Turizm

Turimz sektörü 2016'dan umutlu değil!

2015′in beklentilerin gerçekleşmediği bir yıl olduğunu ifade eden POYD Başkanı Ali Kızıldağ, “2016 yılı da yine karamsar tabloların çizildiği, çok umutlu beklentilerin olmadığı bir yıl olarak bekleniyor.” dedi.

2015′in beklentilerin gerçekleşmediği bir yıl olduğunu ifade eden Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Ali Kızıldağ, “2016 yılı da yine karamsar tabloların çizildiği, çok umutlu beklentilerin olmadığı bir yıl olarak bekleniyor.” dedi.


POYD’un aylık olağan toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını cevaplandıran ve değerlendirmelerde bulunan Ali Kızıldağ, seçimler sonrasında istikrarlı bir yönetimi sadece turizmcilerin değil, ülkenin ihtiyacı olduğunu söyledi. Kendileri için ülkenin çıkarlarının ardından turizmle ilgili kadroların, bakanlıktaki oluşumların ve bir hayli gecikmiş önlemlerin alınmasının, gerekli adımların atılmasının önemli olduğunu vurgulayan Kızıldağ, “Diliyorum kısa süre içerisinde hükümet kurulur, bakanlıklar teşkil eder. Turizm bakanımız göreve başlar ve sektörle çok kısa süre içerisinde bir araya gelir. Çünkü bizlerin halihazırda bekleyen bir sürü problemi var.” ifadelerini kullandı.


Sonuna yaklaşılan 2015′in turizm açısından beklenilen hedeflere ulaşılamayan, kayıpların yaşandığı bir yıl olduğunu belirten Ali Kızıldağ, şöyle kpnuştu: “2016 yılı da yine karamsar tabloların çizildiği, çok umutlu beklentilerin olmadığı bir yıl olarak bekleniyor. Bunun pozitife çevrilmesi için çok hızlı bir takım adımların atılması lazım. Sektörün aktörleri ve sivil toplum örgütleri olarak bizler birtakım çalışmalar yapıyoruz ama yaklaşık 5-6 aydır seçimler, akabinde tekrar seçimler nedeniyle bu süreçler biraz askıda kaldı. Umuyorum çok kısa süre içerisinde tekrar bizimle ilgili sıkıntılar ele alınır. Çünkü Türkiye ekonomisinin turizm gelirlerini gözardı edecek bir lüksü yok. Bugün 35-40 milyar dolar döviz getirisi ülke ekonomisi için çok önemlidir. Cari açık için çok önemlidir.


Bu konuda bir an önce teşkil edecek hükümetin bizlerle biraraya gelerek, hep birlikte ne yapmamız gerektiği konusunda görüşmelerimizi yapıp, adımlarımızı atmamız lazım.”


SIKINTI RUSYA İLE SINIRLI DEĞİL


2015′te turizmi etkileyen olumsuzlukların 2016 yılında da devam edecek göründüğünü anlatan Ali Kızıldağ, şunları kaydetti: “Sınırlarımızda ve coğrafyamızda sıkıntıların devam edeceğini varsayarsak, yine Türkiye’ye en fazla turist gönderen iki ülkeden birisi olan Rusya’da ekonomik krizin ve sıkıntıların, ambargonun, ABD ve Avrupa ile yaşadığı siyasi sıkıntılarının da devam edeceğini varsayarsak ki öyle görünüyor, özellikle Rus turistin Türkiye’ye gelişi anlamında sıkıntılar yaşanacak. Kaldı ki bakın ilk 9 aylık veriler çıktı. Sadece Rus pazarında değil, İngiltere’de, Fransa’da ve bir takım başka pazarlarda da düşüşler var. Bunun hemen değiştirilmesiyle ilgili adımların atılması lazım. Bir kere son dönemlerde Türkiye dünya medyasında hep negatif haberlerle anıldı. Türkiye ilgili bu negatif imajın değiştirilmesine yönelik adımlar atılmalı. Türkiye’nin reklamla değil, birtakım haberlerle, bir takım Entelektüel, ünlü insanların yapmış oldukları seyahatlerle, yazmış oldukları yazılarla, Türkiye hakkında çekilen olumlu belgesellerle veya dünyadaki değişik milletlerin Türkiye’ye olan sevgilerinin dile getirildiği bir takım yayınlarla bu imajın hemen değiştirilmesi lazım.”


RUSYA’DAN KİMLİKLE GİRİŞİN ÖNÜ AÇILMALI


Rusya’dan turist akışını artırmak için yapılması gerekenlerde birinin de pasaport yerine kimlik belgesiyle Türkiye’ye girişin önünün açılması olduğunu belirten Ali Kızıldağ, Rusya Federasyonu vatandaşlarının Türkiye’ye pasaport yerine kimlikleriyle girebilmeleri için çalışma yapıldığını ancak alfabe sıkıntısından dolayı hayata geçirilemediğini belirtti. Kızıldağ, şu ifadeleri kullandı: “Alfabetik sıkıntılardan dolayı aşılamadı ama son zamanlarda olumlu bir haber olarak algılıyorum. Bu konudaki çalışmalar bayağı bir ilerlemiş. Gürcistan’la yapılan çalışmanın bir benzeri Rusya ile de yapılabilecek gibi haber aldık. Böyle şeyler olursa çok artı değer kazandıracak. Bir de dediğim gibi Rusya ile bu son zamanlarda gerginleşen politik ve siyasi bir takım havanın da yumuşatılmasına yönelik bazı sosyal faaliyetler yapılmasında da fayda var. Bu hem devlet düzeyinde hem bizim gibi sivil toplum örgütleri ve Türkiye’nin farklı dinamikleri yazarları, sanatçıları kullanılarak farklı algıların Rusya pazarında yaratılabileceğini düşünüyorum.”


Sözcü