Sektörel

Su yalıtımlı binalar depreme daha dayanıklı!

CANPA Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Murat Özcan, "Su yalıtımı yapılmış olsaydı, Marmara depreminde yıkılan binaların yüzde 64'ü ayakta kalacak; ölümler ve yaralanmalar da aynı oranda azalacaktı" dedi.

CANPA Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Murat Özcan, "Su yalıtımı yapılmış olsaydı, Marmara depreminde yıkılan binaların yüzde 64'ü ayakta kalacak; ölümler ve yaralanmalar da aynı oranda azalacaktı" dedi. 


BÜYÜK DEPREMDEN DERS ÇIKARILMADI 


Büyük Marmara depreminin üzerinden tam 16 yıl geçti. 

Resmi verilere göre 7,4 büyüklüğündeki depremde 285 bin 211 ev, 42 bin 902 işyeri hasar gördü; yıkılan binaların enkazı altında 17 bin 480insan can verdi, 505 kişi sakat kaldı. Resmi olmayan bilgilere göre ise yaklaşık 50 bin kişinin öldüğü, 100 bine yakın insanın ağırhafif yaralandığı, 133 bin 683 binanın çöktüğü deprem, yaklaşık 600 bin kişiyi evsiz bıraktı. Büyük depremin ardından yıllarca çok şey konuşuldu, çok şey vaat edildi. Ancak her an beklenen büyük İstanbul depremine rağmen verilen sözlerin çoğu havada kaldı. Depremlerde ölümleri üç katma çıkaran "su yalıtımsız binalar" gerçeğinin varlığı, büyük depremden ders çıkarılmadığını gösteriyor. 


BİNALARDAKİ SU YALATIMINA BAKIN 


Canpa Şirketler Grubu'nun Yönetim Kurulu Üyesi Özcan, 1999 Marmara depreminde yıkılan binaların yüzde 64'ünün, yetersiz su yalıtımı nedeniyle taşıyıcı betonun içindeki demirin paslanıp çürümesine bağlı olarak çöktüğünün araştırmalarla saptandığına dikkati çekti. 

Yalıtımsız binanın 10 yılda taşıma kapasitesini kaybettiğini vurgulayan Özcan, binalarda su yalıtımı yapılarak, depremde can kayıplarının Murat önemli oranda önlenebileceği bildirildi. Deprem riski bulunan gelişmiş ülkelerde, su yalıtımı yasal olarak zorunlu tutulurken, yüzölçümünün yüzde 92'si deprem kuşağında olan Türkiye'de böyle bir zorunluluğun bulunmamasının afetlerde yıkım riskini artırdığını ifade eden Özcan, depremden korkmadan evlerinde konforlu yaşamak isteyenlerin, öncelikle binalarında su yalıtımı olup olmadığına bakmalarını istedi. 


TEMELİ ÇÜRÜYEN BİNALAR YERLE BİR OLUYOR 


Su yalıtımsız binaların; paslanıp çürümüş temel demirleri nedeniyle depremde kolayca yerle bir olacağını vurgulayan Özcan, şunları söyledi "Depremin ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından incelenen 55 bin 651 konut ve işyerinin yüzde 79'u hasarlı bulundu. Bu binaların yüzde 64'ünde hasar nedeni nemin yol açtığı korozyondu. Sadece bu depremde, resmi rakamlara göre 20 bine yakın kişi öldü, binlerce kişi Özcan 5'aralandı veya sakat kaldı. 130 binden fazla bina çöktü, 600 bin kişi evinden oldu. 16 milyon kişi şu ya da bu şekilde depremden etkilendi. Eğer bu binalarda su yalıtımı yapılmış olsaydı, bu ölçekteki bir afetten çok daha az yara alarak çıkabilirdik. Araştırmalar açıkça ortaya koyuyor ki, su yalıtımı yapılmış olsaydı, yıkılan bu binaların yüzde 64'ü ayakta kalacaktı. Yani, ölümler de yaralanmalar da aynı oranda azalacaktı."


KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN ÖNEMİ 


Murat Özcan, eskimiş, yıpranmış, temelleri çürümüş konut stokunun yenilenmesi için kentsel dönüşümün çok önemli olduğuna işaret ederken, devletin bu konuda attığı adımların güvenli ve konforlu kentler hedefine ulaşıncaya kadar devam etmesi gerektiğini ifade etti. 

Özcan, "Kentsel dönüşümün önemli amaçlarından biri de su yalıtımı olmayan binaları yenilemek ve ölümleri engellemek" dedi. 



Anadolu