Genel

Süleyman Orakçıoğlu, Giresun’a ikinci fabrikayı açtı!

Damat Tween ve D’s Damat markalarının sahibi Süleyman Orakçıoğlu Giresun’a ikinci fabrikayı açtı. Ordu-Giresun Havalimanı’nın yatırımda büyük etkisi olduğunu belirten Orakçıoğlu “25 milyon TL harcadık, 800 kişi çalışıyor” dedi.

Türkiye’nin deniz üzerindeki ilk havalimanı olan Ordu-Giresun Havalimanı, bölge ekonomisini hareketlendirdi. Giresun’da tekstil fabrikası bulunan Damat Tween ve D’s Damat markalarının sahibi Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, Giresun’da ikinci fabrikasını açtı. Patron Katı’nın bu haftaki konuğu olan Orakçıoğlu,  25 milyon lira yatırımla tekstil sektörünün 2015 yılındaki en büyük yatırımına imza attıklarını belirtti. Orakçıoğlu’nun “Keyfimi yerine getirmek istediğimde, kameralardan açıp izliyorum” dediği yeni fabrikasında, 800 kişi çalışıyor. Avrupa’nın teknolojik anlamda en iyi alt yapısına sahip olan fabrika, Orka’nın Giresun’daki ikinci yatırımı.


- İş hayatına giriş hikayeniz nasıl oldu?

Üniversiteden mezun olduktan sonra kendi işimi kurdum. Sene 1985. İlk bir hanın için 8-10 kişiye adres sorarak bulabileceğiniz bir yer. Piyasada birçok firma var. Hem hammadde alımı yaparken hem de malı satarken büyük avantajları var. Bunların arasında ürün farklılığını yaratmayı başardık. İnovasyon ve farklılığı yakalayabildik ve iş hayatında ilk başarımız bu oldu.


- O dönemde marka yaratmak kolay olmamalı?

Evet, o dönemde erkeğin lacivert, siyah ve kahverengi dışında renk olmayan moda dünyasını renklendirdik. Önce eleştirildik. Sadece hedefimiz 1 gömlek satmak değildi ve her şeyi bir bütün olarak düşündük. Koleksiyon mantığı ile hareket ettik. Çorabından ceketine kadar... Bunu kendi markamızla yaptık. O dönemde herkes dünya markalarına fason çalışırken, kendi markamızla piyasaya çıkmak hayal gibi bir şeydi. O dönem erkek ürünlerinde tasarım departmanımızı oluşturduk ve yeni ürünler çıkardık. Yelpaze genişledikten sonra bunun tek marka altında olmayacağını anladık. 1985 yılında başladığımız Damat markasının yanına 1990 yılında Tween markasını koyduk. Bir diğer makamız D’S Damat’ı oluşturduk. Biz tasarım markası olarak Tween’i, iş dünyasına hitap eden bir marka olarak Damat’ı, ama herkesin her dönem herkesin ihtiyacına yönelik ürünleri bulabileceği bir marka olarak D’s Damat’ı oluşturduk. Ama üretimi de ihmal etmedik.


- Yeni yatırım planlarınız?

15 gün önce Azerbaycan’da üçüncü mağazamızı açtık. Geçen hafta Arnavutluk Tiran’da bir mağazamızı açtık. 3 gün önce Bahreyn’de bir anlaşma yaptık. Önümüzdeki hafta Cannes’e gidiyoruz fuara, oradan geliyoruz İtalya’ya gidiyoruz, orada da bir anlaşma imzaladık. Arkasından bir Tahran’da mağaza açılışımız var. Türkmenistan’da bir mağazamız açılıyor. Erbil’de üçüncü mağazamızı açıyoruz. Güney Afrika’da yine bir mağazamız açılacak.


En büyük yatırımımız Rusya’da. Moskova’nın en iyi alışveriş merkezlerinde 7 tane mağazamız var. Deyim yerindeyse haftanın 4 günü yurt dışındayız. Havada bile 6-7 arkadaşımız vardır. Yurtiçinde 192 mağazamız var. Yurt dışında ise 63 mağazamız bulunuyor. Toplamda 255 mağazamız var. Yılsonunda 260’a çıkaracağız. 2016 yılında yurtdışında ağılıklı olmak istiyoruz. 20’nin üzerinde mağaza açacağız. Yurt içinde de 15 mağaza açmayı planlıyoruz.


- Yeni fabrika geliyor o halde?

