Sektörel

Türk müteahhitler 104 ülkede 311 milyar dolarlık projeye imza attı!

Çölde ya da kutuplarda, Türk inşaat şirketleri zor doğa şartlarında inovatif, hatta marjinal formüllerle mucizeler yaratıyor. Müteahhitlik firmalarımız 104 ülkede 311 milyar dolarlık projeye imza attı.

12 yıl kadar önce Türk inşaatçılar, Rusya'nın doğu ucundaki Sahalin Adası'na çıkarma yaptılar. Bu bir benzetme değil, gerçek bir çıkarmadan söz ediyorum! Shell, adadaki zengin petrol ve doğalgaz yataklarını işlemek üzere bir tesis planlıyordu ve benzerlerinin en büyüğü olacaktı. İhaleyi ENKA kazandı. Ama adada, devasa parçalar halindeki inşaat malzemelerini taşıyacak gemilerin yanaşabileceği bir liman bile yoktu. Rus Ordusu'ndan çıkarma gemileri kiralanarak malzemeler şantiyeye en yakın kumsala indirildi. Kumsalda sadece denizaslanları vardı ve muhtemelen ilk kez insan görüyorlardı... 


ENKA, 43 yıl önce Libya'da 3 çimento fabrikası kurduğunda Türk müteahhitlik şirketlerinin yurtdışında varlığını sürdürebileceğine pek inanan yoktu. Sonraki 30 yılda işler arttı ama çoğu konut ve iş merkezi gibi katma değeri düşük projelerdi. 2000'lerde projeler çeşitlendi. Otoyol, tünel, demiryolu hatları, havaalanı, enerji tesisleri, nakil hatları ve ağır sanayi fabrikaları gibi komplike projelere imza atılmaya başlandı. Türkiye Müteahhitler Birliği'nin 2 ay önce yayınladığı rapora göre, 1972'den beri üstlenilen 8 bin 600 projenin iş hacmi 311 milyar doları buldu. Bu rakamın üçte ikisi 2002 -2014 yılları arasında gerçekleşti. Türkiye'nin yurtdışı müteahhitlik gelirleri 2005'ten beri yıllık 20 milyar doların altına düşmüyor. Hatta 2013'te ilk kez 30 milyar doların üzerine çıkıldı. Bu arada inanılmaz hikâyeler yaşandı... 


KUTUPTA GEÇEN BİR FİLM GİBİ 

Filmi başa saralım... Sahalin projesinin tamamlanması için ENKA'yı liman yokluğundan ve denizaslanlarından daha fazla sorun bekliyordu. Sahalin, Kıbrıs'ın 10 katı büyüklüğünde bir ada. Sadece 600 bin insan yaşıyor. Ulaşım altyapısı zayıf, sanayi ve tarım yok denecek seviyede. Şantiyede kullanılan vidadan işçinin yemeğindeki salçaya kadar her şey dışarıdan getirilmek zorundaydı. 2 bin 200 çalışanı barındıracak şantiye çok büyüktü. Petrol ve doğal gaz işleyecek tesisin kurulması için 4 bin 600 ton çelik, 32 kilometre boru gerekiyordu. Zaman da kısıtlıydı. Sözleşmeye göre inşaatın zamanında tamamlanması için 12 ay aralıksız çalışılmalıydı; ortalama sıcaklığın -30'un üstüne çıkmadığı, en az 8-9 kar fırtınasının patladığı kış aylarında bile! Rüzgârla birlikte hissedilen sıcaklık -90'a kadar düştüğünde, dışarıda 1.5 dakika yaşanabilen bir yer düşünün... 


Dahası ada aktif Kuzey Pasifik fay hattı üzerindeydi ve yılda 5'ten büyük 7-8 depremle sarsılıyordu. İşçilere özel kıyafetler verildi, 16 araçlık kar küreme ekibi sürekli hazır bekletildi, yapılar depreme dayanıklı tasarlandı, şantiye ayda 1000 ton mazot harcanarak ısıtıldı ve aydınlatıldı. Zorunlu hallerde -40 derecede bile kaynak yapıldı. Bunun için kaynak yapılacak alan soğuk geçirmeyen özel örtülerle kapatıldı ve kompresörlerle sıcak hava verilip oda sıcaklığı sağlandı. 1.5 milyar dolarlık proje 2009'da teslim edildi... 


