Sektörel

Ulaşım ağlarının gelişimi ses perdesi zorunluluğu şartını getirmeli!

Emlakchi İstanbul Gayrimenkul Pazarlama'dan Bilge Özdemir Türkiye'deki gelişen ulaşım ağlarının faydaları ve olumsuz yönü olan çevreye verdiği gürültü kirliliği hakkında değerlendirmede bulundu.

Ulaşım demek, medeniyet demek. Bizde, medeniyetin nimetlerinden ulaşarak faydalanmaya devam devam ediyoruz. Yol geçmesi; yol kenerlarından başlayarak  sanayi,  ticaret ve yerleşim alanlarının yer alması demek...

Günümüz İstanbul’ unda E-5 ve E-6’ nın transit  karayolu niteliği kalmadığını görüyoruz. E-5 zaten şehir içi yol haline geldi, sırada E-6 var!.. 

3. köprü ve bağlantı yolları için; aslında ülkemizde yapılacak karayolları için SES PERDESİ zorunluluğunun “ karayolları ihale şartnamesine “ getirilmesini öneriyorum.

Şartnameye getirilsin; çünkü bugünden geçen/yapılan yolların neresinde başlayıp, ne zaman sanayi, ticaret ve yerleşim alanlarına ev sahipliği yapacağını bilemiyoruz.  

90’ lı yılların başında; TEM’ e ses perdesi yapalım önerisine; yolu kullanan mı var ? ses olsun... çevresinde yerleşim mi var ? duyan olsun diye karşı çıkılabilinirdi !..

Bugün E-5 ve E-6 için çözüm önerimiz “ karayolu ve/veya demiryolu “ kaynaklı  gürültü kirliliğinin yoğun olduğu noktaları belirleyip acil  önlem almak olmalı. 

Bizim şehirleşme anlayışında, geçen yolun maksimum 10 yıl arkasından “ gürültü “ kirliliği yetişiyor. 

Yapılan araştırmalar, gürültü kirliliğinin insan sağlığını olumsuz yönde etkilediğini göstermektedir. Gürültünün, geçici veya sürekli işitme bozuklukları, solunumda hızlanma, kalp atışlarında yavaşlama, kan basıncının artması, dolaşım, davranış ve konsantrasyon bozuklukları, aşırı sinirlilik, stres ve iş veriminin düşmesi gibi sorunlara neden olduğunu belirtilmektedir.

Gelişmiş ve medeni toplumlarda , şeffaf, ahşap, beton  gibi farklı materyallerden yapılmış olan ses perdesi uygulamalarını görüyoruz. 

Bizde,  gürültüsü minimize edilmiş ulaşım ağları istiyoruz...