Genel

Türk üreticilerden Şikago'ya Türk OSB'si kuracak!

Türk üretici için yeni cazibe merkezi ABD pazarı. Önce dev şirketlerin iş yapmaya başladığı bu pazara şimdi KOBİ’leri taşıyacak formüller geliştiriliyor.

Türk üretici için yeni cazibe merkezi ABD pazarı. Önce dev şirketlerin iş yapmaya başladığı bu pazara şimdi KOBİ’leri taşıyacak formüller geliştiriliyor.


ABD pazarı Türk imalatçısını cezbediyor. Önce Borusan, Ermaksan, Koleksiyon gibi büyük firmaların gidip yerleştiği Amerika şimdilerde KOBİ’ler tarafından keşfediliyor. ABD pazarının en önemli şartı yerelleşme. Buradaki dev alıcılar büyük montanlı alış yapıyor. Bu iki ihtiyacı karşılayacak formül ise Türk üreticilerini biraraya toplayacak bir yapı olarak ortaya çıkıyor. 


Chicago’da Türk üreticileri toplayan bir Ticaret Merkezi kurduklarını anlatan Eray Ütücü, “İlgi çok yoğun. Türk şirketlere ABD’de şirket açma ve yeşil kart sahibi olma imkanı vereceğiz. Şimdi hedefimiz bir organize sanayi bölgesi (OSB) kurmak. Bu OSB’nin bir model olmasını hayal ediyoruz” dedi.


Eray Ütücü, Eve Group Yönetim Kurulu Başkanı. Yıldız Teknik Endüstri Mühendisliği ve işletme master’ı sonrasında dil öğrenmek üzere gittiği Amerika’da evlenmiş ve bu ülkeye yerleşmiş. Şimdi çok iyi Türkçe konuşan eşi ve iki çocuğu ile ABD’de yaşıyor. Birçok Türk firmasına ABD yolculuğunda danışmanlık yapan Eray Ütücü, bu çalışmaları sırasında Amerika’da Türk firmalarca üretilen ve evde kullanılan her şeyin olduğu bir zincir mağaza kurma fikri geliştirmiş. Hem toptan hem perakende satışın olacağı bu alışveriş merkezi ile bir "Türkmart" kurma hedefi ile çalışmalara başlamış. “Chicago’da fahri ticaret elçisi gibiydim. Ticari ateşeliklerin açılmasında çok emeğim vardır” diyen Ütücü, Kürşad Tüzmen’in bakanlığı devretmesi sonrası bu projenin rafa kalktığını anlattı.


Gebze OSB ve Kocaeli Sanayi Odası başkanları ile işbirliği


“Devletin bir kuruşu bana geçmemiştir ama benimle çalışan firmların devlet desteğinden yararlanacağı bir sistem kurmaya çalışırım” diyen Ütücü, Chicago’da KOSGEB’in eşleştirme merkezini kuran kişinin de kendisi olduğunu söyledi. Kasım 2012’de ilk organizasyonlarını yaptıklarını belirten Ütücü, Mart 2015’e kadar yaklaşık 420 firmayı B to B ağırlıklı görüşmeler için ABD’ye götürmüş. Ütücü, o dönemi şöyle anlattı: “Chicago imalatın ve lojistiğin başkenti bir şehirdir. Caterpillar, John Deer gibi cirosu 1 milyar doların üzerindeki dev Amerikalı şirketlerin uluslararası satın alma yöneticileri ile biraraya geldik. Bu dev zincirler de komple hizmet alabilecekleri bir yapı ile görüşmek istiyorlar. Amerika’da Türk firmalarının yaptığı en büyük hata Çin ile rekabet etmek. Türk malının kalitesi yüksek. Her şeyin de bir bedeli var ve Amerikalılar da bunun farkında. Ancak doğru modelle gitmek gerek.”


Eray Ütücü işte bu modelin ilk ayağını, Chicago’da kurduğu Türk Ticaret Merkezi ile oluşturmuş. Üreticileri bir araya toplayan bu Türk Ticaret Merkezi’nin bünyesinde geçen hafta TÜBİTAK işbirliğiyle kurulan bir de kuluçka merkezi de bulunuyor. Gebze Güzeller OSB Yönetim Kurulu Başkanı Adem Ceylan ve Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Adem Zeytinoğlu ile birlikte yürüttükleri bu projenin Türk şirketleri için ABD’de var olma imkanı yaratacağını anlatan Ütücü, “Şu anda merkezde makine, otomotiv ve imalat grubuna hitap eden firmalar ağırlıkta. Kumaş ve gıda firmaları da var” dedi.


