Kent Haberleri

Yassıada'da ek inşaat alanları oluşturuldu!

Yassıada’da talanın boyutları ortaya çıktı. 1. derece doğal ve tarihi sit, III . derece arkeolojik sit alanı olan Yassıada’da otel ve kongre merkezi inşaatı tüm hızıyla sürüyor.

Yassıada’da talanın boyutları ortaya çıktı. 1. derece doğal ve tarihi sit, III . derece arkeolojik sit alanı olan Yassıada’da otel ve kongre merkezi inşaatı tüm hızıyla sürüyor. Uçaktan çekilen fotoğrafta adadaki hemen hemen tüm ağaçların kesildiği, dolgu yapılarak ek inşaat alanları oluşturulduğu ve bazı tepelerin tıraşlandığı görülüyor.


Yassıada’da talanın boyutları ortaya çıktı. 1. derece doğal ve tarihi Sit, III. derece arkeolojik Sit alanı olan Yassıada’da otel ve kongre merkezi inşaatı tüm hızıyla sürüyor. Uçaktan çekilen fotoğrafta adadaki hemen hemen tüm ağaçların kesildiği, dolgu yapılarak ek inşaat alanları oluşturulduğu ve bazı tepelerin tıraşlandığı görülüyor.


İdam edilen eski Başbakan Adnan Menderes’in yargılandığı Yassıada’nın “Demokrasi ve Özgürlük Adası”na dönüştürüleceğini söyleyen Başbakan Ahmet Davutoğlu, temel atma töreninde “İzler silmeyeceğiz, aksine yaşatacağız. Tarihi doku itibarıyla Bizans’tan kalan tarihi kalıntılar da muhafaza edilecek ve tarihi dokuya zarar verilmeyecek” sözüne karşın adada adeta taş taş üstünde bırakılmadı. Büyük bir şantiyeyi andıran Yassıada’daki tahribatı Cumhuriyet Gazetesi daha önce gündeme getirmişti.



Cumhuriyet



Haber Posta Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı...


Marmara Denizi'nde istanbul'a 13 kilometre uzaklıktaki Yassıada, 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası Başbakan Menderes ve arkadaşlarının yargılandığı, idamlarından önce hapis yattıkları yer olarak tarihe geçmişti. İmara açılan Yassıada'da Mayıs 2015'ten beri inşaat var. 5 yıldızlı otel, lokantalar, cami, kütüphane, müze, konferans ve sergi salonları yapılıyor. Bu inşaat için adadaki tüm ağaçların kesildiği ortaya çıktı! Adanın son halini Levon Bağış uçaktan çekti. 



Posta




Haber Zaman Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı...



Yassıada'da yeşil talanının boyutları ortaya çıktı.


Levon Bağış'ın uçaktan çekilmiş fotoğrafını paylaştığı Yassıada'da, bir tane ağaç kalmamış. Adaya dolgu yapılarak ek inşaat alanları oluşturulmuş ve bazı tepeler traşlanmış.


Başbakan Ahmet Davutoğlu, idam edilen eski Başbakan Adnan Menderes'in tutuklu kaldığı ve yargılandığı Yassıada'nın “Demokrasi ve Özgürlük Adası”na dönüştürüleceğini söylemişti. Temel atma töreninde  ise “İzler silmeyeceğiz, aksine yaşatacağız. Tarihi doku itibarıyla Bizans'tan kalan tarihi kalıntılar da muhafaza edilecek ve tarihi dokuya zarar verilmeyecek” demişti.


578 ODALI OTEL


Başbakan Adnan Menderes'in son yolculuğuna yürüdüğü Yassıada'da 378 yatak kapasiteli 5 yıldızlı otel inşa edilecek. Otelde birinci ve ikinci sınıf olmak üzere 950 kişilik lokanta, 190 kişilik pasta salonu, 100 kişilik gece kulübü, 2 adet masaj salonu yer alacak. 500 kişilik konferans salonu, 2 adet kapalı yüzme havuzu, spor salonlarının yanı sıra adaya 20 araçlık kapalı otopark yapılıyor.



Zaman



Haber Ortadoğu Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı...



Yassıada'da talanın boyutları ortaya çıktı. Marmara Denizi'nde İstanbul'a 13 kilometre uzaklıktaki Yassıada, 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası Başbakan Menderes ve arkadaşlarının yargılandığı, idamlarından önce hapis yattıkları yer olarak tarihe geçmişti. İmara açılan Yassıada'da Mayıs 2015'ten beri inşaat var. 5 yıldızlı otel, lokantalar, cami, kütüphane, müze, konferans ve sergi salonları yapılıyor.

