polipropilen, 2,6 milyon ton polietilen ve yine 1,5 milyon ton PVC ithalatı yapıyoruz. Dünya tüketiminin yüzde 3-4’ünü Türkiye ithal ediyor ve ihtiyacının yüzde 90’ını ithalatla karşılıyor” sözleriyle ifade ediyordu.
Rönesans Holding tarafından yatırımına başlanacak tesiste üretilecek polipropilen, Türkiye’nin ithal ettiği hammadde kalemleri arasında yer alıyor. Türkiye 2017’de 2 milyon tonu aşkın polipropilen ithal etti. Rönesans Holding’in gerçekleştireceği bu yatırımla birlikte Türkiye’nin polietilen ithalatının yüzde 25’inin ikame edilmesi planlanıyor. Plastik sanayide kritik bir madde olan polipropilen, tarımdan savunma sanayine, otomotivden inşaata, tüketici ürünlerinden ilaç ve sağlık sektörüne dek hemen her alanda kullanıyor.

RÖNESANS'IN ÜLKE EKONOMİSİNE yarattığı fayda, sadece ülke için önemli bir cari açık kalemini kısmakla sınırlı değil. Şirketin kullandığı ileri teknoloji çözümleri, sürdürülebilirlik konusunda da önemli bir katkı sağlıyor.

Maliyet, zaman ve kalite baskısının her geçen gün arttığı inşaat sektöründe rekabetçi olmanın yolu artık dijitalleşmeden, büyük veriyi doğru okumak ve analiz etmekten geçtiğinin farkında olan Rönesans, yapı bilgi modellemesi (Building Information Model-BIM) teknolojinin inşaat sektöründe yarattığı dönüşümü Türkiye’deki işlerine de uyarlıyor. Adana, Elazığ ve Yozgat şehir hastanesi projelerinin farklı aşamalarında BIM’i kullanma ve sağladığı avantajları deneyimleme fırsatı yakalayan Rönesans, yarattığı bu örnekler ile teknolojinin öncü isimleri arasında yer alıyor.
inşaat sektörünü dönüştüren bu teknoloji, bir projenin fiziksel ve fonksiyonel özelliklerinin temsil edildiği dijital bir modelinin oluşturulmasına ve yönetilmesine imkan veriyor. BIM; projeleri hızlandırıyor, maliyetleri düşürüyor, kaliteyi artırıyor ve aynı zamanda sürdürülebilir bir dünya için sektöre inanılmaz bir fırsat sunuyor.

Araştırmalar, BIM teknolojisinin inşaat projelerinin tamamlanma süresini ortalama yüzde 7 oranında azalttığını ve maliyetleri ise yüzde 20 ye kadar düşürdüğünü gösteriyor. BIM, karbon emisyonunu da yüzde 50’ye kadar azaltarak yeşil bina uygulamalarım destekliyor ve sürdürülebilirliğe katkıda bulunuyor. Rönesans, bu teknolojiyi Başakşehir Şehir Hastanesi projesinde de kullanarak bu konuda yeni bir örnek oluşturuyor.

RÖNESANS BU ÖRNEKLERİ çoğaltır ve çeşitlendirirken ticari bipalar, sanayi tesisleri ve şehir hastaneleri gibi farklı alanlarda uzmanlık havuzunu derinleştiriyor ve genişletiyor. İnşaat, gayrimenkul geliştirme, endüstri ve sağlık, Rönesans’ın ana faaliyet alanlarının başında geliyor. Grup son yıllarda portföyünü, nitelik ve lokasyon anlamında dengeli şekilde çeşitlendirmeye özen gösteriyor. Öyle ki portföy, endüstri, ağır sanayi tesisleri, altyapı projeleri, imalat sanayi tesisleri, kimyasal ve ilaç üretim tesisleri, yiyecek ve içecek işleme tesisleri, otomotiv ve makine fabrikaları, devlet binaları ve enerji santrallerinden alışveriş merkezleri, ofisler, oteller, konutlar ve karma yapılara kadar uzanıyor.

Uzun vadeli kamu-özel sektör ortaklıkları da gündemde. Rönesans’ın şehir hastaneleriyle ilgili proje ve yatırımları devam ediyor. Rönesans, bugün kamu özel iş birliği modeliyle hayata geçirilen şehir hastaneleri alanının en büyük oyuncusu konumunda. Kontratı imzalanan projelerin toplam yatak kapasitesi 9 bin 500 civarında. Bu projelerden Adana, Yozgat ve Elazığ şehir hastaneleri hayata geçti. Bu yıl Bursa Şehir Hastanesi’nin, 2020’de ise dünyanın en büyük sağlık kampüslerinden İkitelli Şehir Hastanesi’nin tamamlanması ve faaliyete geçmesi bekleniyor.

Şirket, Türkiye’de sağlık sektörü, medikal inşaat ve sağlık işletmelerinden elde edilen tecrübeyi, Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) ile yapılan anlaşma kapsamında şimdi de Rusya’ya taşımaya hazırlanıyor. Bu kapsamda Rönesans, Rusya’nın farklı bölgelerinde, üniversite bünyelerinde kurulacak eğitim ve araştırma hastanelerini kapsayan ortak bir projeyi hayata geçirecek.

Proje kapsamında, önde gelen Rus üniversitelerinin ve yabancı üniversitelerin tıp merkezlerine bağlanacak tek bir veritabanı ve ortak bir teknoloji platformunun kullanılacağı, son teknolojiyle donatılmış eğitim ve şehir hastaneleri kurulacak. Bu yaklaşım, dünya standartlarında deneyim ile en gelişmiş uygulamaları, Rönesans Holding’in altyapı inşaatı, proje uygulama ve destek alanlarındaki uzmanlığı ile buluşturuyor.

Rönesans ile ilgili büyük resme bakıldığında bunun, Fortune 500 Türkiye listesindeki 13’üncü sıranın çok ötesine geçtiği görülüyor. Rönesans Holding, dünyanın 28 ülkesinde, 64 milletten, 75 bini aşkın çalışanıyla, -52 ve +50 dereceye kadar zorlu iklim koşullarına sahip farklı coğrafi bölgelerde ana müteahhit ve yatırımcı olarak hizmet veriyor. 2018’de dünyanın en büyük müteahhitlik şirketlerinin sıralandığı ENR listesinde 36’mcı sırada yer alan Rönesans, Avrupa’nın en büyükleri arasında ise dokuzuncu.

Rönesans Holding’in yeni hedefi ise satın alma ve işbirlikleriyle Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada faaliyet alanını genişletmek; orta vadede müteahhitlik sektöründe dünyanın en büyük ilk 10 kuruluşu arasına girmek.