ÇÖLE NEHİR YAPTILAR 

Tekfen İnşaat'ın Büyük Sahra Çölü'nde inşa ettiği "nehir" de ilginç hikâye. Eski Libya lideri Kaddafi'nin "Dünyanın yedinci harikası" dediği "İnsan Yapısı Büyük Yapay Nehir Projesi"nin bir etabını 2007'de Tekfen üstlenmişti. Tazerbo bölgesindeki "fosil suyun" (Derinlerde buzul çağından kalma su kaynakları...), 380 kilometre uzaktaki Kufra kentinde içme ve sulama ihtiyacını karşılaması için dev bir boru hattıyla taşınması hedefleniyordu. 7.5 metre uzunluğunda, 4 metre çapında ve ağırlığı 72 tonu bulan 51 binden fazla dev beton boru uç uca eklenecekti. Ancak 420'si Türk 1692 kişilik ekip için asıl mesele boruları birbirine eklemek değil, çölün 65 dereceye varan sıcağı ve kumla baş etmekti. Yılda onlarca kum fırtınası kopuyordu. Kampta yemek pişirilmeye başlandıktan sonra, yılan, kertenkele, akrep ve böcek istilası başladı. İlaçlama fayda etmeyince, çare kampta tavuk beslemekte bulundu. Ta ki çöl tilkileri bütün tavukları yiyene kadar! Ve proje 2 yılda tamamlandı... 


45 GÜNDE VİLLA KENT 

System İnşaat'a, 2007'de acil bir sipariş geldi. Nijer'in Agadez kentindeki Afrika Birliği Liderler Zirvesi için, liderlerin konaklayacağı dayalı döşeli 25 villa isteniyordu; ama 1.5 ay içinde yetiştirilmek kaydıyla! Sipariş kabul edilir edilmez inşaat malzemeleri ve buzdolabından küllüğe ev eşyaları 2 haftada toparlandı. 805 bin tonu bulan yük Ankara'da, Rusya'dan kiralanan 23 adet İlyuşin 76 tipi dev kargo uçağına yüklendi. Uçaklar 3 gün boyunca art arda Esenboğa Havalimanı'ndan Sahra'ya doğru havalandı. Villaları kuracak 350 işçi de iki yolcu uçağıyla gönderildi. Konuklar, 2 hafta sonra duvarları tablolarla dolu, her türlü elektronik donanıma sahip villaları çok beğendiler... 


MAVİ NİL İLE SAVAŞ 

Batılı şirketler pek çok Afrika ülkesine pahalı geliyor. Çinliler Çin'den getirdikleri mahkûmları çalıştırmak gibi akıl almaz yöntemlerle maliyet düşürebiliyor, ama o zaman da kalite problemi yaşanıyor. İşte bu rekabette, Yapı Merkezi, 10 yıl kadar önce Sudan hükümetinden başkent Hartum'daki Mavi Nil üzerinde bir köprü yapım işini aldı. Ne var ki Mavi Nil pek misafirperver değildi. Akıntılı nehir yıl boyu 5-6 metre yükselip alçalıyor, klasik köprü inşaatlarındaki gibi duba üzerine vinç yerleştirip çalışmaya imkân vermiyordu. 


Köprü 28 ay gibi rekor bir sürede ve uygun maliyetle tamamlandı. Firma bunun için köprü inşaatlarında nadiren denenen bir yöntem uyguladı. Debinin alçak olduğu aylarda nehir tabanında 40 metre derine inen kazıkların üzerine beton ayaklar döktüler, debinin yüksek olduğu zamanlardaysa hazırladıkları uzun çelik konstrüksiyonları kıyıdan hidrolik sistemle "iterek" ayakların üzerini kapadılar. Normalde pahalı vinçler ve 150 kişinin işgücüyle yapılacak iş 4 kişiyle halledilmişti... 


Habertürk Ek