 

Bu inşaat için adadaki tüm ağaçların kesildiği ortaya çıktı. Adanın son halini Levon Bağış uçaktan çekti.


İdam edilen eski Başbakan Adnan Menderes'in yargılandığı 1. derece doğal ve tarihi SİT, 3. derece arkeolojik SİT alanı olan Yassıada'nın "Demokrasi ve Özgürlük Adası"na dönüştürüleceğini söyleyen Başbakan Ahmet Davutoğlu, temel atma töreninde "İzler silmeyeceğiz, aksine yaşatacağız.

 

Tarihi doku itibarıyla Bizans'tan kalan tarihi kalıntılar da muhafaza edilecek ve tarihi dokuya zarar verilmeyecek" sözüne karşın adada adeta taş taş üstünde bırakılmadı. 



Ortadoğu


Sözcü Gazetesi'nin yazarlarından Rahşan Gülşan haberi şu şekilde ele aldı;


Küçücük, minicik bir yeşillik gördüklerinde hemen başlıyorlar kıvranmaya.

Önce belediyenin kapısında kıvranıyorlar bir süre. Ha, tabii ellerini de ovuşturuyorlar bir yandan.

Reddedilirlerse hemen ver elini Ankara.

Gerekirse yasa değişikliğine kadar gidiyor işin ucu.

Bir bakıyoruz hop, yeşillik olmuş hemen beton.

‘EN’ son kurban, Yassıada.

Ülkenin demokrasi ayıbında yeri olan ve üzerine bırakın turistik tesis yapılmasını, çivi bile çakılabileceğine ihtimal vermezdik.

Ama çıktılar ortaya, yok turistik tesis, yok müze, yok kongre bilmem nesi, hoop taşa döndü güzelim ada.

Levon Bağış’ın çektiği fotoğraflar ülkenin halinin minik ve acıklı bir göstergesi.

Yok, yeşile, doğal güzelliğe tahammülleri yok.

Yeşil alanı alıp güya turizme açıyorlar ama kel bırakıp insanların gelmesini bekliyorlar.

Vizyonları da yok hiç.

Yassıada, olduğu gibi muhafaza edilip nesiller boyu ayıbımızı unutmamamızı sağlayacak bir abide olmalıydı.

Ama beton aşkı dur durak dinlemiyor. Akdeniz’de yeşiliyle dikkat çeken minik ada artık bir beton yuvası.

Çok üzgünüm çok…


Sözcü/ Rahşan GÜLŞAN


Haber Yurt Gazetesi'nde şu şekilde yer aldı;


BAŞBAKANLIĞI döneminde Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'demokrasi adası' yapmak istediklerini açıkladığı Yassıada'da ağaç katliamı yaşandığı ortaya çıktı. 'Demokrasi adası' yapılacağı iddiasıyla önce imara açılan daha sonra da Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 'turizm yatırım belgesi' verilen Yassıada'da tam bir ağaç katliamının yaşandığı ortaya çıktı. Mayıs ayında Adalar Savunması'nın tüm itirazlarına rağmen imara açılarak inşaata başlanan Yassıada'ya komşusu Sivriada'yla birlikte, beş yıldızlı otel, 2 bin 500 kişilik lokanta, 190 kişilik pasta salonu, masaj salonları, gece kulüpleri ve 200 araçlık otopark yapılacağı gündeme gelmişti. Yassıada için yapılan projenin hayata geçirilmesiyle geçtiğimiz temmuz ayında Adnan Menderes ve arkadaşlarının tutuklu kaldıkları bina yıkılırken, dördüncü yüzyıldan kalma kilise, zindan ve prens mezarları dozerlerle tahrip edilmişti. 


Yurt


Meydan Gazetesi'nin yazarlarından Abdullah Kılıç konuyu şu şekilde ele aldı;


Adnan Menderes ve Demokrat Partililerin yargılandığı Yassıada’da hummalı bir çalışma var.


Güya Demokrasi Müzesi yapılıyor!


“Çalışma” dediysem de inanmayın, resmen talan edilmiş…


Hem öyle bir talan ki adanın yüzeyinde tek bir ağaç bırakılmamış!


Yassıada’nın ‘eski halinden eser yok şimdi…’


Müze kısmını ise ne siz sorun ne ben söyleyeyim!


