Sektörel

Yabancı şirketlerden Türkiye'de yatırıma devam sözü!

Türkiye’de uzun yıllardan bu yana iş yapan uluslararası şirketlerin ülke ve bölge yöneticileri, tek bir sesle 15 Temmuz’daki darbe girişiminden sonra projelerine ara vermediklerini duyurmak adına dün İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) düzenlediği etkinlikte bir araya geldi.


Türkiye’de uzun yıllardan bu yana iş yapan uluslararası şirketlerin ülke ve bölge yöneticileri, tek bir sesle 15 Temmuz’daki darbe girişiminden sonra projelerine ara vermediklerini duyurmak adına dün İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) düzenlediği etkinlikte bir araya geldi. Patronlar ve firma yöneticileri Türkiye’nin geleceğine inandıklarını vurgulayarak yatırımlarına devam edeceklerinin mesajını verdi. “Türkiye’ye güvenenler, Türkiye’de üretenler” başlıklı toplantıya Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci katıldı.


İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) düzenlediği “Türkiye’ye Güvenenler, Türkiye’de Üretenler” konulu toplantıya telekonferansla katılan Başbakan Binali Yıldırım, işadamlarına “Siz üretmeye ve ülkenize güvenmeye devam edin, hükümet olarak biz de sizin önünüzdeki engelleri kaldırmaya devam edelim” diyerek seslendi.


Darbe girişimi başarılı olsaydı Türkiye’nin üçüncü dünya ülkesi sıralamasına düşeceğini ifade eden Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu: “Bu olayın etkisinden süratli çıkıp, geleceğe ve gelecekteki fırsatlara bakmalıyız. 2023’e, Cumhuriyetimizin 100 yılına çok fazla zaman kalmadı. Bu hedefler için kaybedecek bir tek günümüz yok. Ekonomik istikrar, sağlam ekonominin vazgeçilmez unsurudur. Bu darbe girişimiyle ekmeğimize, aşımıza saldırmak istemişlerdir.”


‘Uyanık olmalıyız’

“Milletçe uyanık olmalıyız” diyen Yıldırım, “Türkiye’yi ekonomik kaosa sürüklemek istediler. Ama bankacılık sistemi ve ekonomi işledi. Sistem durmadı, kaos yaşanmadı. Ne dolar, ne de TL ciddi kayıp yaşamadı. Faizlerde ciddi dalgalanma gerçekleşmedi. Hiçbir yatırımcı tereddüt yaşamasın. Kamu disiplini devam ediyor. Merkez Bankası’nın brüt rezervlerinde kayıp yok, 121 milyar dolar düzeyinde” diye konuştu.


FETÖ’ye destek vermeyen sakın korkmasın


Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, FETÖ örgütlenmesine finansman sağlayan şirketlerin sayısının 1.000’in altında olduğunu bildirerek, “Türkiye’de bu yapıya finansman desteği vermeyen şirket ve bireyler kaygı ve endişe duymasınlar. Hukuk kuralları içinde hareket ediyoruz” dedi.


Darbe girişiminden sonra kutuplaşma olacağını düşünerek hızlı hareket edenlerin Türkiye’nin notunu düşürdüğünü ve yanıldıklarını ifade eden Şimşek, “Millet özgürlüğüne sahip çıktı. Kutuplaşma azaldı. Ciddi reformlar geliyor. OHAL var ama hukukun üstünlüğü içinde hareket ediyoruz. Hayat rutine döndü” diye konuştu.


15 Temmuz sonrası piyasada yaşananlara ilişkin iş dünyasına rakamsal bilgiler aktaran Şimşek, şöyle konuştu:

“Borsamızın fazla bir derinliği yok. Darbe girişiminden sonra borsa yüzde 16 düştü. 3 hafta içinde bu oran yüzde 4.6’ya indi. Türk Lirası dolara karşı ilk günlerde yüzde 7 değer kaybetti. Şimdi değer kaybı yüzde 2.5 oranında. Yine darbe girişiminin ilk günlerinde Türkiye’nin ülke risk primi 80 baz puan yükselmişti, şimdi 20 baz puana indi. Türkiye şimdi artık aslı gündemine dönüyor. Yapısal reformlara yoğunlaşıyoruz.”


‘AB’den vazgeçmeyiz’


İş dünyasına yaptığı konuşmada Türkiye’nin asla içine kapanmayacağına vurgu yapan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, “Türkiye Batıdan kopmayacaktır. Avrupa Birliği’nden (AB) vazgeçmeyecektir” dedi.