Burası serbest ticaret bölgesi, mal satmadan gümrük yok


Chicago Havaalanı’nın yanında bulunan Elk Grove denilen ABD’nin en büyük organize sanayi bölgesinde 15 bin metrekarelik bir alan oluşturduklarını anlatan Ütücü, bu alan içinde depo, showroomlar, ofisler olan bir merkez kurduklarını söyledi. Ütücü merkezin detaylarını şöyle anlattı:


“Malın Türkiye’deki depodan alınıp Amerika’ya götürülüp elleçlenmesine kadar tüm detayları düşündük. Makineci, otomotivci için ayrı paketler oluşturduk. Büyük imalat bile yapılabilecek elektriğimiz, basınçlı hava tesisatı hazır. 75 tona kadar makine taşıma ve kasalama kapasitemiz var. Ekonomi Bakanlığı 2016 desteğinden her firmanın yararlanacağı şekilde kurguladık yeri. Gelen firmalar 4 yıl destek alarak bu merkezi kullanabiliyorlar. Burası aynı zamanda serbest ticaret bölgesi. Orada bulunduğu sürece mallar gümrükten muaf. Sattığınız zaman gümrüğü ödüyorsunuz. Amerikan Yatırım Ajansı ile 6 eyalette ekonomik kalkınma programları geliştiriyorum. Bu kapsamda OSB’ye giren her şirkete Amerika’da bir şirket kuruyoruz. Böylece orada yatırımcı oluyor. Green Card alabiliyor. Banka hesabı açılıyor. Montaj yapıp serbest bölge içinde olduğunuz için menşei değiştirebiliyorsunuz. Distribütör ağı kuruyor satış servis ağını veriyoruz. Makineciyseniz servis sağlayamıyorsanız malınızı satmanız çok zordur. Bu konuda birçok imkan sunuyoruz firmalara. Vergi danışmanlık şirketi ile çalışıyoruz, birlik olmanın sağladığı avantajla en uygun maliyetle firmalarımıza hizmet veriyor. Bu konuda hiçbir derdiniz olmuyor.”


6 ay sonra yer kalmayacak 73 bin metrekarelik yeni merkez kuruyor


Halen 26 firmanın kurdukları Türk Ticaret Merkezi'nde yer aldığını belirten Eray Ütücü, 6 ay içinde kapasitenin dolacağını düşünüyor. Proje şimdi öyle bir noktaya gelmiş ki Ütücü OSB’nin ikinci fazını devreye almış. Gebze Güzeller OSB Yönetim Kurulu Başkanı Adem Ceylan ile Chicago’da tanıştığını ve projeye yatırımcı olduğunu anlatan Ütücü, “Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu da projeye dahil olmak istedi. TÜBİTAK için bir kuluçka merkezi oluşturduk OSB bünyesinde. TOBB ve TİM ile konuşuyoruz” ifadesini kullandı. Yatırımın 5 milyon doları bulduğunu anlatan Ütücü, şimdi daha büyük bir merkez ve Türk OSB’si kurmak için yer arayışına gittiklerini söyledi. Chicago ve Huston’da iki dev OSB için proje hazırladıklarını anlatan Eray Ütücü içinde oteli, bankası, restoranı, lansman yapılabilecek fuar alanı olan 73 bin metrkarelik bir organize sanayi bölgesi için arsa satın alma aşamasında olduklarını açıkladı. Bunun için ayrılan finansman 50 milyon dolar. 5 ayrı belediyeden kendilerine ‘Size ücretsiz arsa verelim” diye teklif aldıklarını anlatan Ütücü, “İlgi çok büyük. Yatırımı hızla bir yıl içinde sonuçlandırmaya çalışıyoruz” dedi.


ABD'de bugüne kadar kim ne yaptı?


Son yıllarda pek çok büyük şirket ABD pazarında yatırım yaptı. İşte birkaç örnek:


Koç : Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, 2013’te ABD’de önemli bir yatırıma imza attı. Ülkenin turizm merkezi Miami’de bulunan Merrill - Stevens adlı büyük bir tersaneyi satın alarak ismini RMK Merrill - Stevens olarak değiştirdi.


Ülker: 2013’ün en önemli satın almalarından birini yapan Yıldız Holding, 1898’de kurulan ABD’nin en köklü çikolata markası DeMet’s Candy’yi bünyesine kattı. Yıldız Holding bu işlem için 221 milyon dolar ödedi.


Sabancı: Sedes Holding’in Başkanı Demir Sabancı, 2009’de gayrimenkul şirketi Sedesco’yu kurdu. 4 önemli proje yürüten Sedesco, en son New York’un batısındaki 4 katlı tarihi binaya 2.9 milyon, Madison Avenue’de bir binanın yüzde 60’ına 21 milyon, Rockefeller’a komşu bir binaya da 29 milyon dolar ödedi.