Evet, Giresun’da yeni bir fabrika yatırımı yaptık. Yeni faaliyete geçti. 800 kişi çalışıyor.. Aynı zamanda da teknoloji anlamında da Avrupa’da kullanılan en iyi alt yapıya sahip bir fabrika. 25 milyon liralık bir yatırım yaptık. Günlük 1.100 takım elbise, günlük 4 bin gömlek, 1.200 pantolon ve aynı zamanda yelek üretimi de var. Giresun’a ikinci yatırımımızı yaptık. Bu yatırımda en önemli etken Ordu-Giresun Havalimanı. Ulaşım olmadan yatırım olmaz. Sabah uçağa binip, akşam dönebiliyorum. Bunlar yatırımda önemli. 


- Türk markalarının gelecegini nasıl görüyorsunuz?

20 yıl öncesi ile bugünü düşündüğümüzde birçok şeyin olumlu yönde bizim adımıza geliştiğini söylemek mümkün. Bugün bir Türk markası olarak ortaya çıktığınızda kimsenin söyleyebileceği bir şey yok. Zamanında birçok Türk firması taklitçilikle suçlandı, birçoğuna fuarlarda yer verilmedi. Türk markası denince herkesin alay ettiği dönemlere şahit olduk. Bizden sonraki jenerasyonun önünü açtık. Bu olumsuzluklarda biz çok dayak yedik. Ben önümüzdeki 5 yıl içinde dünyada Türk markaları kadar güçlü organizasyonların olmayacağını düşünüyorum. Ekonomideki reformlar, ülkenin istikrarı, bunların hepsi çok önemli. Mevcut hükümet siyasette ve ekonomide büyük başarılara imza attı. Bunların hepsi bir projeydi. Şu önümüzdeki 5 yıl bize uyku yok. 2023 hedeflerini yakalamak için daha fazla çalışmak lazım.”




Sipariş iptal olunca zoruma gitti

- İş hayatında en büyük hayal kırıklığınız ne oldu?

Bizim için bir dönem fuarlar çok önemliydi. Duesseldorf ya da Köln fuarıydı sanırım. Çok iyi bir koleksiyonumuz var. Aynı anda 4 kişiden sipariş alıyoruz. O sırada çok önemli bir sipariş yazdıran 2 kişi var Alman... Tahmin ediyorum 300 bin Mark’lık bir sipariş tutuyor. Herşey bitti siparişi verdiler. Kartlaşmalar, adresler başladı. Biz İstanbul- Türkiye deyince 10 dakika köşeye çekilip tartıştıktan sonra dönüp siparişi iptal ettiler. Sene 1998. Çok zoruma gitmişti.


Hücum oynarım ama kaleyi de asla bırakmam

-  Başarı nasıl geldi, sizi farklı yapan nedir ?

İyi bir ekiple organize oynayan, hücum oynayan bir takımız. Ama kaleyi de hiçbir zaman bırakmam. Bizim en büyük gücümüz çok büyük ve güçlü üretim tesislerine sahip oluşumuz. Sadece tek bir kulvarda faaliyet gösteren bir marka değiliz. İşin marka tarafında, pazarlama tarafında, üretim tarafında, ihracat tarafında, tasarım tarafında, inovasyon tarafında, perakende tarafında varız. Dünyada bizim markamıza hem franchise almak isteyen hem bayilik almak isteyen yatırımcıların ilgisi bizim de çeşitli ülkelerde kurduğumuz faaliyetler markamızın ne kadar değerli bir noktaya geldiğini gösteriyor.




Evde patron tabii ki eşim

-  Nasıl bir aile babasısınız?

Aile ve iş hayatı dengeleri çok önemli. İş hayatında yaşadığım stresi eve taşımam. Çünkü başka türlü kendinizi dinlendiremezsiniz. Evde şarj oluyorum. Aküyü biraz doldurmak gibi. Evde patron kadındır tabiî ki, onun sözü geçer. Mutluluğunda sırrı bu. Hayır kelimesini çok kullanmam. Aklından hayır bile geçiyorsa, ‘tamam bakarız’ diyerek yumuşatacaksın.


- Hobileriniz neler ?

Gezmeyi seviyorum. 50’den fazla ülkeyi gezdim. Sevdiğim şehirler Barselona,  Londra, Bakü, Tokyo... Kayak ve yüzmeyi çok seviyorum. Hatta suyun içine girdiğimde bir saatten önce çıkmam. Yeni fabrikamızı canlı olarak İstanbul’da izleme şansımız var. Canım sıkıldığında fabrikayı izleyerek keyifleniyorum. İstihdam yaratmak güzel.


 



Star