Türkiye’nin global normlarda ekonomik sisteme entegre olan bir ülke olduğunu ifade eden Şimşek, “Türkiye’nin AB’den ve bölgesinden kopma lüksü yoktur. FETÖ terör örgütüne finansman sağlamamış hiç bir şirketin kaygı duymasın gerek yok. Bu süreç hızla tamamlanıyor. Dünyadan kopmuyoruz ve kendi içimize dönmüyoruz. Sizin hizmetinizdeyiz.”


‘Yabancılara daha gür sesle anlatalım’


Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç, günün, yurt dışında daha yüksek daha gür sesle son yaşananlarla ilgili gerçekleri ve memleketin ekonomik potansiyelini anlatmanın zamanı olduğunu belirterek, “Çünkü bizlerin bile zaman zaman anlamakta sıkıntı çektiği son olayları yabancıların hemen anlamaması gayet normal” dedi. 


15 Temmuz’da Türkiye’nin birlik ve beraberliğinin hedef alındığını kaydeden Koç, “Millet olarak demokrasiye  hiçbir müdahalenin kabul edilemez olduğunu ortaya koyup, demokrasimize ve demokratik kurumlarımıza sahip çıktık. Ancak felaketin eşiğinden döndüğümüz de bir gerçek” diye konuştu.

Merhum Vehbi Koç’un “Ülkem varsa, ben de varım” sözünü anımsatan Koç, bundan sonrası için bu sağlam temeller üzerinde sahip olunan yüksek potansiyeli ortaya çıkaracak bir planlama ve iş birliği ile ayrıştıran değil, birleştiren hedefler üzerine odaklanarak, el ele her zamankinden çok daha fazla  çalışmanın zamanı olduğunu vurguladı.

Koç, eğitim sisteminin laik ve çağdaş standartlara sahip olması, bilim odağındaki gelişiminin de desteklenmesinin toplumsal ve ekonomik açıdan geleceğin teminatı olacağını, bunun önemini 15 Temmuz’da herkesin çok daha iyi anladığını belirtti.


18 bin işadamına mektup...


“15 Temmuz gecesi  alçakça bir darbe teşebbüsünü hep beraber yaşadık. İlk andan itibare, ülkemizi dünyaya en doğru şekilde anlatmanın çabası içinde olduk. Üyelerimizin yurtdışındaki paydaşlarına iletmeleri için, Türkiye ekonomisinin sağlam temellere dayandığını ifade eden bir mektup hazırlayarak 18 bini aşkın üyemize gönderdik” dedi.


‘Şimdi üretim zamanı’

İSO olarak 74 ülkeden 600’ün üzerinde yabancı sermayeli üyeye sahip olduklarının altını çizen Bahçıvan, salondaki işadamlarına seslenerek, “Yıllardır Türkiye’ye güvenen ve Türkiye’de üretim yapan siz değerli yatırımcıların bu salonda bulunması, ülkemizin geleceğine duyduğunuz güvenin en güzel örneğini ortaya koyuyor” diye konuştu.


Bahçıvan konuşmasında şunları kaydetti: “Türkiye herkes için bir fırsatlar diyarıdır. Bölgesinde ve dünyada başta ekonomi olmak üzere her zaman önemli roller oynamış olan Türkiye, aynı zamanda geleceğe yönelik büyük hedefleri olan bir ülkedir. Bir başka ifadeyle Türkiye kabına sığmayan, geleceğin küresel oyuncularından birisi olmak isteyen bir ülke konumundadır. Güzel ülkemiz geçmişten bugüne büyük vizyonlara sahip olmanın yanı sıra her türlü zorluğun üstesinden gelebilme kabiliyetine ve deneyimine de sahiptir. İşte bunu 15 Temmuz’da gördük. Ekonomimiz, 15 Temmuz’da zorlu bir sınavdan alnının akıyla çıkmıştır. Bu süreçte ekonomimiz, bir yandan aksiyona geçme anlamında ne kadar çevik olduğunu, diğer yandan da ne kadar sağlam temellere dayandığını tüm dünyaya ispatladı.” 

 


SİEMENS 
Türkiye’nin yanındayız


Siemens Türkiye’nin CEO’su Hüseyin Gelis, Türkiye’deki 160’ıncı yılını kutladıklarının altını çizerek, “Uzun vadeli bir bakışa sahibiz. Türkiye bugüne kadar çok sayıda krizden başı dik bir şekilde çıktı Biz Siemens olarak Türkiye’de 160 yıldır faaliyetlerimize hiç ara vermedik. Projelerde yer almaya ve yatırım yapmaya devam edeceğiz” dedi. Gelis, “Türkiye dünya Ar-Ge ağının bir parçası olacaktır ve geleceğin fabrikaları bunlardır. Türkiye, dijital çağa doğru yol alacak. Biz de güvenilir bir paydaş olarak bu alanda Türkiye’nin yanında yer alacağız” ifadelerini kullandı.


