Sektörel

Türkiye’deki Alman yatırımları risk teşkil etmeyecek!

Dünya Gazetesi köşe yazarı olan Tevfik Güngör, bugünkü yazısında Türkiye-Alman'ya ilişkisini yatırım açısından değerlendirdi. İşte o haber...

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonra Başbakan Yıldırım da dün Türkiye’deki Alman şirketleri yöneticilerine “güvence" verdi.


Almanya ile siyasi ilişkilerin soğumasının Türkiye’deki Alman yatırımları için risk teşkil etmeyeceği anlatılıyor.


Ekonomi Bakanlığı’nın Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Raporu'na göre, Türkiye’de 1954-2016 yılları arasında kuruluşuna izin verilen yabancı sermayeli şirket sayısı 53 bin. Bunların 21 bini Avrupa Birliği kaynaklı 6.880 bini Alman kaynaklı şirket.


Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfekçi, bir soru üzerine Alman sermayeli şirket sayısını 3.242 olarak açıkladı.


Almanların Türkiye’deki yatırımlarının 9 milyar dolar dolayında olduğu belirtiliyor.


Ne var ki bizim Almanya ile ilişkilerimiz sadece Türkiye’deki Alman yatırımlarından ibaret değil.


Çok farklı alanlarda çok daha önemli bağlarımız var.


Almanya’da 800 bin hanede, 3 milyonu aşkın Türk nüfusun yaşadığı tahmin ediliyor.


Almanya’da yaşayan Türklerin çoğu girişimci oldu.


Almanya’da Türk işletmelerinin sayısı giderek artıyor. Alman Dışişleri Bakanlığı’nın belirlemelerine göre Almanya’da 75 bin dolayında Türk kökenli işletme var. Bunlar yaklaşık 370 bin kişilik bir istihdam yaratıyor. Yıllık 35 milyar euro dolayında ciroları var. 


Alman İstatistik Enstitüsü’ne göre, Türkler her yıl 10 bin dolayında yeni işletme başvurusu yapıyor.


Kesin olmayan bilgilere göre, Almanya’daki Türk işletmelerin toplam sermayeleri 10 milyar euro dolayında. İşletme başı kaynak ortalama 13-150 bin euro dolayında. İşletmelerin yıllık ortalama ciroları ise 500 bin euro.


Önce bakkal dükkânıyla ve döner büfesiyle başlayan girişimcilik, Türklerin eğitim düzeyleri arttıkça, Alman girişimcileriyle rekabet edecekleri sektörlere yayılmış durumda. Teknoloji üreten, araştırma yapan işyerleri var.


Biz genelde turizm sektörünün Ruslar sayesinde ayakta durduğunu sanırız. Alman turistler hem sayıca hem de kişi başı harcama yönünden bizim için önemli.


2015 yılında 5.5 milyon, 2016 yılında 3.8 milyon Alman turist geldi.


2015 yılında gelen Rus turist sayısı 4.4 milyon, 2016 yılında 866 bin idi.


2016 yılında Almanya’da 14.0 milyar dolar ihracat yaptık. İhracat gelirimizin yüzde 9.8’ini Almanya’dan sağlıyoruz. Almaya en büyük ihracat pazarımız.


2016 yılı ithalatımız ise 21.4 milyar dolar. Çin’den sonra en fazla ithalat harcamasını Almanya’ya yapıyoruz.


Alman hükümetinin 2016'dan Türkiye'nin silahlanma malzemesi alımıyla ilgili olarak yaptığı 11 başvuruyu geri çeviren Alman hükümeti, yayın kuruluşu WDR'in elde ettiği yeni bilgilere göre bu yılın başından beri Türkiye'ye 54 silah satışına izin verdi.


Onay verilen sevkiyatlar arasında en büyük kalemi 18 milyon euroluk meblağ ile bombalar, torpido ve füzeler oluşturuyor.


Savaş gemileri için elektronik ve askeri yazılımın yanı sıra, sekiz defa onay verilen ve sayısı bilinmeyen miktarda tabanca da sevkiyatına izin verilen askeri malzemeler arasında.


Bütün bunların ötesinde Türkiye’de imalat sanayinin Alman firmalarla kurdukları bağın aksamaması önem taşıyor.


Türk imalat sanayi büyük ölçüde Alman üreticilere ve pazarlamacılara "tedarikçi” olarak çalışıyor. Siyasi ilişkilerin gerginleşmesi, Türkiye üreticilerle “tedarik” sözleşmesi yapan Alman firmalarının, olası risklere, tedarikteki, kesintilere karşı tedbir almalarına, tedarik siparişlerini başka ülkelere kaydırmalarına yol açıyor.


Bizim ekonomimiz ve ihracatımız için en önemli konu bu. Ama dikkatlerden kaçıyor.



Tevfik GÜNGÖR/Dünya