Sektörel

Türkiye iş güvenliği konusunda ilerleme kaydetti!

ILO Direktörü Guy Ryder ile beraberindeki heyet yarın Ankara'da başlayacak G20 toplantıları öncesinde Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonunu (TİSK) ziyaret etti.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Genel Direktörü Guy Ryder, iş sağlığı ve güvenliği konusunda Türkiye'de ilerlemeler kaydedildiğine işaret ederek, "İş sağlığı ve güvenliği konusunda kapasiteleri, yetkinlikleri artırmak yönünde iş birlikleri devam ediyor ancak asıl sorun ve güçlük, Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği konusunda bir önleyici kültürün yerleşmesini sağlamak" dedi.


ILO Direktörü Guy Ryder ile beraberindeki heyet yarın Ankara'da başlayacak G20 toplantıları öncesinde Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonunu (TİSK) ziyaret etti.


TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Yağız Eyüboğlu, düzenlediği basın toplantısında iki örgütün ilişkilerinin 50 yıla dayandığını belirterek, ziyaretin bu döneme denk gelmesinin kendileri için çok anlamlı olduğunu söyledi.


TİSK ile ILO'nun bir çok ortak projeye imza attığını anlatan Eyüboğlu, önümüzdeki dönemde üçlü yapı içerisinde sürdürülmesi öngörülen iş sağlığı ve güvenliği ile sosyal diyalog projelerinde de üzerlerine düşeni yapacaklarını ifade etti.


Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinde "İstihdam ve Sosyal Politika" başlıklı 19'uncu faslın bir an önce açılması gerektiğini kaydeden Eyüboğlu, bu faslın açılması aşamasında AB'nin görüş sorduğu kurumların başında ILO'nun geldiğine dikkati çekti.


Fasılın açılmasına engel olan gerekçelerin eski olduğunu savunan Eyüboğlu, "Türkiye'de son bir kaç yıl içerisinde yasal anlamda bu konularda gelişmeler sağlandı. Dünyada toplu iş sözleşmesinin kapsamı daralırken, Türkiye'de arttı. Dolayısıyla Türkiye'deki olumlu gelişmeler dikkate alınmalıdır" dedi.


Türkiye'nin geçmiş 35 yılda 28 kez ILO nezdindeki Aplikasyon Komitesi gündemine alınmasını eleştiren Eyüboğlu, "ILO tarihinde bu karneye sahip olan tek ülke Türkiye ve açıkçası biz bunu kısmen sorunlu içsel denetim mekanizmalarının teknik bir değerlendirme yerine siyasal değerlendirme şeklinde yürümesine bağlıyoruz" ifadelerini kullandı. Eyüboğlu, bu konuda tarafsız bir değerlendirme yapılması ve Türkiye'ye karşı ön yargıların bertaraf edilmesi gerektiğini söyledi.


"Suriyeli mülteciler konusunda Türkiye yalnız bırakılıyor" 


Türkiye'deki Suriyeli mülteci konusuna ILO tarafından da katkı sağlanabileceğine işaret eden Eyüboğlu, şunları kaydetti:


 "Türkiye uluslararası arenada çok yalnız bırakılıyor. ILO'nun örneğin Ürdün'de Lübnan'da aldığı bir takım inisiyatifler var. Bu konuda istihdam edilebilirliğinin artırılması, becerilerin artırılması yönünde çalışmaları var. Benzer çalışmaların Türkiye'de yapılabileceğini düşünüyoruz. Aynı şekilde burada ortaya çıkan yükün de uluslararası arenada paylaşılması gerektiğini, Türkiye'nin bu konuda kesinlikle yalnız bırakılmaması gerektiğini düşünüyoruz."


ILO Genel Direktörü Ryder


ILO Genel Direktörü Guy Ryder da, genel direktör nezdinde Ankara'ya 22 yıl sonra yapılan ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi.