UNILEVER
Yatırımları sürdüreceğiz


Unilever Türkiye, Rusya, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve  Kafkasya Hukuktan Sorumlu Başkan Yardımcısı Gökhan Saraç, 5 binin üzerinde çalışana sahip Unilever Türk ailesi olarak ülke ekonomisine ve topluma değer katmaktan gurur duyduklarını anlattı. Saraç, “Türkiye’deki her 10 evin 9’unda varız. Türkiye son 13 yıldır Unilever’in en hızlı büyüyen pazarlarından. Yatırım  yapmaya devam edeceğiz” dedi.


GOODYEAR 
Hızımızı kesmeyeceğiz...


Goodyear Türkiye’nin Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mahmut Sarıoğlu, buradan başta Avrupa olmak üzere çok sayıda ülkeye ihracat yaptıklarını anlatırken, “Türkiye’de başarılı bir şekilde büyümeye devam ediyoruz. Yatırımlarımıza ve sosyal sorumluluk projelerimize tüm hızıyla devam edeceğiz.”


BASF
Dışarı daha iyi anlatalım


BASF Türk CEO’su Buğra Kavuncu, 136 yıldır Türkiye’de olduklarını şu anda 800 çalışanla yola devam ettiklerini belirtti. Şirketlerinin faaliyetlerinin Türk ekonomisi için çok önemli olduğunu dile getiren Kavuncu, taşıdıkları sorumluluğun farkında olduklarını kaydederek, “Türkiye’ye yabancıların ilgi ve alakası her zaman devam edecektir. Ancak yurtiçindeki algı ile yurtdışındaki algı çok farklı. Yaşanan olayların yurt dışında daha iyi anlatılması gerekiyor” dedi.


SANDOZ
Evliliğimizi bitirmeyiz...


Sandoz Türkiye Başkanı Altan Demirdere, Türkiye’ye güvenmekten hiçbir zaman vazgeçmediğini ve vazgeçmeyeceğini ifade ederek, şirketin global üst yöneticisinin (CEO) 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’ye geldiğini anlattı. Demirdere, CEO’nun Türkiye’deki fabrikaları gezdikten sonra yatırımların devam edip etmeyeceği konusunda şu cümleleri  kullandığını söyledi: “Bir ülkeye yatırım evliliğe benzer. Önce sözlenirsiniz, o aşamada planlarınız kısa vadeli olur. Olursa olur, olmazsa Allah’ın takdiri dersiniz. Sonra nişanlanırsınız. Planlar orta vadeli olur. Ve her şey normal giderse evlilik olur. Burada planlar uzun vadeli olur. Eğer işler yolunda gitmezse boşanırsınız. Bu size de eşinize de pahalıya mal olur. Biz de Türkiye ile birbirini seven iki eş gibiyiz. Ara sıra dırdır olur ama evliliğimizi bitirmeye niyetimiz yok.”


P&G 

Kapasitemizi artıracağız


P&G Türkiye ve Kafkaslar Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu, Türkiye’nin geçtiği bu zorlu süreçten birlik ve beraberlik içinde çıkacağına inançlarının tam olduğunu açıkladı. Turnaoğlu, şunları söyledi: “Türkiye’deki iki fabrikamızla ekonomiye önemli bir destekte bulunurken üretim anlamında da önemli yeniliklere imza atıyor, üretim tesislerimizde en son teknoloji ile ürünler üretmek için yatırımlarımızı devam ettiriyoruz. Bu yıl da ihracat hacmimizi de artıracak 80 milyon dolarlık gelişmiş teknoloji ve kapasite artırımı yatırımı yapacağız.”


20 bin ihracatçıya yeşil pasaport


Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “17-20 bin civarındaki ihracatçımızın emrine bu ülkeyi temsil eden o imtiyazlı yeşil pasaportu  vereceğiz” dedi. 


Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “Biz ekonomi ve ticaretin normal işleyişinin korunması için, yatırım ortamının iyileştirilmesi amacıyla halihazırda gündemde olan reformlarımızı aralıksız sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. 


Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “Bundan sonra da aynı uyum ve işbirliği içinde, Türkiye’ye yine tarihi başarılar yaşatacağız. Bu hükümet kurulduğu andan itibaren, iş dünyasının ve yatırımcının önüne turkuaz halı serileceğini açıkça ve sık sık ifade ettik. Bu irademizi yüzde yüz bir şekilde koruyoruz” dedi.


Milliyet