Turizm

Stockholm; Avrupa'nın en yeşil başkenti!

İsveç'in başkenti Stockholm, Kent alanının yüzde 30'unu su, yüzde 30’unu da yeşil alanlar ve parklar oluşturuyor. 2010 yılında “Avrupa’nın En Yeşil Başkenti” unvanını aldı

 

Euro 2012’nin en centilmen takımı İsveç’in şerefine bu yaz sezonunda turistik tanıtım yazılarına Stockholm’den başlıyoruz. Dünyanın en temiz, en güzel, en yeşil, en doğa dostu, en sakin, en rahat yaşanan kentinden. 


Bir Avrupa Futbol Şampiyonası daha geride kalırken arka arkaya bir Dünya iki de Avrupa şampiyonluğu olan İspanya kadar, İsveç’in centilmenliği de en çok konuşulan konular oldu. İsveç, Euro 2012’den elendikten sonra teknik direktör Erik Hamren, bu başarısızlıktan tamamen kendisinin sorumlu olduğunu açıklamıştı.


Futbolda alman galibiyetleri, kazanılan şampiyonlukları sadece kendi hanesine yazan, yenilgileri ve başarısızlıkları futbolculara ve kulüp yöneticilerine yükleyen teknik direktörlere alıştığımız bir dönemde Hamren’in dürüst, sorumluluk sahibi, kalender kişiliği herkese parmak ısırttı.


55 yaşındaki teknik direktör, İsveçli olmasına rağmen, 2008’de Danimarka’da, 2009’da da Norveç’te “Yılın Futbol Adamı” seçilmişti. Uluslararası şampiyonalarda çok fazla başarısı olmamakla birlikte İsveç Milli Takımı, 11 kez Dünya Kupası’na katılmış, yalnızca 1958’de ikinci olabilmişti.


Hamren’in centilmenliğine karşılık biz de bu sezon turizm yazılarımızı İsveç'in başkenti Stockholm’den başlattık. Stockholm sadece İsveç’in değil, bütün İskandinavya’nın en büyük kenti olmakla birlikte merkez nüfusu 900 bini bile bulmuyor. 


Dünyanın En Güzel 25 Kenti içinde


14 büyük ada ve sayısız göl, kente doğal güzellikler katarken kültür, medya, siyaset ve ekonomi merkezi konumunda olması, uluslararası platformda önemini artırıyor. 12’nci yüzyılın sonlarında kurulan kent, İsveççe kütük (stock) ve adacık (holm) kelimeleriyle tanımlanmış. Çünkü o zamanlar her adacığı, kütükten bir kale yaparak dış saldırılara karşı korumak gerekiyormuş.


Kent alanının yüzde 30'unu su, yüzde 30’unu da yeşil alanlar ve parklar oluşturuyor. 2010 yılında “Avrupa’nın En Yeşil Başkenti” unvanını aldı. Uzun vadeli planlamaya göre kent, 2050 yılında fosil kaynaklı yakıtlardan tamamen arınmış olacak. Nisan ve ekim ayları arasında belediyeden üç günlük va da sezonluk kart çıkartıp istediğiniz noktadan bir bisiklet kiralayabiliyor, yine istediğiniz bir başka noktada da teslim edebiliyorsunuz.


En yüksek sıcaklık, temmuz aylarında 22 dereceden fazla olmadığından yazın gidilecek en iyi turistik beldelerden biri olarak dikkat çekiyor.


Kent çevresinde ağır endüstri bulunmadığından, dünyanın en temiz kentleri listesinin başlarında yer alıyor. İş gücünün yüzde 85’i hizmet sektöründe çalışıyor. Turizm, kent ekonomisinin en önemli kalemi. Stockholm, Avrupa’da turistlerin ziyaret ettiği 10 kent arasında. Bu konuda bir sıralama yapmak gerekirse 44 Avrupa kenti içinde 6’ncı sırada.


Şehirde binden fazla restoran hizmet veriyor. Bu lokantalarda İskandinav mutfağının yanı sıra Asya, İtalyan, Türk, Fransız, Yunan, İspanyol ve Ortadoğu mutfaklarından lezzetleri de kolayca bulabiliyorsunuz. Stockholm, Michelin yıldızına sahip dokuz restoranıyla övünüyor.


Şimdi İstanbul’un da “Kardeş Kent” olduğu Stockholm’ü biraz daha yakından tanıyalım. 


Beckholmen

Merkezde küçük adalardan biri. Geçmişte gemi yapımcılığında önemli rol oynamış. Günümüzde tamamen tarihi eserlerle dolu. “Piskopos Adası” anlamındaki yerleşim birimi, yaptığı kaliteli ziftlerle ünlenmiş. Öyle olunca gemileri de burada yapmaya başlamışlar. Fakat Birinci Dünya Savaşı’na kadar ada, İsveç’e ait değildi. Savaşın bittiği 1918 yılında satın alındı. Özellikle denizciliğe meraklı olanlar, adayı çok sevecek.


Djurgarden

Kraliyet Oyun Parkı. Tarihi binaların, anıtların, müzelerin galerilerin, eğlence parklarının, açık hava müzesinin bulunduğu yer. Kentin en favori, dinlence ve eğlence merkezi. Her yıl on milyon turist bu adayı görmeden İsveç’ten ayrılmıyor. İsveç kraliyet ailesi, 15’inci yüzyılda bu adayı eğlence parkı olarak düzenlemiş. Ve ancak 1995’te belediyeye devredilebilmiş. Bir ada olduğundan burada da deniz müzesi olmaması düşünülemez.


Gamla Stan

İsveççe “Eski Şehir” demek. Zamanın 13’üncü yüzyılda donduğu bir bölge. Taş döşeli sokakları, arkaik mimaride yapıları, ortaçağdan kalma dar yolları, Kuzey Almanya’yı andıran eski evleriyle Gamla Stan’m Stortorget adlı geniş meydanı, İsveç’in kan banyosu olarak biliniyor. Her savaş sonrası burada düşmanlar, hainler, muhalifler katlediliyormuş. Meydana bakan bir lokanta, Guinness Rekorlar Kitabına

göre dünyanın en eski lokantası. Kuruluş yılı 1722.


İİP

GrönaLund 

Djurgarden’deki eğlence parkı. 1883’te kurulmuş. Adanın küçük bir yerini kapladığından fazla büyüyememiş. Ama hem İsveçlilerin hem yabancı turistlerin en popüler eğlence yeri. Her gün 30’dan fazla atraksiyon düzenleniyor. Yazın konserler de veriliyor. 1980’de Bob Marley, bu küçük mekana 32 bin seyirci toplayarak rekor kırmıştı. Aşk Tüneli, özellikle sevgililerin rağbet ettiği bir köşe. Dört roller coaster, ziyaretçilerine büyük heyecan yaşatıyor.


Isbladskarret

Djurgarden’in üzerinde bulunduğu göl. Bir kuş cenneti. Burada dürbünle kuş izlemek, fotoğraf çekmek, büyük zevk. Ancak kuralları iyi bilmeli, hiç bir kuralı ihlal etmemelisiniz. Çünkü doğayı korumakla yükümlü altı resmi kurum tarafından gözleniyorsunuz. Eskiden bataklıkmış. Kurutulmuş ve 1980’den itibaren de her tür ticari faaliyet yasaklanmış. Böylece 70 kuş türünün yaşadığı yeryüzü cennetlerinden biri haline getirilmiş.


Alev Rigel / PARA