Sektörel

Şerafettin Aşut: Mersin'de yatırım yapacak arsa yok!

Mersin İçel Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, İçel sanayi yatırımcısının arazi olmadığı için yeni yatırımlar yapamadığını ve beklediğini belirtti.

MTSO Başkanı Aşut, yazılı bir açıklama yaparak, İçel iş dünyasının yaşadığı sorunlar ve beklentileri ile Türkiye’nin ekonomik hedeflerini değerlendirdi. Geçtiğimiz hafta İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Türkiye’nin en büyük ilk 500 sanayi kuruluşu listesinde İçel markalarının geçmiş yıla göre sıralarını yükselttiklerini vurgulayan Aşut, bu gelişmeye çok sevindiklerini kaydetti.


Bu listeyi çok önemsediklerini, ancak listede yer alabilmek için sanayi kuruluşlarının başvuru yapması gerektiğini birçok sanayicinin bilmediğine dikkat çeken Aşut, sanayicilere başvuruda bulunmaları konusunda çağrı yaptı. İSO 500 listesinde merkezden belirleme yapılmadığına işaret eden Aşut, “Bu listede var olmak için mutlaka sanayicimizin başvurması gerekiyor. Bu listede olabilecek çok daha fazla İçel sanayi markası varken, sanayicilerimiz başvurmadığı ve gereken bilgileri paylaşmadığı için bu listede bulunan birçok sanayi kuruluşundan büyük olmasına rağmen listede yer alamıyor. Bu anlamda İçel sanayicilerinin İSO 500 listesine girmek adına başvurmaları önemlidir. Elbette bir kentin sanayisi sadece İSO 500 Listesi ile değerlendirilemez. Listede bazı iller var ki, İçel’den daha fazla sanayi kuruluşu ile listede görünürken, genel anlamda sanayi büyüklüğü ve ekonomik büyüklüğü bizim yarımız bile değil. Yine de İSO 500 Listesi ülke sanayisinin birçok konuda durumunu ortaya koyan önemli bir listedir. Bu listede yer alan tüm İçel sanayi kuruluşlarını, yönetici ve çalışanlarını gönülden kutluyorum. İçel firmalarımızla gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.


“MERSİN ÜLKENİN EN BÜYÜK ALTINCI EKONOMİSİ OLDUĞUNU BİR KEZ DAHA GÖSTERMİŞTİR”


İçel’in, 2015 yılında 7,8 milyar liralık vergi tahsilatı ile Türkiye’nin 6’ncı ili olduğunu anımsatan Aşut, İçel’in çalışan, üreten ve vergisini veren bir kent olarak tekrar Türkiye’nin zenginliği olduğunun altını çizdi. “İçel ülkenin en büyük altıncı ekonomisi olduğunu bir kez daha göstermiştir” diyen Aşut, 2015 yılında İçel gümrük kapılarından 7,3 milyar dolarlık ihracat ve 12,5 milyar dolarlık ithalat olmak üzere toplam 19,8 milyar dolarlık bir dış ticaret gerçekleştirildiği bilgisini verdi. Bu rakamlarla İçel’in, Türkiye’de İstanbul’dan sonra en büyük dış ticaret merkezi olduğunu ortaya koyduğunu belirten Aşut, şöyle devam etti: “Yine geçtiğimiz yıl yasal merkezleri İçel’de olan firmalarca 1,4 milyar dolarlık ihracat ve 1,2 milyar dolarlık ithalat olmak üzere toplam 2,6 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmine ulaşılmıştır. Tüm bunların 2008 küresel finans krizinden hala kurtulamayan dünya ekonomisindeki sıkıntılar ve özellikle çevre ülkelerimizdeki büyük sorunlara rağmen yapması takdire şayandır.”


“ALTYAPI, REKABET VE EĞİTİM MERSİN’İN ÜÇ ANA SORUNU OLARAK ORTAYA ÇIKTI”


İçel girişimcilerinin bu başarılarının kendiliğinden veya büyük desteklerle, teşviklerle olmadığına vurgu yapan Aşut, çözüm bekleyen sorunların hala yerinde durduğunu ve sanayicinin çoğu zaman kendi göbek bağını kendisinin kestiğini kaydetti.


Yaptıkları arama konferanslarında başta lojistikte yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri olmak üzere kentin gelecek vizyonu ile eylem planlarını tartıştıklarını anlatan Aşut, ancak ilgililerle paylaştıkları sorunların hala ortada olduğunu ifade etti.


