Kira

Yargıtay'dan mülk sahibi ve kiracı kavgaları için emsal karar!

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, milyonlarca kiracıyı yakından ilgilendiren bir karar aldı. Emsal niteliğindeki kararda, kira sözleşmesinin kiralayanın ölümü ile sona ermeyeceğine hükmedildi. 

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, mülk sahibi ve kiracılar arasındaki uzun senelerdir devam eden tartışmalara ilişkin emsal niteliğinde bir karara imza attı.

Bir kiracı ile gayrimenkul sahibi arasında yıllar süren tartışma yargıya götürülmüştü. Asliye Hukuk Mahkemesi, el atmanın önlenmesi davasının açılmamış sayılmasına, davacıların açtığı ecri misil davasının reddine karar verdi. Karar temyiz edilince Yargıtay 8. Hukuk Dairesi devre girdi ve mahkeme kararını bozdu. Kararda; kira süresinin 2 sene olduğa, davacıların el atmanın engellenmesine ilişkin taleplerinden vazgeçtiklerini beyan ettiğine vurgu yapıldı. 

Davalı kararın düzeltilmesi istemiyle Yargıtay'a gitti. Yargıtay'dan konuya ilişkin emsal bir karar çıktı. Kararda "Çekişme konusu 16 parsel sayılı taşınmazın davacıların murisi adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Kayıt maliki tarafından 01/05/2005 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli yazılı kira sözleşmesi ile davalı şirkete kiraya verildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Geçerli olan bir kira sözleşmesi ya tarafların birbirine uygun fesih bildirimi ile ya mahkeme kararı ile ya da kiralananın yok olması ile sona erer. Kayıt malikinin 2007 tarihinde vefat etmesi ile tüm mirasçıları kiraya veren sıfatını kendiliğinden kazanırlar. Mirasçılardan biri tarafından murisin ölümünden sonra yapılan kira sözleşmesi, kayıt maliki ile yapılan 01/05/2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesini sona erdirmez."

Emsal niteliğindeki kararda kira sözleşmesi kiralayanın ölümü ile sona ermeyeceğine dikkat çekildi. Yargıtay kararı şu şekilde:

8. Hukuk Dairesi 2018/6258 E.  ,  2018/13905 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi-Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, dava konusu 735 ada 16 parsel sayılı taşınmazın davacıların murisi olan ... adına kayıtlı olduğunu, murisin 2007 yılında vefatı ile geriye mirasçılar olarak davacılar ve davacıların anneleri ...’nin kaldığını, dava dışı ...’nin davalı ile 01.05.2008 tarihinde kira sözleşmesi yaptığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek davalının taşınmaza el atmasının önlenmesine, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Kargo A.Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacılar vekilinin 10.04.2014 tarihli duruşmada el atmanın önlenmesi yönünden açtıkları davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiği gerekçesiyle el atmanın önlenmesi yönünden açılan davanın açılmamış sayılmasına, ecrimisil yönünden ise; muris ... tarafından imzalanan 01.05.2005 tarihli kira sözleşmesinin bitiminde mirasçıları tarafından feshedilmediği gibi, dava dışı mirasçı ... tarafından imzalanan kira sözleşmesinin dava tarihi itibarı ile halen geçerli ve yürürlükte olduğu, tüm mirasçılar iştirak etmeden, mirasçılardan birinin dahi mirasbırakandan intikal eden taşınmazı kiraya verebileceği, diğer mirasçıların ancak sözleşmenin iptalini isteyebileceği gerekçesiyle ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş olup hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

Ecrimisil, kötü niyetli zilyedin, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine ödemek zorunda olduğu haksız işgal tazminatıdır (TMK m. 995). Diğer taraftan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 701 ila 703. maddeleri gereğince elbirliği mülkiyetine tabi bir taşınmaza ilişkin geçerli bir kira aktinin veya korunması gerekli bir hukuki ilişkinin varlığının kabul edilebilmesi için tüm iştirakçilerin sözleşmede yer alması gerekir.

Somut olayda, dava konusu 735 ada 16 parsel sayılı taşınmazın davacıların murisi ... adına kayıtlı olduğu, murisin vefat tarihinin 09.08.2007 olduğu, dava dışı Müfide hariç tüm mirasçıların davada davacı olarak yer aldığı, dosya içerisinde yer alan 01.05.2005 tarihli kira sözleşmesinin incelenmesinde; muris ... ve davalı arasında yapıldığı, kira süresinin 3 yıl olduğu, 01.05.2008 tarihli kira sözleşmesinin incelenmesinde; dava dışı ... ve davalı arasında yapıldığı, kira süresinin 2 yıl olduğu, 10.04.2014 tarihli duruşmada davacılar vekilinin el atmanın önlenmesine yönelik taleplerinden vazgeçtiklerini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Davalının elbirliği maliklerden yalnızca biri ile kira sözleşmesi yapmakla kötüniyetli olduğunun ve her bir ortağın veraset ilamındaki payı oranında ecrimisil talep edebileceğinin kabulü gerekir. Her ne kadar dava dışı ...’nin yaptığı kira sözleşmesi geçersiz ise de bu husus dava konusu yapılmaktan vazgeçilmiştir.

Hal böyle olunca, ecrimisil istemi yönünden yukarıda yazılı ilkelere göre inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi doğru değildir.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 11.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay'dan konut dolandırıcılığı için emsal karar!

Kiracılar dikkat! İcralık olabilirsiniz!

Pınar Demircan/Emlakkulisi.com