Sektörel

Yalçın Ayaydın, Rixos Bomonti'den yüzde 58 pay alacak

Arkadaşına iflas ettiğini bilmeden 1 milyon dolara yakın borç veren İpekyol'un kurucusu Yalçın Ayaydın, Rixos Bomonti'den yüzde 58 pay alacak

Arkadaşına iflas ettiğini bilmeden 1 milyon dolara yakın borç veren İpekyol'un kurucusu Yalçın Ayaydın, bu borcu nakit olarak geri alamayınca arkadaşı ona Şişli Bomonti'deki arsasını önermiş. Ayaydın, şu an Rixos Bomonti projesinin yükseldiği arsa için, "O gün kazık yemiştim. Ama bugün ben kazandım. 344 daire ve otelin
bulunduğu projeden yüzde 58 pay alacağım" diyor

Üniversitede öğrenci olduğu yıllardan bu yana ticaretin içinde olan îpekyol markasının yaratıcısı Yalçın Ayaydın'ın kendi deyimiyle bugüne kadar başından geçen tek bir kazık yeme hikâyesi var. 1990'lı yılların başında en iyi arkadaşına iflas ettiğini bilmeden 1 milyon dolara yakın borç veren Ayaydm'ın başından geçen bu hikâye dinleyene 'İyi ki kazık yemiş!' dedirtiyor. Ayaydın borç verdiği arkadaşından parayı nakit alamayınca arkadaşı ona Şişli Bomonti'deki arsasını öneriyor. O arazinin üstünde şimdi Rbcos Bomonti projesi yükseliyor... Ayaydın, "O gün arazinin değeri verdiğim paranın ancak yüzde 50'siydi. Henüz bölge turizm alanı olarak ilan edilmemişti. Şimdi dönüp baktığımda kazananın ben olduğunu görüyorum. 344 daire ve otelin bulunduğu projeden kat karşılığı yüzde 58 pay alacağım" diyor.

KALEM SALLAMAK BANA GÖRE DEĞİLDİ

1960 Mardin Derik doğumlu olan Yalçın Ayaydın memur bir ailenin çocuğu. İlk-orta ve liseyi orada bitiren ve 12 kardeşi olan Yalçın Ayaydın, çok başarılı bir öğrenci değilmiş. İstanbul'a ilk olarak üniversite sınavına girmek için gelen ve bu büyük şehirden Mardin'e bir daha yaşamak için dönmeyen Ayaydın, abisinin evinde okuduğu o günlerde çalışmaya başlamış. Abisinin patronunu tanıdığı bir tekstil şirketinde muhasebe departmanına giren Ayaydın'a muhasebe bir süre sonra sıkıcı gelmiş. Sokakta gezip araştırmayı çok sevdiği için "kalem sallamak bana göre değil" diyerek şirket için AR-GE yapmaya başlamış. Patronluğa soyunmadan önce iki farklı şirkette çalışan Ayaydın, birinci şirketten "Bu şirketin bana verebileceği maksimum standart budur" deyince, ikinci bir şirkete girmiş.

PATRON BANA KÜSTÜ

İlk işinden çok daha büyük bir şirkette çalışmaya başlayan Ayaydın, bu yeni işiyle en büyük kumaşçılarla, Anadolu'daki en büyük tüccarlarla tanışmış. İkinci şirkette çalışma süresi olarak tam iki yıl bitince askerlik dönemi gelen Ayaydın askere gitmiş.
 

Askere 'Kendime iş kuracağım' diye düşünerek giden Ayaydın, 'Kaybedecek hiçbir şeyim yok' diye pekiştirdiği bu düşünceyle asker dönüşü şirketinin kapısı çalmış. Asker dönüşü yine orada çalışması için maaşını neredeyse 3'e katlayan patronundan kendisinden vazgeçmesi için daha da yüksek fiyat istediğini dile getiren Ayaydın, patronunun bu teklifini kabul etmesine rağmen şirketten ayrılmış. Patronu da ona küsmüş.

Çocukluğundan bu yana "Bir gün iş kurarsam adını İpekyol kuracağım" diyen Ayaydın, memleketinden geçen en büyük ticaret yolunu marka haline getirme adımını ilk olarak böyle atmış. İpekyol'u kurar kurmaz kendisine önce saks mavisi renkte bir top kumaş alan Yalçın Bey mağazaları dolaşarak da ilk üreteceği modeli seçmiş. Seçtiği modelin kalıbını çıkartan Ayaydın, şirkete üç çalışan almış "O zaman dördüncü adam da bendim. Ofis boy olarak çalışıyordum" diyen Ayaydın 1989 yılında Rumeli Caddesi'nde açtığı mağazayla farklı bir noktaya geldi. İpekyol'u büyüttükten sonra Twist ve Machka markalarını da yaratan Ayaydın Grup şu an mağaza sayısı açısından 100'ü devirdi, cirosu ise 100 milyon dolara ulaştı.

Son 10 yıldır hiç kavga etmeyen patron

Sakin kişiliğiyle tanınan Yalçın Ayaydın, son 10 yıldır hiç kavga etmemiş. "Daha önce de ettiysem ufak tefek şeyler içindir diyen" Ayaydın kavgayla hiçbir şeyin alınamayacağını, sorunların yüksek sesle değil sakin kalarak ve konuşarak çözüleceğini dile getiriyor. Kazanmak isteyenin çaba harcaması gerektiğini dile getiren Ayaydın, "Bunun içni çaba sarf edeceksiniz. Karşınızdaki sizin damarınıza bastıkça sakin kalacaksınız. Bunu yaparsanız siz kazanacaksınız" diyor.

Sanayicinin derdine devlet sahip çıkmıyor

Yalçın Ayaydın Türkiye'nin yüz karası olarak nitelendirdiği indirim yasası konusunda şunları söyledi: "Biz yasayı Başbakan'a göndermiştik. O da konuyu takip etmesi için Sanayi Bakanı'yla görüştü. Ama Bakan bu konunun takipçisi olmadı. Kendilerini ilgilendiren bir kanun varsa, 24 saat çalışırlar mecliste. Sabaha kadar meclîs'te yatıp o kanunu çıkarırlar. Ama sanayicinin derdi oldu mu devlet sahip çıkmıyor. Bu yasanın 10 yıllık geçmişi var ve 10 yıldır yasa hâlâ çıkamadı."

Bugüne kadar hiç çekim dönmedi

Emekli planı olmadığını dile getiren Yalçın Ayaydın, buna rağmen değerini verene şirketinin tamamını satabileceğini söylüyor. Ama bu durumda da boş kalamayacağını ifade eden Ayaydın, "Hemen yarın aynı sektörde yeni bir şirket kurarım. 10 yılda da aynı seviyeye getirebilirim" diyor. İşe sıfır sermayeyle başlayan Yalçın Ayaydın, "Buna rağmen benim hiç çekim ve senetim dönmedi. Allah hep bana yardım etti" diyor.

İş kuracağım diyen çalışana yol açarım

Siz iş kurmak isteyince ıtronunuz önünüzü kapamış z şimdi iyi bir elemanınız ; kuracağım' dese izin veririr misiniz?
Evet veririm. Zaten izin rdiğim de oldu. Çalışanıma elerken "Madem iş kuracaksın - durma. Ama eğer ışaramazsan bu kapılar sana ip açıktır" dedim. Gitti denedi, na aradığını bulamadı. Yine :de başladı. Şimdi de hamile Idığı için ayrıldı.

Şirketin yüzde 50'sini satana kadar perakendeyi bilmiyordu