Rahmetli Menderes ve arkadaşlarının aziz hatıraları yok edilmiş…


Ne Menderes’in yattığı oda, ne dayak yediği bölüm ne de volta attığı yerler duruyor; her şey dümdüz edilmiş yani!


Sanırım Menderes ve arkadaşlarının yargılandığı, daha doğrusu infaz edildiği salon hâlâ yerindeymiş.


Sıra ona henüz gelmedi anlaşılan.


AKP, “27 Mayıs’ın darbeci zihniyetini tarihten sileceğiz” derken tüm anılarıyla birlikte Yassıada’yı haritadan silmeyi kastetmiş demek ki!


Yassıada’nın eski ve yeni fotoğraflarına bakın, adanın topoğrafyası, yani şekli değiştirilmiş!


800 bin ton hafriyat çıkmış!


Bu ne demek?


Üstten tıraşlanmış, çıkan toprak ve kaya parçaları adanın yanlarına eklenmiş…


Turizmden anladıkları bu olsa gerek!


Her yer düz olmalı, hem de dümdüz…


Beş yıldızlı oteller, gece kulüpleri, barlar, masaj salonları bulunmalı!


Demokrasiden ne anladıklarını da yaşayarak gördük zaten.


Doğa ve tarih gibi hukuk, adalet, insan hakları ve özgürlükleri de yok ettiler. 


“Demokrasiye acırlar, belki müzeye kaldırırlar” diye ümit ederken orayı da çok görmüşler belli ki!


Tamam tamam anladık…


Yeşilin de tarihin de hatıranın da bir kıymeti yokmuş rantın yanında!


Ya Menderes?


Seçim meydanlarında seçmenin gönlünü çelecek şifrenin adı olmalı…


Hepsi bu kadar!


Ama yine de endişeye mahal yok!


Yassıada dümdüz edilmiş, Menderes ve arkadaşlarının acı hatıraları yok edilmiş olabilir…


İstanbul’da bir yer bulunur, oraya ‘Yassıtürk’ adında bir bina yapılır ve içine de balmumu heykeller konur, fotoğraflar asılır, birkaç güzel söz yazılır mesele çözülür!


Hem ‘Yassıtürk’e girişlere bir turnike konulursa, iyi de para basar!


Tabelalar da benden:


“Burası Menderes’in yargılandığı yer, burası volta attığı yer, burası yattığı yer, burası dövüldüğü yer” der, gezeriz!


Pardon, unutur gideriz…


Tüh dilimi eşek arısı soksaydı da yazmasaydım bu ‘Yassıtürk’ kısmını!


Şimdi akıllarına gelir yaparlar mı yaparlar…


TARİHİ YOK ETMEK GENLERİMİZDE VAR!


Yassıada’nın son halini görünce 1913 yılında Balkan Savaşları’na ait bir resim bir fotoğraf geldi gözlerimin önüne.


Bulgarlar Edirne’yi kuşatmış, Tunca Nehri kenarında aç susuz şehri savunmak için göğsünü siper eden Türk askerinin mermi ve barutundan sonra yiyeceği de bitmişti.


Yardım gelemediği için askerler bitap düşmüş, kimisi düşman saldırısında, kimisi açlıktan, kimisi de hastalıktan şehit olmuştu.


Aylarca süren Edirne savunmasında Türk askeri, yaşamak için son çare ağaç kabuklarını ve süpürge otlarını yemişti.


Savaşın acımasızlığını en iyi anlatan resimdi gövdesi soyulmuş ağaçlar!


20-30 yıl sonra bu ağaçlara ne oldu biliyor musunuz?


Odun!


Evet, kesilip odun yapılıp sobalarda yakıldılar…


Bir güzel ısındık yani!


Savaş alanına daha sonra bir stadyum yapıldı.


Kırkpınar Yağlı Güreşleri her yıl orada düzenleniyor.


Haa bir de “Ayıp olmasın” diye de ağaç kabuğu yiyerek savaşan askerlerin anısına hem de o kesilen ağaçların yerine 1990’larda bir anıt dikildi.


Anıtın kitabesinde de Türk askerinin kahramanlıkları yazıyor…


Devletimiz de hamasetle harbin yıldönümlerinde bu anıtın önünde toplanıp ağaç kabuğunu kemirerek düşmanla mücadele eden askerlerimizin kahramanlıklarını anlatıyor.


Tarihe, doğaya, hatıraya saygısızlık genlerimizde var sanırım…


Meydan/ Abdullah Kılıç