Korsini: Türkiye’nin en eski ofset baskı firmalarından Korsini-SAF, ABD’de fabrika kurmaya hazırlanıyor. İlk olarak 20 milyon dolara mal olacak tesis, ABD’nin Memphis kentinde yer alacak.


Abalıoğlu Holding: Denizlili şirket, ABD’deki ilk fabrikasını 42 milyon dolarlık yatırımla kurmak için çalışma başlattı. ABD’de kurduğu CN Wire adlı şirketiyle faaliyet gösteren Abalıoğlu Holding, New Mexico eyaletindeki Santa Teresa bölgesindeki sanayi parkında yaklaşık 24 bin metrekarelik alanda kuruyor. Tesis, 300 kişiye istihdam sağlayacak.


Havelsan: Askeri ve sivil kapsamda simülatör ve eğitim sistemlerinde kullanılan görüntü üreteçlerini imal eden Quantum 3D firmasını satın aldı. Şirketin ürünleri arasında gerçek zamanlı görsel simülasyon alanında ödüllü yazılım Mantis serisi bulunuyor.


 Mogul: Antepli tekstil şirketi Mogul, ABD’deki ilk operasyonuna Güney Karolina eyaletinde başladı. Yaklaşık 30 bin metrekarelik bir tesisi satın alan Mogul, 2016’nın ikinci çeyreğinde üretime başlayacak. Tesis için ilk olarak 17.6 milyon dolarlık yatırım yapılacak. 

Borusan: Uzun süre ABD’de üretim yapmak için çalışma yürüten Borusan Holding: Pensilvanya’daki fabrikasını 150 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdi.


Viaport: Perakende sektörünün öncü markası Viaport, dünya markası olma yoluna Amerika’da satın aldığı ikinci AVM’siyle sürdürdü. Florida’da bulunan Lake Square Mall’u Viaport Florida olarak bünyesine katan Via Properties’in ikinci durağı New York oldu. Şirket, geçen yıl New York- Rotterdam Square Mall’u satın aldı.


 Timur Gayrımenkul: İnşaatta Nef markasıyla bilinen şirket, New York Manhattan’da 210 milyon dolar yatırım değerine sahip proje için çalışmalara başladı. 60 katlı olacak. projede bir otel ve konut binası olacak.


FETÖ, işlerimizi engelledi


“FETÖ, Atlanta’da bir ticaret merkezi kurdu ve Chicago’da bizim Türk işadamları için yaptığımız tüm çalışmaları engellemeye çalıştı. Büyük zorluk çektik. Neyse ki FETÖ ile büyük bir mücadele başladı, umarım tamamen temizlenir. Bu süreçte şikayet ettiğimiz Atlanta’yı kapattılar ama bu arada biz de mevzuat değişikliğinden mağdur olduk. Şu anda yeni mevzuata göre başvuru yaptık, bekliyoruz. Ancak FETÖ’cülerin benimle ilgili çıkardığı yalan yanlış sözler olduğunu duyuyorum.”


Herkes Trans Atlantik Anlaşması'ndan korkuyor, ben Trans Pasifik’ten


“Herkes Trans Atlantik Ticaret Anlaşması’ndan korkuyor, ben Trans Pasifik’ten... Bu saatten sonra dönüşü yok, her iki anlaşma da olacak. Ama Türkiye için asıl tehlikeli olan Trans Pasifik Ticaret Anlaşması. Makine sektöründe en büyük rakibimiz Tayvan. Tayvan, anlaşma sonrası ABD’ye malını teşvikli sokacak. Türk üreticisi ne yapacak? Bizim yaklaşık 20 milyar dolar zararımız olacağı hesaplanıyor bu iki anlaşmadan. Ama bizimki gibi bir OSB’nin kurulması, bu anlaşmanın zararlarını azaltabilir.”


ABD’deki Türk beyinlerinin yaptığı işlere sponsor olalım


“Chicago’da kurduğumuz kuluçka merkezi önemli. Çünkü orada inanılmaz Türk beyinler var. Bir Türk arkadaşım var, kanser hastalarına karşı böbrek ilaçları geliştirdi örneğin. Bu arkadaşlarımız da gelsin Ar-Ge merkezimizde çalışsın. Bu beyinleri Türkiye’ye geri getirmektense, oradaki projelerine sponsor olsun Türkiye devleti. O proje ticarileştiğinde de Türkiye hak sahibi olsun. Bu insanlar yazları Türkiye’ye gelip gençlerle work shoplar yapıp öğrencileri geliştirsinler.”


Dünya