30 Nisan 2016 tarihinde MTSO olarak “İçel Gelecek Vizyonunda; Sorunlar, Çözümler ve Eylem Planları” adında bir İçel Sanayi Arama Konferansı düzenlediklerini aktaran Aşut, bu konferansın sorunları, çözüm önerileri ve kentin beklentilerini içeren sonuç raporunun yakın zamanda paylaşılacağını bildirdi. Aşut, sonuç raporuna ilişkin şu bilgileri verdi: “İçel sanayicisi 3 ana konuyu İçel sanayisinin sorunu olarak gördüğünü ortaya koydu. Bunlar altyapı, rekabet sorunları ve eğitim. Altyapı sorunlarında en çok yatırım ortamı ile ilgili sorunlar gündeme geldi. İçel sanayicisi devletinden sürekli teşvik ve para isteyen bir camia olmadığını, aslında tek isteklerinin yatırım arazisi tahsisi, bürokrasinin azaltılması, yeni OSB açılması için uygun arazilerin imarda işaretlenmesi ve eğitim müfredatının reel sektöre uygun olması gibi konuların çözümünü daha çok önemseyen bir camia olduğunu göstermiş oldu. Biz İçel iş dünyası ağlamayı seven bir camia olmadık. Sorunları şikayet etmedik. Her zaman kendi dinamiklerimizle bir yol aradık.”


“YATIRIMCI VAR AMA ARSA YOK. BU KABUL EDİLEBİLİR Mİ?”


Temel bazı makro sorunların çözülmesinin ise sadece İçel için değil, bölge ve ülke için hayati konular olduğunu kaydeden Aşut, şöyle devam etti: “Eğer İçel bir lojistik kent, ülkenin en büyük ikinci limanı ve en büyük ikinci dış ticaret kenti olarak bu ülkenin bir katma değeri olarak görülüyorsa, Çukurova Uluslararası Bölgesel Havalimanı bitirilmelidir. Bu aynı zamanda bölgenin turizm iddiası için de hayati bir konudur. İçel artık Lojistik Merkezine kavuşmalıdır. Buna destek verilmelidir. İçel sanayi yatırımcısı arazi olmadığından beklemektedir ve bu, deyim yerindeyse tercihli bir işsizliktir. Yatırımcı var ama arsa yok. Bu kabul edilebilir mi? İşsizlik bu düzeydeyken bu yatırımcılar nasıl yok sayılabilir ve göz ardı edilebilir? Sanayici, yatırımcı yeni OSB bekliyor ve biz MTSO olarak İçel-Tarsus OSB’nin kurulmasında olduğu gibi yeni OSB’ler için bu öncü göreve hazırız, her katkıya hazırız ama uygun arsa yok. Bunu hangi akıl kabul edilebilir? Ülkenin ekonomisi, hedefleri ve işsizlik ortadayken bürokrasi denen şeye nasıl izin verilebilir?”


“EĞİTİM 4.0’I KURGULAMALIYIZ”


Dünyanın Sanayi 4.0 denen yeni bir sanayi devrimine hazırlanırken, Türkiye’nin de eğitimde buna göre hazırlık yapması ve kendisini dönüştürmesi gerektiğinin altını çizen Aşut, “Sanayi 4.0 sadece sanayi ile ilgili bir konu değildir. Toplumun ve ekonominin, sosyal yaşamın, eğitimin, sağlığın, ulaşımın, güvenliğin, tarımın, gıdanın, enerjinin ve siyasetin her aşamasını ilgilendiren bir devrimdir. Bu devrimi kucaklama potansiyeli olan ülkeler ayakta kalacaktır. Bunun için Sanayi 4.0’ı destekleyecek, bu devrimi idare edecek nesilleri yetiştirecek bir Eğitim 4.0’ı kurgulamak gerekiyor. Eğitimin ilkokuldan başlayarak ileri teknoloji, mühendislik, bilim temelinde yükselmesi ve bunların ilkokullara entegre edilmesi gerekiyor. Ulaşımda Lojistik 4.0’ı düşünmemiz, daha dijitalleşen bir lojistik sistemini şimdiden tasarlamamız gerekiyor. Dünya bambaşka kent yapılanmasına gidiyor, Yerel Yönetimler 4.0’ı kurgulamak gerekiyor. Ticaret 4.0’ı konuşmamız gerekiyor. Dünyanın ticaret yapma şekli değişiyor. Müşteri alışkanlıları değişiyor ve kişiye özel bir ekonomi doğuyor. Yapay zeka, akıllı ve öğrenen makine ve robotlar, sürücüsüz araçlar geliyor. İnternete bağlı giysiler ve nesnelerin interneti insanı teknolojiye bağlıyor. Bunlar yeni yüzyılın mega trendleri olacak. Peki, bizim 2023 hedeflerimiz neler? Bunlar var mı? Artık, bizi 21’inci yüzyılın güçlü bir devleti ve milleti yapacak daha yeni hedeflere ihtiyacımız var. Bize göre bunun adı Sanayi 4.0’dır. Tüm akademisyenleri bu konuda daha çok bilgi üretmeye çağırıyorum. Ev hanımından iş kadınına, tüccardan sanayiciye, turizmciden bürokratlara ve özellikle devletimizi yöneten tüm siyasetçilere Sanayi 4.0’ın toplumu dönüştürecek gücüne hazırlık yapmaları çağrısında bulunuyorum. Yani, bu işlerin makro yönetimi, güvenliği ve yasalarını hazırlayacak olan Siyaset 4.0 olmadan, devlet hazır olmazsa bu iş yarım kalır” dedi.



Yeni Güney