Perakende

Vivense CEO’su Kemal Erol: Türkiye'nin İkea'sı olacağız!

Türkiye’nin ilk online mobilya satış sitesini kurdu. Tasarımlarını kendisi yapıyor. Küçük üreticilere ürettirip, müşterilerine ulaştırıyor. Vivense kurucu ortağı ve CEO’su Kemal Erol,  "Türkiye'nin İkea'sı olacağız" diyecek kadar iddialı bir girişimci...  

GEÇMİŞİ henüz beş yıl. Bugün 20'nin üzerinde showroomu olan iddialı bir üretim firmasının sahibi. Türkiye genelinde online satış sitesi üzerinden mobilya ve ev dekorasyon ürünleri satan girişimci Kemal Erol, showroom’larında müşterilerin bazı ürünleri görmesine olanak sağlıyor. Türkiye’nin ilk online mobilya markası olarak satışa başlayan Vivense, önümüzdeki dönemde Berlin’de de bir mağaza açmayı planlıyor. 2017’yi 105 milyon TL ciro ile kapatan firmanın bu yılki hedefi 200 milyon TL. Vivense, bugüne kadar 81 ilde 300 binden fazla eve mobilya satmış. Firma, arka planda yaklaşık 350-400 üreticiyle çalışırken, mobilyaların sevkiyatı ve montajı için yaklaşık 50 kişilik bir operasyon merkezi kurmuş. İnegöl’deki 10 bin metrekarelik bu merkezde mobilyaların kalite kontrolleri yapılıyor. Tasarımlarıyla özellikle gençleri kendisine çeken Vivense’nin kurucu ortağı ve CEO’su Kemal Erol gelecek planlarını Para’dan Eda Gezmek'e anlattı.

Online mobilya platformu kurmak fikri nasıl gelişti?
Türkiye mobilya sektöründe çok güçlü.30 binden fazla üretici var. Perakende tarafında ise aynı durum yok. Amacımız üreticileri bir platformda birleştirmek değil, mobilya alanında bir marka olmak. Müşterinin aklına gelen ilk üç mobilya markasına Vivense’yi de dahil etmek istiyoruz. Arka planda farklı üreticilerle koordineli bir şekilde çalışsak da ön tarafta müşteriye karşı tek bir marka olarak çıkmayı amaçlıyoruz. Müşteri bir ürün aldığı zaman artık o bir Vivense ürünü oluyor. Bir sorun olduğu zaman biz çözüyoruz. Teslimatım, kalite kontrolünü de biz yapıyoruz. Bu sene kendi koleksiyonumuzu çıkardık. Yabancı tasarımcılar tarafından tasarlanan mobilyaların üretimi Türkiye’de yapılıyor.

Vivense'nin konsepti nedir?
Sıcak bir mağazayız. Showroom’larımızda genç mimarlarımız var. Gittiğiniz zaman çayınızı kahvenizi içerek profesyonel hizmet alabiliyorsunuz. Piyasadaki ürünlere göre yüzde 20 fiyat avantajı sağlıyoruz. Biz üreticiyle bağı direkt sağlıyoruz. Arada bayi veya distribütör yok. Üretici ürünü üretiyor ve doğrudan müşteriye teslim ediliyor. Büyük markalar büyük fabrikalarla üretim yapıyor, maliyet yukarı çıkıyor. Daha lokal orta ölçekli üreticilerle çalışma imkanı yakalayıp o ürünleri de üretim sonrasında doğrudan müşteriye sevk etme modelini geliştirdiğiniz anda fiyatlar bir anda
aşağıya iniyor.

Showroom hedefi ne?
Vivense her sene yüzde 100'ün üzerinde büyüdü. Geçen sene üç kat büyüdük. Showroom açarken en önemli şey kiraladığımız mağazanın lokasyonu. Kiralamada ne kadar opsiyonunuz varsa o kadar avantaja dönüşüyor. Bu durumu bir fırsata çevirdik. 16 şehirde 22 showroom var. Bir showroom açmanın maliyeti' kabaca 400-500 bin TL. Şehir seçerken nüfusa, o şehrin internetten sitemize giriş trafiklerine bakıyoruz; ekonomisi, nüfusu ve internetteki alışveriş potansiyeli bizim için önemli...

Yatırımınız ne kadar oldu?
Şu ana kadar yaptığımız yatırım 15 milyon doları geçti. İlk bir yılda 3-4 milyon TL yatırım yaptık. 15 milyon doların 12-13 milyon doları yabancı yatırım. Bunu zor bir dönemde yaptık. Yabancı yatırım anlamında Türkiye’ye böyle bir katkımız oldu.

Yabancı yatırımcıların dikkatini çekmenizin sebebi nedir?
Türkiye büyük bir pazar. Nüfusun yüzde 50’si hala 30 yaşın altında. Her yıl 600 bin düğün yapılıyor, bir milyon ev satın alınıyor, 100 bin insan boşanıyor, bir milyona yakın öğrenci mezun olup hayata atılıyor. Bunların hepsi bizim pazarı büyüten şeyler. Bir evlilik demek 20-30 bin TL’lik ev eşyası ihtiyacı demek. Bunlar pazarı tetikliyor. 10 milyar dolarlık bir pazardan bahsediyoruz. Bu büyüklük yabancı yatırımcıları çekiyor. Mobilyada üretim çok gelişmiş ama perakende tarafı çok parçalı. 3-4 yıl içinde diğer ülkelerde de Vivense’yi global bir marka olarak göreceğimize inanıyoruz.

Avrupa için planlarınız var mı?
Avrupa’da belli siteler üzerinden satış yapmaya başladık. Hatırı sayılır bir satış rakamı da yakaladık. Kendi koleksiyonumuzdaki üretimleri satıyoruz. Berlin’de lokasyon bulma çalışmaları devam ediyor. Dördüncü çeyrekte yurtdışı tarafına odaklanmaya başlayacağız. Şu anki odağımız hızlı büyüme. Zamanında teslimatlarla ilgili yoğunluğumuz var. Orayı rahatlatıp, Türkiye’de ürünü müşteriye söz verdiğimiz günde teslim ettikten sonra Avrupa macerasına başlayacağız.

Satışlarınız nasıl?
2017’yi 105 milyon TL ile kapattık. Bu sene 200 milyon TL hedefliyoruz. Geçen sene üç kat büyüdük. Bu sene de iki buçuk kat büyürüz. Ayda 30 bin civarında ürün satıyoruz. Sepet ortalaması yüksek; bin TL'nin üzerinde.

Büyüme planlarınız nedir?
Her sene iki üç kat büyüdük. Çok büyüdüğünüzde artık ikiye katlamak zorlaşıyor. Bundan sonrada yüzde 100’e yakın büyüyeceğiz. Önümüzdeki yıllarda Türkiye’deki en büyük mobilya markası olacağımızı düşünüyorum.

Türkiye'deki mobilya sektörüne dair öngörüleriniz neler?
Son on yılda Türkiye mobilya sektöründe ihracatta Çin’den sonra en çok büyüyen ülke. Çok fazla üretimi ve çok fazla girişimi var. Organize bir hareket yapılırsa çok iyi yerlere varılır. Vivense olarak amacımız organize olmak. Yeni çıkardığımız koleksiyonun arkasında 59 üretici var. Başarılı bir marka yapmaya çalışıyoruz. Bir değer yaratmak istiyoruz. Türkiye’nin İkea’sı olsun. Dünyanın İkea’sı gibi Vivense’si olsun istiyoruz.