Yarın G20 kapsamında başlayacak Çalışma Bakanları Toplantısına değinen Ryder, 2008 yılında ortaya çıkan mali krizin düzeltilmesi amacıyla oluşturulan G20'nın kapsamının zamanla genişlediğini ve işverenler, çalışanlar ve ILO'nun da dahil olduğu geniş bir perspektife ulaştığını söyledi.


ILO'nun giderek artan bir şekilde hem işçi hem de işveren temsilcilerinin G20 sürecine daha fazla katkı sağlamasını temin etmeye çalıştığını anlatan Ryder, "Artık G20 sürecinde iş dünyası B20 ve emek dünyası L20'yi içeren bileşenler oluşturulmuş durumdadır" ifadelerini kullandı.


"İş sağlığı ve güvenliğinde önleyici kültür yerleştirilmeli"


ILO'nun Türkiye'deki çalışmalarına değinen Ryder, "Özellikle şu andaki durumla ilgili iki önemli ortak çalışma alanımız var; bunlardan birincisi, Türkiye'deki Suriyeli sığınmacıların durumuyla ilgili. İkinci iş birliği alanı ise iş sağlığı ve güvenliği "dedi.


Türkiye'nin Suriyeli sığınmacılara gösterdiği açıklık, cömertlik ve dayanışmanın örnek teşkil ettiğini belirten Ryder, bunun diğer ülkelere de ilham kaynağı olması gerektiğini söyledi. Ryder, şöyle devam etti:


"Türkiye eğer bu konuda kendisini yalnız hissediyorsa, artık diğer ülkelerin sürece dahil olması gerektiğini düşünüyorum. 'Yük'ü demeyeceğim ama sorumluluğu paylaşmaları gerekir diye düşünüyorum. Özellikle bir takım komplike sorunlarla karşı karşıya olduğunuzu görmek lazım. Suriyeli mültecilerin Türkiye'deki iş gücü piyasasına erişimi gibi ve bunlar gerçekten zor konular. Ancak umuyorum ki iş gücü piyasasının koşullarını dikkate alarak, Türkiye'deki işveren temsilcileri ile sendika temsilcileri, hükümetle birlikte ve tabii ki ILO'nun kendi üstüne düşen rolü üstlenmesiyle birlikte bu soruna kabul edilebilir ve sosyal açıdan sorumlu bir şekilde değinilebilir, mücadele edilebilir."


İş sağlığı ve güvenliği konusunda Türkiye'de geçmişte meydana gelen talihsiz olayların farkında olduklarını dile getiren Ryder, "Umuyorum ki ortak bir kararlılıkla Türkiye'deki iş sağlığı ve güvenliği durumunu iyileştirmek noktasında ilerlemeler kaydedeceğiz" görüşüne yer verdi.


Türkiye'de bu konuda çok iyi ilerlemeler kaydedildiğini ve pek çok ILO sözleşmesini Türkiye'nin onadığını ifade eden Ryder, "Kapasiteleri, yetkinlikleri artırmak yönünde iş birlikleri devam ediyor ancak asıl sorun ve güçlük iş sağlığı ve güvenliği konusunda bir önleyici kültürün yerleşmesini sağlamak" dedi.


"Türkiye-ILO ilişkileri olumlu yönde ilerliyor" 


Ryder, Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci ve 19'uncu faslın açılmasıyla ilgili ILO'nun her türlü iş birliği ile kolaylaştırıcı role açık ve hazır olduğunu belirterek, ILO'nun görüşlerinin AB tarafından uluslararası standarta uyum noktasından dikkate alındığını, bunların bir kriter olarak görüldüğünü ifade etti. Ryder, "Bu konudaki ilginizi ve sabırsızlığınızı anlıyorum ama sizi temin ederim ki, ILO bu konuda gecikmeye sebep veren taraf olmayacaktır" ifadelerini kullandı.


Türkiye ile ILO arasındaki ilişkilerin son derece olumlu yönde ilerlediğini ifade eden Ryder, somut olarak iş birliğinin genişlediğini ve arttığını, hükümetle, işveren ve işçi temsilcileriyle olan ilişkilerin akıcı olduğunu sözlerine ekledi.


AA