Kent Haberleri

Yapıların deprem güvenliğini artıran kompozit malzeme geliştirildi!

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) akademisyenlerinin geliştirdiği ve içerisinde çevre dostu bileşenlerin yer aldığı kompozit malzemeyle yapıların deprem güvenliğinin artırılması planlanıyor.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) akademisyenleri, yapıların deprem güvenliğini artıran ve içerisinde çevre dostu bileşenlerin bulunduğu kompozit malzeme geliştirildi.

Anadolu Ajansı'nda yer alan habere göre, İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan Çelebi, Almanya Karlsruhe Teknoloji Enstitüsünde karbonfiber ve cam elyaflarının bulunduğu güçlendirme işlemlerinde kullanılmak üzere üretilen deprem kumaşının Türkiye'de uygulanabilirliği üzerine çalışmalar başlattı.

Kumaşın uygulanacağı duvar tipleri ve kaplanacağı sıvanın özellikleri üzerine Düzce Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünün dışında yerli bir sıva üreticisiyle çalışmalarını genişleten Çelebi, kompozit bir malzeme oluşturdu.

- "Deprem bölgelerini laboratuvar gibi inceledik"

Çelebi, Anadolu Ajansı muhabirine, Türkiye'de son 20 senede Marmara, Van, Elazığ gibi büyük depremlerin meydana geldiğini, depremler sonrasında Sakarya Üniversitesi olarak bu bölgeleri bir laboratuvar gibi incelediklerini belirtti.

İncelemeler neticesinde yapılardaki hasarın, daha çok 1975-2000 yıllarında mühendislik hizmeti alınmaması ve uygulamada kötü işçilik sebebiyle oluştuğunu gözlemlediklerini aktaran Çelebi, yapı inşasında kullanılan malzemelerin tercihinde de yanlışlık yapıldığını söyledi.

İç ve Doğu Anadolu'da yığma yapı stokunun yüzde 70 düzeyinde olduğunu söyleyen Çelebi, bu yapıların tekrar gözden geçirilmesi ve iyileştirilmesi gerektiğini söyledi.

Çelebi, yapılardaki hasarın iyileştirilmesi ve deprem güvenliğinin artırılması için yol haritası araştırmaya başladıklarını söyledi.

Almanya'da Karlsruhe Teknoloji Enstitüsünde yaklaşık 10 senelik çalışma sonucu deprem kumaşı geliştirildiğini dile getiren Çelebi, bu kumaşın karbonfiber ve cam elyafının ortak çalışımına dayalı güçlendirme mekanizmasını içerdiğini söyledi.

Güçlendirme faaliyetleri Almanya'da üretilen deprem kumaşıyla sentezleyerek bir proje hazırladıklarını dile getiren Çelebi, "İşçilik açısından çok kolay uygulanabilir bir kumaş. Yığma yapıların hasar görmüş duvarlarına ayrı bir süneklik ve dayanım katarak deprem performansını arttırdığını gördük. Bunun yanında deprem kumaşını nasıl bir sıva kullanıldığında hem deprem etkisini artırabiliriz hem de aynı zamanda ısı, nem, ses ve yangın yalıtımını bir arada sağlayabiliriz diye çalışma yürüttük. Düzce Üniversitesi ile ciddi bir çalışma yaptık." dedi.

Kumaşla kullanılacak sıva için yerli imkanları harekete geçirdiklerini dile getiren Çelebi, camların geri dönüşümünden elde edilen genleştirilmiş cam kürecikler ve özel bir reçine vasıtasıyla sıva geliştirildiğini söyledi.

Sıvanın deneysel çalışmalarının uzun süredir yürütüldüğünü ve sıvanın yüzeye kuvvetli bir şekilde yapıştığını dile getiren Çelebi, şu şekilde devam etti:

"Bu sıvanın en önemli özelliği suya karşı ciddi bir yalıtım özelliği göstermesi, aynı zamanda yanmaz bir malzeme olması ve ısı yalıtımına katkı sağlaması. Yerli üreticimizin elde ettiği bu sıvayı deprem performansıyla birlikte değerlendirebilmek için proje geliştirdik. Deprem kumaşıyla sıvanın ortak çalıştığını düşündüğümüzde bu sefer yapıların yangın ve deprem güvenliğiyle birlikte su, ısı, nem, ses yalıtımı da sağlanmış olacak. Bir paketle 5 güvenliği bir arada sağlayacak projeyi çalışıyoruz. Bu malzeme üzerinde 5 yıldan beri bizler çalışıyoruz. Ön çalışmalarını yaptık, oldukça başarılı sonuçlar elde ettik. Bu konuda Avrupa Birliği projesi de hazırladık. Bunun da değerlendirme aşamasındayız."

- "Uzun sürede elde edeceğimiz ekonomik fayda daha büyük"

Bu uygulamayla yapıların uzun vadede deprem performanslarını ve enerji verimliliğini artırabileceğine değinen Çelebi, "Böyle bir karma malzemeden uzun sürede elde edeceğimiz ekonomik fayda daha büyük olacaktır. Belki kısa vadede yapılan birim alandaki maliyeti yüksek görülebilir. Yığma yapıların sadece zayıf duvarlarında güçlendirme esas alınırsa bu da maliyeti bir nevi azaltacaktır." dedi.

Çelebi, kumaş ve sıvadan oluşan kompozit malzemeyi gazbeton, delikli ve bims denilen tuğlaların bulunduğu üç farklı duvarda test ettiklerini, hepsinde olumlu sonuçların görüldüğünü ve bu duvarların deprem performanslarını özel sıvayla birlikte artırdığını gözlemlediklerini söyledi.

Kumaş ve sıvanın uygulamasına değinen Çelebi, şu şekilde devam etti:

"Kolay uygulanabilirliği var. Bir duvar kağıdı gibi uygulanabilir. Ev sahiplerinin konforlarını bozmadan uygulanabilir. Bunun yanında uzun vadede sağlayacağı faydaya baktığımız zaman yapının enerji verimliliğini artıracak bir sıva üzerinde çalışıyoruz. Bu enerji verimliliğini artıracak sıva, cam kürecik esaslı maddeden meydana gelmiştir. Almanya'da geliştirilen kumaşla bizim geliştirdiğimiz sıvanın birlikte değerlendirilmesini düşünüyoruz. Böylece yapının hem enerji verimliliğini artırmış olacağız hem de deprem güvenliğini sağlamış olacağız. Enerji verimliliği içerisinde yangın, ses, nem ve ısı yalıtımıyla birlikte değerlendiriyoruz. Amacımız böyle bir kompozit malzemeyi elde etmek ve bunların birlikte kenetlenerek çalışması için ciddi faaliyetler yürüttük. Önemli aşamalar kaydettik. Amacımız bunu ülkemizde yaygın hale getirmek. Özellikle yerli üretim olan cam esaslı sıvanın yapıların ısı kimliğini de artırabilecek bir fonksiyonu olması bizim açımızdan çok önemli."

Çelebi, geliştirilen kumaş ve sıvanın özellikle anıtsal ve tarihsel değeri olan binalarda kullanılabileceğini de sözlerine ekledi.

 

İmar planlarına 'deprem' düzenlemesi!