Sektörel

Seven İnşaat Kadıköy'de kentsel dönüşüme farklı bakış açısı getirdi!

Kadıköy bölgesinde faaliyet gösteren Seven İnşaat, kentsel dönüşüme farklı bir bakış açısı getirdi..

Kadıköy’de yapımını gerçekleştirdiği ilk dönüşüm projesinden bugüne kadar ortaya koyduğu yeniliklerle inşaat sektöründe farklı bir yer sahibi olan Seven İnşaat, imzasını attığı her projeye, standartların üstünde yenilikler ekleyerek sektöründe iyi bir konuma ulaştı. Kadıköy Bağdat Caddesi’nin birçok özel noktasında kentsel dönüşüm projesinin yapımını üstlenen Seven İnşaat her geçen gün artan talepler karşısında, inşaat sektöründeki yatırım hızını daha da arttırıyor. Kurucusu İnşaat Yüksek Mühendisi Oytun Seven'in Kadıköy bölgesinde faaliyete geçirdiği şirket, her geçen gün dönüşüm projelerine bir yenisini ekliyor.


1- Oytun Bey, Seven inşaat Kadıköy’de her biri 30-40 yıllık olan inşaat şirketleri arasından sıyrılarak son yıllarda adından başarı ile söz ettirerek ön plana çıktı. Kısa sürede sektörde ön plana çıkarak istikrarlı bir büyüme yakalamalının sırrı nedir?


Teknolojiye ve bilgisayar çağının sektöre getirmiş olduğu yeniliklere yatırım yapmak ve bunun yanı sıra, dinamik ve çağdaş düşünceli bir kadro ile çalışmak.


Seven inşaat olarak, ülkemizdeki inşaat sektörünün genel durumunu, işleyişini, sektörün eksikliklerini, kişilerin ihtiyaçlarını ve daha fazlasını detaylı bir şekilde irdeleyerek projelerimizi geliştiriyoruz. Amacımız, insanların evlerinden ve yaşam alanlarından ne istediğini ve isteyebileceklerini göz önünde bulundurmak ve standart kalıpların ötesinde daha kaliteli ve ferah yaşam alanları yaratmaktır.


Yurtdışında yıllardır kullanılan teknolojileri ve bilgisayar çağının getirdiği yenildikleri ülkemizdeki projelerimize taşıyarak, klasik müteahhitlik anlayışlımı oluşturduğu iş yapış süreçlerini tamamı ile reddederek işe başlamayı hedefliyoruz. Ülkemizde insanların görmek istediği farklılıkla onlara konfor ve rahatlık sağlayabilecek teknoloji çağdaş ve modem mimari ile bu teknolojileri bağdaştırarak geliştirmiş olduğumuz projeler, yapmış olduğumuz yatırımları beklentimizden fazlası ile geri dönüştürmektedir.


2- Ülkemizde imar kanunu hakkında dönem dönem birtakım düzenlemeler getiriliyor. Siz bu tür adımları nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektöre yansıması nasıl oluyor?


YANLIŞ olanı düzeltmek veya daha iyisini bulmak adına bu tür kanun değişiklikleri dünyanın her ülkesinde gözlemlenen bir durumdur. Fakat her kanun değişikliği veya revizyonunda oluşan belirsizlik ortamı, sektörde bir yavaşlama ve olumsuzluk yaratmaktadır. Yeni gelen her bir değişiklik, yoruma açık noktalardan dolayı yatırım hızını çok ciddi şekilde etkilemektedir. Gerek kat malikleri gerekse bizim gibi inşaat şirketleri, aynı maddenin farklı yorumlanmasından dolayı yatırımlarımızı bekletmek durumunda kalıyoruz. Çünkü, işimiz insan hayatı, ve insanların hayatlarını geçirecekleri alanlar yaratmak. Bu tür kanun değişiklikleri, ülkemizde hep bir durgunluğa yol açıp, başta ekonominin lokomotifi olan inşaat sektörünü, dolaylı olarak da ülke ekonomimizi aynı şekilde etkilemektedir.


Bu nedenle, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi imar kanunu gibi bir kanunun bir defada, yoruma açık olmayacak şekilde, gelecek nesillere bırakılacak sosyal donatı alanlarını da göz önünde bulundurup 40-50 yıl sonrası düşünülerek planlanması ve çok elzem bir konu olmadığı müddetçe değiştirilmemesi gerekmektedir. Bunun için de devletimizin, sadece masa başında değil, projenin son uygulama alanında yapılabilecek yeniliklere göre kanunları çıkartması gerekir diye düşünüyorum. Biz gelişmekte olan bir ülkeyiz, üretmeye ve yatırım yapmaya bu nedenle yatırımların hızını düşürecek adımların önüne geçmeye önem vermeliyiz.


Gerek dış ve iç mimarisi, gerekse kullanım alanlarıyla insanlara alışık olmadığı yeni bir konut ve yaşam tarzı oluşturup sunmaya çalışmaktayız. Kadıköy gibi tarihi dokusu dünyada sayılı olabilecek bir ilçede, geliştireceğimiz projelerin, bulunduğu bölgeye uyumu, bulunduğu sokağın tarihi dokusuna uygunluğu gibi konularda ciddi mesai harcıyoruz. İşimizi bu şekilde severek ve aynı heyecanla yapmak, insanlara hayatlarını geçirebilecekleri alanları oluşturmak, en az 50-60 yıl yaşayacakları bir sanat eseri oluşturmak, ciddi özverili ve düzenli bir ekip çalışmasından geçmesi gerekiyor.


Habertürk