Emlak Terimleri

Tapu nasıl bozulur?

Tapu nasıl bozulur?: Hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebi ile dava açılabiliyor. Hile iddiasına dayalı davanın hilenin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekiyor...

Tapu nasıl bozulur?

Satışı gerçekleşmiş ancak işin içinde hile tespit edilmiş tapunun bozulması için hukuk mahkemelerine dava açılabiliyor. Davalar, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olarak karşımzıa çıkıyor. 


Hile iddiasına dayalı davanın hilenin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekiyor. Dosya kapsamından davacının satışı öğrenmesine rağmen hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açtığı anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekiyor. Tapunun bozulması ile ilgili dava örneği aşağıda bulunuyor..


Tapunun bozulması..


T.C.

YARGITAY

1. HUKUK DAİRESİ

E. 2008/4606

K. 2008/9306

T. 16.9.2008


• HİLE NEDENİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL ( Hilenin Öğrenilmesinden İtibaren Bir Yıllık Hak Düşürücü Süre İçinde Dava Açılabileceği )


• TAPU İPTALİ VE TESCİL ( Hile Nedenine Dayalı - Hilenin Öğrenilmesinden İtibaren Bir Yıllık Hak Düşürücü Süre İçinde Dava Açılabileceği )


• HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE ( Hile Nedenine Dayalı Tapu İptali ve Tescil Davası Hilenin Öğrenilmesinden İtibaren Bir Yıllık Hak Düşürücü Süre İçinde Açılabileceği )


818/m. 31


ÖZET : Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir. Hile iddiasına dayalı davanın hilenin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir. Dosya kapsamından davacının satışı öğrenmesine rağmen hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açtığı anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekir. 


DAVA : Taraflar arasında görülen davada; 


Davacı, maliki olduğu 2000 parsel sayılı taşınmazı ölünceye kadar bakım koşuluyla davalıya temlik etmek istediğini, davalının iradesine aykırı olarak hileli yollarla taşınmazı bedelsiz olarak satış suretiyle üzerine geçirdiğini ileri sürerek tapu iptal, tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, iddiaların yersiz olduğunu, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur. 


Mahkemece, davacının iradesinin hileli yollarla fesada uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 


Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 16.09.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat B.E.B. geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü aç:ıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi S.A. tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: 


KARAR : Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. 

Davacının maliki olduğu 2000 parsel sayılı taşınmazı satış suretiyle 25.11.1996 tarihinde davalı Niyazi'ye temlik ettiği anlaşılmaktadır. 

Davacı, ölünceye kadar bakım koşuluyla taşınmazı temlik edeceği yerde hileye düşürülmek suretiye resmi akitte satış olarak intikalinin sağlandığını ileri sürerek, eldeki davayı açmış, mahkemece iddianın subut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 


Hemen belirtilmelidir ki, bu iddiayla açılan davanın Borçlar Kanunu'nun 31. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekir. Anılan sürenin başlangıcının ise hileye ıttıla tarihi olacağı kuşkusuzdur. 

Buna göre, daha önceden davacıya vasi atanması konusunda açılan davaya ait dilekçede çekişme konusu taşınmazın satışa konu edildiği yazılı olup, davacının bu dilekçe münderecatına bir başka ifade ile temlikin satış olduğuna muttali olduğunun kabulü gerekir. O halde, dava tarihi gözetildiğinde yasada öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. 


SONUÇ : Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.12.2007 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 550,00.- YTL duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına ve alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.09.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 



Hile nedeniyle tapu iptali davası!