Magazin

Seda Sayan, Astoria'daki evinin kapılarını açtı!

‘Sabahların Sultanı’ sanatçı Seda Sayan, rezidans yaşamının tam ona göre olduğunu anlatıyor

 

Gayrettepe Astoria’da, modacı Nur Yerlitaş’a dekore ettirdiği bu salonunu da artık daha sıcak ve yaşanılası buluyor.   Seda Sayan, o gün Beyaz TV’de Beyaz’ın Sultanı adlı canlı yayın programını sunduğu için, basına hayatında ilk defa açtığını belirttiği evinde, bizi yakın arkadaşı Nur Yerlitaş karşılıyor. (Sayan’ın eviyle ilgili detayları da yoğun programından ötürü sabahın erken saatlerinde yine evinden farksız döşenmiş özel kulisinde alabilmiştik.) Kapak çekimini de evde bulunduğu bir boş saatinde gardırobundan seçtiği birbirinden renkli kıyafetleri ile rekor hızda tamamladık. Sayan ile Yerlitaş’ın 27 yıllık sıkı bir dostlukları var. “Geçen yıl Seda ile şu gördüğünüz kanepelere yayılmış, kabak çekirdeklerimizi çitleyerek heyecanla Muhteşem Yüzyıl’ı izliyorduk. Reklam arasında ona, ‘Bu salonun bembeyaz hastane görüntüsü hoşuma gitmiyor, gel değiştireyim,’ dedim,” diye anlatmaya başlıyor Yerlitaş, Sayan’ın salonunda Türk kahvesini keyifle yudumlarken. Ev sahibesi hemen, “Nasıl biliyorsan öyle yap,” diyerek kabul etmiş arkadaşından gelen bu ani teklifi. “Kendimce buraya bir makyaj yaptım. Salondaki gri duvarlar dış cephe boyamasında kullanılan özel bir malzemeden. Kırmızı kadife kanepe, çita desenli kumaş seçimleri, eskitilmiş aynalar ve renkli cam kristal kadehlerle salonda Seda’nın ışıltılı yaşamına uygun bir atmosfer yaratmaya çalıştım. Sadece evdeyken devamlı açık olan televizyonun karşısındaki kanepeleri için, “Çok rahat olsun bana yeter,” demiş Sayan. Çıkan sonuçtan çok memnun. 270 m2’lik daire bir salon, mutfak, iki oda, iki banyo ve bir misafir tuvaletinden oluşuyor. Astoria’nın en üst katlarından birinde konumlanmış evin Marmara Denizi ve Boğaz’ı kuşbakışı gören muazzam bir manzarası bulunuyor. Salon, oturma bölümü ve yemek odası olarak iki kısma ayrılmış. Yerlitaş, burayı dekore ederken, mevcut bazı mobilyaları da doğru renkler kullanarak mekanda tekrar değerlendirmiş. “Burası renkleri ile aslında tam bir artist evi oldu. Gece ambiyansı inanılmaz güzeldir,” diye belirtiyor. Fatih Kıral’dan alınan gri keten şantuk kanepeye özel yapım kadife-şönil kanepe eşlik etmiş. Ortada ise Mis En Demeure’un ahşap bir sehpası var. Antre ve salon duvarlarında kullanılan eskitilmiş aynalar salona güzel bir derinlik katıyor. Yerlitaş’ın hediyesi, üzeri renklendirilmiş ahşap yemek masasının etrafında fıstık yeşili kadife kumaştan sandalyeler dikkat çekiyor. Yerlitaş, kreasyonlarında sıkça kullandığı çita desenini, puantiye ve püskül gibi ayrıntıları salondaki mobilya ve yastıkları giydirirken de kullanmış. “Duvarı ve tavanı gri bir mekanda, her renk ayrıntı iyi durur. Bu renkte kabuğa sahip bir evi modern veya klasik döşeyin fark etmez. İkisine de çok uygun,” diye belirtiyor Yerlitaş. Aynanın önünde Uzakdoğu’dan alınan siyah, kırmızı ve beyaz çiçekli küpler yer alıyor. “Bunları benim evimde görüp çok sevmişti. Ben de bu eve yakışacağını düşünerek ona hediye etmiştim,” diyor Yerlitaş. Yoğun iş temposundan dolayı kulisinde konuşma fırsatı yakaladığımız Sayan da bizi sımsıcak karşılıyor. “Şu listeye bir bakın, her saatim nasıl dolu. Durumum bir öğrencinin ders programından farksız,” diyerek asistanının ona hazırladığı haftalık yapılacaklar listesini işaret ediyor. “Bana 24 saat yetmiyor. O yüzden yıllar önce rezidansta yaşamaya karar verdim. Bir telefonla çiçekçisinden mağazasına, restoranından sinemasına kadar her şey elimin altında. Öyle bahçeli müstakil evler bana göre değilmiş, yaşadım ve anladım. Onların da derdi hiç bitmiyor bacım,” diye içtenlikle o çok tanıdık, samimi kendine has üslubuyla devam ediyor anlatmaya Sayan. Evinin keyfini ancak akşamları çıkartabiliyormuş.   Sabah kalkar kalkmaz ilk işi bir kaşık Andon balını ağzına atmak oluyormuş. Yakın dostları Mustafa Topaloğlu ve İsmail Türüt yolluyormuş bu şifalı balı ona. Pijama alışverişine ve özel üretim saatlere meraklı. “Evde bayılırım pijamayla dolaşmaya,” diyor neşeyle. Guerlain’in Insolence parfümü favorisi. “Gel sen de benim gibi azcık kok,” diyerek hemen parfümünden sıkıyor tüm sempatikliğiyle. Yüksek enerjisiyle insanı etkileyen biri o. “Böyle olmak zorundayım. Huzur neredeyse ben oradayım,” diyor. Başucundaki Mesnevi’siyle huzuru yakalamış bir Seda Sayan var karşımızda. Samimi, sıcak, renkli ve çok hızlı yaşayan… Avangart tarzda yeni döşenmiş evinde tazelenmiş enerji bulduğu için de çok mutlu aynı zamanda.  Hürriyet